Türk Medenî Kanunu 1007. maddesi gereği orman vasfıyla hazineye geçen taşınmazın tapu iptali sonrası oluşan zararın tazmini davasında değerleme raporu ve temyiz incelemesi.
Özet: 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun 1007. maddesi uyarınca, orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilerek tapu kaydı iptal edilen bir taşınmaz nedeniyle uğranılan zararın tazmini davasında, ilk derece mahkemesi davanın kabulüne karar vermiş, bu karar taşınmazın fındık bahçesi niteliği, bilirkişi raporundaki gelir metoduyla değer biçme, %4 kapitalizasyon faiz oranı, %20 objektif değer artışı ve üretim masraflarının hesaplanması gibi hususların hukuka uygun bulunması ve zamanaşımı süresine uyulması gerekçeleriyle bölge adliye mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddiyle onanmış olup, her iki taraf vekili de bu onama kararını temyiz etmiştir.

MAHKEMESİ: Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2025/169 Esas, 2025/188 KararKARAR: Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ: ... Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI: 2022/60 Esas, 2024/93 KararTaraflar arasındaki tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVADavacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Artvin ili, ... ilçesi, ... köyü 2 91... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının Orman Genel Müdürlüğü tarafından açılan tapu iptal ve tescil davası sonucunda iptal edildiğini ve taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verildiğini, bu durumun mülkiyet hakkını ihlâl ettiğini belirterek müvekkilinin uğradığı zararın tazminini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı Hazine vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve tespit edilen bedelin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;hükme esas alınan bilirkişi raporunda üretim maliyetinin Yargıtay içtihatlarına aykırı bir şekilde hesaplandığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda objektif değer artışının düşük uygulandığını, dava konusu taşınmazın bulunduğu konumdaki satılık taşınmaz ilanlarından da anlaşılacağı üzere bilirkişi tarafından hesaplanan taşınmaz değerinin gerçek değere çok uzak olduğunu, bilirkişi heyetinin dava konusu taşınmazın değerini hesaplarken dikkat etmesi gereken bu itirazlarının bilirkişi raporuna itiraz dilekçelerinde de ileri sürüldüğünü, ancak bilirkişi heyeti tarafından dikkate alınmadığını, hazırlanan ve mahkemece hükme esas alınan raporların Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu beyan ederek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin karşı taraf üzerine yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.2. Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişsiz ve yetersiz olduğunu, kararın kaldırılması ve yeniden yargılama yapılması gerektiğini, somut olayda mevcut yasalar karşısında bu nitelikteki tapuların gerçek kişiler tarafından elde edilmesine yasal olanak bulunmadığını ve yolsuz tescil niteliği taşıyan bu gibi kayıtlara herhangi bir değer izafe edilemeyeceğini, kesinleşme tarihinden itibaren yasal faiz istenebileceğini, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması gerektiğini, yine davacı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinin kanuna aykırı olduğunu, dava sonucu hüküm altına alınan vekâlet ücretinin de olması gerekenden fazla olduğunu, mahkemece yetersiz ve eksik inceleme neticesinde karar verildiğini beyan ederek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi raporunda taşınmazın vasfı, konum ve nitelikleri gözetilerek fındık bahçesi niteliğindeki taşınmaza gelir metodu ile değer biçilmesinde, kapitalizasyon faiz oranının %4 alınmasında, taşınmazın özelliklerine göre %20 oranında objektif değer artış oranı uygulanmasında, yerleşik içtihatlara göre üretim masraflarının Türkiye ortalamasına göre brüt gelirin 1/3'ünden az 1/2'sinden fazla olamayacağı gözetilerek gider hesabının yapılmasında, mahkemece tazminata kanuni faiz işletilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığını, 10 yıllık dava zamanaşımı süresi içinde açılan davada İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kanuna uygun olduğu anlaşıldığından taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz Sebepleri1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek temyiz yoluna başvurmuştur.2.Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek temyiz yoluna başvurmuştur.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukukî NitelendirmeUyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.2. Değerlendirme1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2.Dava konusu taşınmazın tapusunun Orman Genel Müdürlüğü tarafından açılan tapu iptal ve tescil davası sonucunda ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 13.07.2021 tarihli 2019/343 Esas, 2021/171 Karar sayılı kararı ile iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verildiği, bu kararın istinaf edilmeksizin 05.10.2021 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın 03.03.2022 tarihinde 10 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.3. Tapu kaydı mahkeme kararı ile iptal edilen arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza gelir metodu esas alınıp, konumuna ve özelliklerine uygun oranlarda kapitalizasyon faizi ve objektif değer artışı uygulanarak değer biçilmesinde ve taşınmazın gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğinceHazineden tahsiline karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,27.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.