Bölge adliye mahkemelerinin telekonferans arabuluculuk sonrası dava açma süresi başlangıcında tutanak veya imza tarihinden hangisinin esas alınacağına ilişkin kesin nitelikteki kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi talebi.
Özet: Bu yargısal metin, telekonferans yoluyla gerçekleştirilen arabuluculuk görüşmeleri sonrasında dava açma süresinin başlangıcının, arabuluculuk tutanağının düzenlendiği tarih mi yoksa imzalandığı tarih mi olacağı konusunda bölge adliye mahkemeleri arasında oluşan farklı içtihatların giderilmesi talebini ele almaktadır; fakat, 5235 sayılı Kanunun ilgili maddesi uyarınca uyuşmazlığın giderilebilmesi için kararların kesin nitelikte olması gerektiği, mevcut başvuruya konu kararlardan birinin ise yeniden yargılama için ilk derece mahkemesine geri gönderme kararı olup kesin nitelikte olmaması nedeniyle uyuşmazlığın giderilmesi imkanının bulunmadığı belirtilmektedir.

(BÖLGE ADLİYE MAHKEMELERİ KARARLARI ARASINDAKİ
UYUŞMAZLIĞIN GİDERİLMESİ İSTEMİNE DAİR)I. BAŞVURU Başvurucu vekili dilekçesinde; telekonferans yolu ile yapılan arabuluculuk görüşmelerinin mevcudiyeti hâlinde dava açma süresinin başlangıcı belirlenirken arabuluculuk tutanak tarihinin mi imza tarihinin mi esas alınacağı hususunda Bölge Adliye Mahkemelerince farklı kararlar verildiğini belirterek uyuşmazlığın giderilmesini talep etmiştir. II. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ HUKUK DAİRELERİ BAŞKANLAR KURULU KARARI Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulunun 10.07.2025 tarihli ve 2025/7 Esas, 2025/7 Karar sayılı kararı ile; belirtilen ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesince verilen kararın nihai ve kesin nitelikte bir karar olduğundan söz edilemeyeceğinden Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairelerinin kararları arasında uyuşmazlığın giderilemeyeceği yönünde görüş iletilmiştir. III. UYUŞMAZLIĞIN GİDERİLMESİ İSTEMİNE KONU KARARLARA. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 16.04.2025 Tarihli ve 2025/381 Esas, 2025/767 Karar Sayılı Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; telekonferans yöntemi ile yapılan arabuluculuk görüşmesi ile fesih bildirimine itiraz davası açma süresinin başlangıcı birlikte değerlendirildiğinde, imzaların sonradan tamamlanmış olmasının önemli olmadığı belirtilmiş, bu yöndeki gerekçe ile görüşmenin tamamlanması ile dava açma süresinin başladığı kabul edilen İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verilmiştir. B. ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 10.09.2019 Tarihli ve 2019/2485 Esas, 2019/1674 Karar Sayılı Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; açılan davanın süresinde açıldığının kabulü gerektiği, bu nedenle davanın reddine dair kararın hatalı olduğu, verilen kararın niteliğine göre mahkemece hiç delil toplanmadığı ve delillerin değerlendirilmediği yönündeki gerekçe ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-a (6) hükmü uyarınca davanın yeniden görülmesi için İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak dosyanın Mahkemesine gönderilmesine kesin olarak karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Başvuru konusu Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairelerinin kararları arasındaki uyuşmazlığın 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun (5235 sayılı Kanun) 35. maddesine göre giderilip giderilemeyeceği hususu uyuşmazlık konusudur. 5235 sayılı Kanun'un 35/1-(3) hükmünde yer alan düzenlemeye göre; “Re'sen veya bölge adliye mahkemesinin ilgili hukuk veya ceza dairesinin ya da Cumhuriyet başsavcısının, Hukuk Muhakemeleri Kanunu veya Ceza Muhakemesi Kanununa göre istinaf yoluna başvurma hakkı bulunanların, benzer olaylarda bölge adliye mahkemesi hukuk veya ceza dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında ya da bu mahkeme ile başka bir bölge adliye mahkemesi hukuk veya ceza dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasında uyuşmazlık bulunması hâlinde bu uyuşmazlığın giderilmesini gerekçeli olarak istemeleri üzerine, kendi görüşlerini de ekleyerek Yargıtaydan bu konuda bir karar verilmesini istemek” bölge adliye mahkemesi ceza daireleri başkanlar kurulu ve hukuk daireleri başkanlar kurulunun görevleri arasında sayılmıştır.5235 sayılı Kanun’un 35/2 hükmü ise şöyledir:“(3) numaralı bende göre yapılacak istemler, ceza davalarında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına, hukuk davalarında ise ilgili hukuk dairesine iletilir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı uyuşmazlık bulunduğuna kanaat getirmesi durumunda ilgili ceza dairesinden bir karar verilmesini talep eder. Uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin olarak dairece bu fıkra uyarınca verilen kararlar kesindir.”5235 sayılı Kanun ile bu Kanun'da sayılan kişi ve kurumlara tanınan uyuşmazlığın giderilmesini talep etme hakkı, mutlak biçimde her uyuşmazlığın esasına yönelik çözüm geliştirilmesine imkân vermez. Uyuşmazlığın giderilmesi talebi bir kanun yolu olmayıp böyle bir talebin varlığı hâlinde Yargıtayca temyiz incelemesine benzer bir inceleme yapılması da mümkün değildir.Bölge adliye mahkemesinin benzer olaylarda kesin nitelikteki kararları arasında uyuşmazlık bulunması durumunda, 5235 sayılı Kanun’un 35. maddesinde belirtilenler tarafından yapılacak gerekçeli başvuru sonrasında, mevcut başvuru Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulunca değerlendirilerek Yargıtaydan bu konuda bir karar verilmesi istenilecektir.Bu açıklamalar ışığında belirtmek gerekir ki uyuşmazlığın giderilmesi talebine konu davaların, 6100 sayılı Kanun'un 353/1-(a) hükmündeki hâller hariç olmak üzere, esasa veya usule ilişkin nihai ve kesin nitelikteki bir kararla sonuçlanmış olması gerekmektedir.Başvurucunun talebine konu kararlar incelendiğinde, ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesince; toplanması gereken deliller toplanmadan ve hiç değerlendirilmeden eksik inceleme ile karar verilmesi nedeniyle İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, sözü edilen kararın nihai ve kesin nitelikte olmadığı anlaşılmaktadır. Hâl böyle olunca başvurucunun dilekçesinde belirtmiş olduğu Bölge Adliye Mahkemesi Daireleri kararları arasında 5235 sayılı Kanun’un 35. maddesi kapsamında uyuşmazlığın giderilebilmesi imkânı bulunmamaktadır.Kaldı ki ... Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulunun 23.12.2024 tarihli ve 2024/20 Esas, 2024/20 Karar sayılı kararı ile yapılan uyuşmazlığın giderilmesi istemine dair başvuru üzerine, Dairemizin 16.06.2025 tarihli ve 2025/1242 Esas, 2025/5080 Karar sayılı kararı ile; telekonferans yöntemiyle gerçekleştirilen arabuluculuk sürecinde son tutanak tarihinin, imzaların tamamlandığı tarih olduğu yönünde uyuşmazlığın giderilmesine karar verilmiştir.Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular karşısında uyuşmazlığın giderilmesine yer olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.V. KARAR 1. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulunun 10.07.2025 tarihli ve 2025/7 Karar sayılı kararına istinaden iletilen mevcut talep yönünden uyuşmazlığın giderilmesine yer olmadığına,2. Dosyanın Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri Başkanlar Kuruluna gönderilmesine,26.11.2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.