Merhum besteciye ait eserlerin izinsiz yayınlanması iddiasıyla edisyon şirketince açılan telif davasında mali ve manevi tazminat talepleri ve hak sahipliği belgesi eksikliği.
Özet: Maddi ve manevi tazminat talepli fikir ve sanat eseri davasında davacı, besteci ...a ait eserlerin mali haklarını koruma yetkisine sahip olduğunu iddia ederek, davalı şirketlerin bu eserleri izinsiz yayınlayarak mali ve manevi hakları ihlal ettiğini öne sürerken; davalılar davacının edisyon şirketi olması nedeniyle manevi tazminat talep edemeyeceğini, eserlerin meslek birlikleri aracılığıyla teliflerinin ödendiğini ve davacının dava ehliyetinin olmadığını savunmuştur; yapılan bilirkişi incelemesinde ise eserlerin müzik eseri niteliğinde olduğu belirtilmekle birlikte, davacının dava konusu eserler üzerindeki mali hakları kullanım yetkisini düzenleyen herhangi bir belge sunmadığı tespit edilmiştir.

T.C.

İSTANBUL
2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/191 Esas
KARAR NO : 2026/17
DAVA : Fikir ve Sanat Eseri (Maddi Tazminat İstemli)
DAVA TARİHİ : 22/09/2022
KARAR TARİHİ : 22/01/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan Fikir ve Sanat Eseri (Maddi Tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, besteci ...'a ait bütün eserlerin mali haklarına dair sözleşme yapma ve mali haklarını koruma yetkisinin müvekkili ...'te bulunduğunu, davalı şirketlerin listede yer alan tarihlerde müvekkilinin mali haklarını koruma
yetkisine sahip olduğu eserleri ... kanalında hiçbir telif ücreti ödemeden yayınladıklarını, müvekkili tarafından davalı şirketlere yayınlanmış olan eserlerin telif ücretlerini ödemeleri konusunda ihtar çektiğini, ancak davalı şirketlerin söz konusu hukuka aykırılığı giderecek bir davranışta bulunmadığını, müvekkili tarafından uyuşmazlığa konu hukuka aykırılığın giderilmesi için arabuluculuğa da başvurulduğunu ve davalılar ile bu aşamada da anlaşma sağlanamadığını, ...'a ait eserler olan "..." adlı eserlerin davalı şirket ...A.Ş'nin yapımcısı olduğu ve diğer davalı şirket olan ... Şirketi'nin sahibi olduğu kanalda yayınlanan; "...." programlarında ekte sunmuş oldukları listede yer alan tarihlerde müvekkilinden izin almaksızın kullanıldığını, bununla davalı şirketler FSEK 24. ve 25. maddelerde düzenlenmiş olan temsil hakkı ile işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletim hakkını hukuka aykırı olarak ihlal etmiş olduğunu, davalı şirketlerin ...'de yayınlanan programlarda müvekkilinin mali haklarını koruma yetkisine sahip olduğu eserleri kullanarak; söz konusu eserleri izin almaksızın her türlü araçla ve her türlü yayın kuruluşunda yayınlamak suretiyle FSEK 25. madde hükmüne göre umuma iletim hakkını hukuka aykırı olarak ihlal ettiğini, davalı şirketlerin izin almaksızın ...'a ait eserleri kullanarak mali hakları ihlal ettiğini, FSEK 68. madde hükmüne göre davalıların müvekkil şirkete sözleşme yapılmış olsaydı müvekkilinin isteyebileceği bedelin 3 kat fazlası tutarında maddi tazminat ödemekle yükümlü olduğunu, manevi tazminat talepleriyle ilgili, davalı şirketlerin eser sahibinin manevi hakkı olan umuma arz yetkisini ihlal ettiğini, davalı şirketlerin söz konusu eserleri programlarında kullanarak manevi hakların ihlaline neden olduğunu beyan ederek 5.000,00 TL maddi ve 14.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müşterek ve müteselsilen haksız fiilin meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek bankalarda uygulanan en yüksek ticari faiz ile birlikte tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı şirketler üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, usul bakımından dava konusu şarkıların sözlerinin farklı kişilere ait olduğu, bu durumda dava dışı söz yazarları ile davacı arasında birlikte eser sahipliği söz konusu olduğunu, eser sahipleri arasında adi ortaklık ilişkisi olduğundan davacının tek başına tazminat talep etme hakkı bulunmadığını, edisyon şirketlerinin manevi tazminat talep edemeyeceğini, davacı...merhum ...'ın eserlerini devir aldığını iddia eden bir edisyon şirketi olduğunu, eser sahibi dışında kişilerin manevi tazminata hak kazanamayacağını, esasa ilişkin olarak senkronizasyon olmadığını, başkaları tarafından "..." yarışmasında olduğu gibi yeniden seslendirilen eserler bakımından bir telif tazminatı doğduğunu, ... vs. programlarda kullanılan eserlerin senkronizasyon içermediğini, daha önceki albümlerde kaydedilmiş şarkıların yayınlandığını, bunların hak sahibinin de ilgili plak şirketleri olduğunu,... kanalıyla meslek birlikleri arasında söz konusu eserlerin kullanımı konusunda anlaşmanın bulunduğu ve telif hakları ilgili meslek birliklerine ödenmekte olduğunu, müvekkilinin dava konusu eserleri herhangi bir şekilde çoğaltıp işleyerek yayınlamadığını ve senkronizasyonun da söz konusu olmadığını, bu nedenle davacının dava ehliyetinin bulunmadığını, davacının gerek maddi gerekse manevi taleplerinin zaman aşımına uğradığını beyan ederek davanın usul ve esastan reddine, ...'ye yazı yazılarak ...'in dava konusu yıllara ilişkin sözleşmesinin sorulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Tarafların bildirdikleri deliller toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılarak bilirkişi raporu alınmıştır.
Mahkememizce alınan 27/02/2024 tarihli bilirkişi raporunda; "...davaya konu yaratımların melodi ile yarattığı ahenk, sıra bağlılık ve ritim yönüyle hususiyet arz eden FSEK 3 anlamında müzik eseri oldukları, dosyaya sunulan belgeler uyarınca, FSEK md. 11 karinesi kapsamında ... isimli eserlerin bestecisi, ... isimli eserin ise söz yazarı ve bestecisi olduğu, dosyaya ... isimli eserlere ilişkin hak sahipliği belgesi sunulmamış olmakla bu eserlerin eser sahipliğinin
değerlendirilemediği ve davacının dava konusu eserler üzerinde mali hakları kullanım yetkisini düzenleyen bir belge sunulmamış olduğundan mevcut delillerle davacının hak sahipliğinin tespit edilemediği, mevcut delillerle dava konusu kullanımların tespit edilemediği, Mahkemenin takdir etmesi durumunda, davacı yan, haksız kullanım iddiasında bulunduğu programlara ait kayıtları sunması veya şarkıların kullanıldığı programlara ilişkin linklerin, şarkıların ilgili programda
kullanıldığı saniye aralıkları da belirtilmek sureti ile sunulması halinde değerlendirme yapılabileceği, bu kapsamda mevcut delillerle hak ihlali ve tazminat taleplerinin tespiti yönünden değerlendirme yapılamadığı..." yönünde görüş ve kanaate ulaştıklarını belirtmişlerdir.
Mahkememizce alınan 09/07/2025 tarihli bilirkişi raporunda; "...mirasçılık konusundaki değerlendirmenin Mahkeme’ye ait olduğu, Mahkeme’nin mirasçılık konusundaki değerlendirmeye bağlı olarak, dava konusu edilen ve merhum besteci ...'a ait olan musiki eserleri üzerinde davacının FSEK kapsamında mali hak sahibi (yayımcı) sıfatını haiz olabileceği, davalıların ... ile genel bir lisans sözleşmesi yapmış olmalarının, hak sahibine fiilen bir ödeme yapılmadığı sürece kendilerini FSEK kapsamındaki doğrudan sorumluluktan kurtarmayacağı, bu nedenle dava konusu eserlerin davalılara ait programda izinsiz olarak kullanılmasının FSEK anlamında bir hakka tecavüz (ihlal) teşkil ettiği, yapımcı (...) ve yayıncı (...) kuruluşun bu ihlalden dolayı davacıya karşı müteselsilen (zincirleme) sorumlu oldukları, davacının FSEK m. 68 uyarınca maddi tazminat talep etme hakkının bulunduğu ve bu tazminatın, davacının hak sahibi olduğu eserlerin toplam 975 saniye boyunca izinsiz olarak kullanıldığı göz önüne alınarak, saniye başına 250 TL rayiç bedel üzerinden hesaplanacak ihlale konu kullanımın toplam maddi tazminat miktarının 243.750,00 TL olduğu, davacının FSEK m. 68/2 hükmü uyarınca talep edebileceği azami maddi tazminat miktarının ise 731.250,00 TL olduğu, ihlalin niteliği ve bestecinin manevi şahsiyetine etkileri göz önüne alındığında, FSEK m. 70 uyarınca davacının manevi tazminat talep etme koşullarının da oluştuğu, bu manevi tazminat miktarının Mahkemenin takdirinde olduğu..." yönünde görüş ve kanaate ulaştıklarını belirtmişlerdir.
Davacı vekili ıslah dilekçesi ile, dava dilekçesinde yer alan 5.000,00 TL maddi tazminat taleplerini 726.250,00 TL arttırarak 731.250,00 TL olarak neticelendirmiştir.
Dava, fikir ve sanat eseri sahipliğinden kaynaklanan hakların ihlaline dayalı olarak maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkindir.
... 11. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin... E. sayılı mirasçılık belgesi ve ... 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... E. sayılı reddi miras kararının (...'a ilişkin) incelenmesi neticesinde, ...'ın yasal tüm mirasçıları ile davacı arasında sözleşme imzalandığı, böylece eserlerin mali haklarının davacı tarafça usulüne uygun şekilde devralındığı anlaşılmıştır.
Davacı taraf, muris...'a ait "..." isimli dava konusu eserlerin, 2021 yılında, davalı şirket ... A.Ş'nin yapımcısı olduğu ve diğer davalı şirket olan .. Şirketi'nin sahibi olduğu kanalda yayınlanan "..." isimli programlarda kullanıldığını, eserlerin bu şekilde kullanılması için davacıdan izin alınmadığını, bu hali ile davalıların ihlallerden sorumlu olduklarını ve davacının mali haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
Davacı FSEK 68. Maddesine dayalı tazminat talep ettiğinden söz konusu madde uyarınca varsayımsal sözleşme ilişkisi kurulduğundan dava TBK.'nun 146. maddesi gereğince 10 yıllık genel zamanaşımına tabidir. Buna göre ihlal tarihinden itibaren zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmıştır.
27/02/2024 tarihli bilirkişi raporunda eksikliği belirtilen hususların davacının delil listesinde yer aldığı anlaşılmış, sunulan linkler ve incelenen kayıtlar neticesinde davaya konu kullanımlar saniyeleriyle birlikte 09/07/2025 tarihli bilirkişi raporunda tespit olunmuş, davacı tarafından sunulan kayıtlar ve bilirkişi incelemeleri çerçevesinde ...'ın dava konusu eserlere ilişkin hak sahibi olduğu ve eserlerin toplam 975 saniye boyunca davalı tarafça izinsiz kullanıldığı anlaşılmıştır.
Dava konusu ihlal oluşturan izinsiz kullanımların, musiki eserlerinin kullanılması ve bu tespitin gerçekleştirildiği yarışma programının televizyonda yayınlanmasının 5846 sayılı FSEK'ın 6/3. maddesi uyarınca dava konusu musiki eserlerinin işlenmesi (senkronizasyonu) niteliğinde bulunduğu, meslek birlikleriyle yapılan lisans sözleşmelerinin bu şekilde kullanım yetkisi vermediği, eser sahibinden izin alınmadan gerçekleşen söz konusu kullanımlar nedeniyle her bir kullanım için ayı ayrı tazminat sorumluluğunun doğduğu anlaşılmıştır.
Dosya kapsamına göre, davaya konu eserlerin 5846 sayılı kanun gereğince eser mahiyetinde olduğu, dosya arasında alınan davacı tarafça sunulan kayıtlar, ... kayıtları ile bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere eserlerin hak sahibinin davacı olduğu, davalı taraflarca eserlerin TV programında kullanıldığı ve davalıların bu kullanımlarının ve eserleri yayınlamasının herhangi bir hakka veya izne dayanmadığı, bu nedenle davacının eserden kaynaklanan mali haklarının davalı taraflarca ihlal edildiği, davacı tarafın eserlere ilişkin hak sahibi olarak FSEK 68. maddesinde, sözleşme yapılması halinde isteyebileceği bedelin veya bu kanun hükümleri uyarınca tespit edilebilecek rayiç bedelin üç katını maddi tazminat olarak isteyebileceği, bu madde uyarınca varsayımsal sözleşme ilişkisi kapsamında borç belirlendiğinden kusur ve zararın ispatının aranmayacağı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin ... Esas ve... Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, dava konusu eserlerin popülaritesi, yayınlanan dönemler dikkate alınarak rayiç bedel hesaplandığı, başka dosyalarda farklı eserler dava konusu olmakla her dosyada eserin niteliği, tanınmışlığı, talep seviyesine göre rayiç belirleneceği, eserin kullanıldığı ve ulaştığı alan, izleyici kitlesi, ihlalin boyutu ve piyasadaki rayiç değerler gibi özellikler dikkate alındığında (243.750,00 x3) FSEK 68 uyarınca 3 katı oranında 731.250,00 TL telif bedeli belirlenen 09/07/2025 tarihli bilirkişi raporunun hükme esas alınabileceği ve böylelikle maddi tazminat davasının kabulüne karar verilmesi gerektiği anlaşılmış, tüzel kişi olan davacının eser üzerinde manevi hak sahibi olmadığı, dava dışı şahıslardan yalnızca mali hakları devraldığı, bu nedenle manevi tazminat talep edemeyeceği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kısmen kabulü ile,
a)Toplam 731.250,00 TL maddi tazminatın 25/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
b)Manevi tazminat davasının reddine,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken toplam 49.951,68 TL harcın daha önceden ödenen 12.727,48 TL peşin ve ıslah harcının toplamı düşüldükten sonra eksik kalan 37.224,20 TL harcın davalılardan tahsiline,
3-Davacı tarafından sarfedilen 12.727,48 TL peşin ve ıslah harcı ile 80,70 TL başvuru harcının davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 18,715,50 TL (bilirkişi, posta, tebligat gideri) yargılama giderinin davadaki haklılık durumuna göre hesaplanan 12.477,00 TL'sinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmının davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; A.A.Ü.T.'ne göre belirlenen maddi tazminat davası yönünden 115.687,50 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden manevi tazminat davası yönünden A.A.Ü.T.'ye göre 14.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
7-Arabuluculuk sırasında suçüstü ödeneğinden ödenen 1.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davadaki haklılık durumuna göre hesaplanan 1.066,66 TL'sinin davalılardan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, kalan 533,34 TL'sinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
8-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştikten sonra ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/01/2026
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır