Belediye ile alt işveren ilişkisinde işe iade sonrası kıdem, ihbar ve yıllık izin alacağı talepleri ile hakimin davayı aydınlatma ödevi hakkında iş hukuku davası.
Özet: Yargıtay, asıl işveren belediyenin, alt işverenler aracılığıyla çalışan ve işe iade davası kazanmasına rağmen işe başlatılmayan işçinin kıdem, ihbar ve yıllık ücretli izin alacakları davasında, belediyenin husumet ve zamanaşımı dahil genel temyiz itirazlarını reddederken; yıllık ücretli izin alacağı yönünden, ilk derece mahkemesinin, bilirkişi raporu doğrultusunda davacının hiç izin kullanmadığı kabulüyle karar vermesini hatalı bulmuş ve hakimin, davayı aydınlatma ödevi kapsamında, çalışma ve dinlenme sürelerini netleştirmek amacıyla davacıyı bizzat dinlemesi gerektiğine dikkat çekmiştir.
9. Hukuk Dairesi         2025/8221 E.  ,  2025/9163 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/177 E., 2025/1306 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 26. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/157 E., 2022/212 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... (Belediye) vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili davacının asıl işveren olan ... Belediye Başkanlığında sürekli değişen alt işverenlerin sigortalısı olarak belediye binası ve muhtelif birimlerinde güvenlik müdürü sıfatıyla 17.06.2006-13.01.2017 tarihleri arasında çalıştığını, alt işveren iş ortaklığı tarafından yazılı fesih bildirimi yapılmaksızın 13.01.2017 tarihinde iş sözleşmesinin feshedildiğini, işe iade davası açtıklarını, yapılan yargılama sonunda davacının işe iadesine karar verildiğini, kesinleşen işe iade kararı sonrasında yasal süre içerisinde işe iade talebi ile işverene başvuru yaptıkları hâlde işe başlatılmadığını, davacının son net ücretinin 2.700,00 TL olduğunu iddia ederek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık ücretli izin alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının hizmet alımı ihalesi sonucunda davalı İdarenin Destek Hizmetleri Müdürlüğünde hizmet alım işi kapsamında diğer davalılar tarafından istihdam edildiğini, bu nedenle davanın husumetten reddine karar verilmesi gerektiğini, alacakların zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Diğer davalılar tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kesinleşen işe iade davasında iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğinin belirlendiği, davacının yasal süresi içerisinde işe başlatılma talebinde bulunduğu, ancak davacının işe başlatılmadığı gerekçesiyle talep edilen alacaklara hak kazanıldığı kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu değerlendirilmekle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-b(1) hükmü uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davacının davalı İdarenin çalışanı olmadığını, davanın husumetten reddedilmesi gerektiğini,
2. Talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını,
3. Hizmet alım ihalesi kapsamında çalışan davacının talep edilen alacaklara hak kazanamayacağını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, talep edilen alacakların ispatı ve hesaplanması ile dava konusu alacaklardan davalının sorumluluğuna ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı ... vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 59. maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir sebeple sona ermesi hâlinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır.
Yıllık ücretli izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü, işverene aittir. İşveren yıllık ücretli izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile ispatlamalıdır. Bu konuda ispat yükü üzerinde olan işveren, işçiye yemin teklif edebilir.
6100 sayılı Kanun'un 31. maddesinde, hâkimin davayı aydınlatma ödevi düzenlenmiş olup madde uyarınca, hâkim uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabileceği, soru sorabileceği ve delil gösterilmesini isteyebileceği düzenlenmiştir.
İşçinin uzun süre yıllık izin kullandırılmadığı iddiaları karşısında 6100 sayılı Kanun'un 31. maddesinde öngörülen davayı aydınlatma ödevi çerçevesinde hâkimin, davacı işçiyi bizzat dinleyerek çalışma ve dinlenme süreleri konusunu açıklığa kavuşturması gerekir.
Somut uyuşmazlıkta hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının tüm çalışma süresi boyunca hak ettiği yıllık ücretli izin süresinin 170 gün olduğu belirlenmiş ve davacının hiç izin kullanmadığı kabul edilerek yıllık izin ücretine dair hüküm kurulmuştur. Davacının 10 yıl boyunca yıllık ücretli izin kullanmadan çalışması hayatın olağan akışına aykırı olduğundan, 6100 sayılı Kanun'un 31. maddesinde düzenlenen hâkimin davayı aydınlatma ödevi çerçevesinde davacı asıl duruşmaya davet edilerek çalışma süresi boyunca yıllık ücretli izin kullanıp kullanmadığı, kullanmış ise kaç gün kullandığı konusundaki beyanının alınmasından sonra bu beyanın sonucuna ve tüm dosya kapsamına göre değerlendirme yapılarak bir karar vermesi gerekmektedir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.