Kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil davasında pasif husumet yokluğundan reddedilen davada, davalı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin maktu yerine nispi olması gerektiği.
Özet: Tapu iptali ve tescil davasının pasif husumet yokluğundan usulden reddedilmesi üzerine, bölge adliye mahkemesinin davalı lehine belirlediği maktu vekalet ücreti, harçlandırılan dava değeri üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin ilgili maddeleri uyarınca maktu vekalet ücretini aşmayacak şekilde nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden dolayı hukuka aykırı bulunmuştur; bu durum, yeniden yargılama gerektirmeyen bir yanlışlık olarak kararın düzeltilmesi yönünde değerlendirilmiştir.
1. Hukuk Dairesi         2025/2783 E.  ,  2025/4427 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/685 E., 2025/130 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Çal Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/137 E., 2023/283 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı; ..............Mahallesi çalışma alanında bulunan 2 21... parsel sayılı taşınmazı muris annesi İftade ...........'ın ...........'den satın aldığını ancak taşınmazın ............. adına tespit ve tescil edildiğini, ...........'in oğlu ... .........'in de bu durumu bildiğini ileri sürerek gerekli düzeltilmenin yapılmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; 3402 sayılı Kanun’un 22/a maddesi uyarınca yapılan çalışma sonucu kadastro öncesi nedene dayanılamayacağını, davacının husumeti, lehine sınır değişikliği olduğunu düşündüğü parsel malikine yöneltilmesi gerektiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; davanın kayıt malikine yöneltilmediği gerekçesi ile pasif husumet yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesi kararının davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; davalı Kurum vekilinin vekaletname ibrazına gerek bulunmadığı, kendini vekille temsil ettiren davalı Kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğu gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılmasına ve davanın reddi ile davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı temyiz dilekçesinde özetle; davalı lehine vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Denizli ili, ............. çalışma alanında bulunan 2 21... parsel sayılı taşınmazın 30.11.1995 tarihinde dava dışı ............. adına tespit edildiği, tespitin itiraz edilmeksizin kesinleştiği, davanın Denizli Tapu Kadastro Müdürlüğüne husumet yöneltilerek açıldığı ve davalının Hazine vekili tarafından davada temsil edildiği, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın husumet yokluğundan reddine ve davalı İdare vekille temsil edildiğinden A.A.Ü.T uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Hemen belirtmek gerekir ki, davalının vekille temsil edildiği ve davanın da reddine karar verildiğine göre davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinde kural olarak bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davacının bu yöne ilişkin temyiz itirazı yerinde değildir.
Davacının vekalet ücretine ilişkin öteki temyiz itirazına gelince;
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin “Görevsizlik, yetkisizlik, dava ön şartlarının yokluğu veya husumet nedeniyle davanın reddinde, davanın nakli ve açılmamış sayılmasında ücret” başlıklı 7. maddesinin 2. fıkrasında “Davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması ve husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunur.” ve “Tarifelerin üçüncü kısmına göre ücret” başlıklı 13. maddesinde “(1) Bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7. maddenin ikinci fıkrası, 10. maddenin üçüncü fıkrası ile 12. maddenin birinci fıkrası, 16. maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. (2) Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
Somut olayda; dava pasif husumet yokluğundan usulden reddedildiğine göre harçlandırılan dava değeri olan 10.000,00 TL üzerinden davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’nin 7/2 ve 13. maddeleri gereğince maktu vekâlet ücretini geçmemek kaydıyla nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru değildir.
Ne var ki; anılan husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacının temyiz itirazının değinilen yönden kabulü ile, Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün B bendinin 4. fıkrası hükümden tamamen çıkarılarak yerine 4. fıkra olarak “Davalı İdare kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T uyarınca 1.600,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine," cümlesinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.