Trafik kazasında cismani zarar gören mağdurun ZMMS poliçesiz araç kaynaklı sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin Güvence Hesabı tarafından karşılanmasına ilişkin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi gerekçeli kararı.
Özet: Trafik kazasında ağır yaralanan davacı, kusurlu aracın zorunlu mali mesuliyet sigortası bulunmadığı için uğradığı en az %19 sürekli iş göremezlik ile geçici bakıcı gideri zararlarının, müvekkilinin Güvence Hesabına yaptığı başvurunun sonuçsuz kalması üzerine, Güvence Hesabı tarafından karşılanması talebiyle dava açmış; davalı Güvence Hesabı ise başvurusunun eksik olduğunu, kusur oranının tespiti gerektiğini, sorumluluklarının zorunlu sigortası bulunmayan sürücünün kusuruyla sınırlı olduğunu ve rücu haklarının saklı olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.

T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/785 Esas - 2026/118
TÜRK MİLLETİ ADINAYARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO : 2023/785 EsasKARAR NO : 2026/118DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)DAVA TARİHİ : 10/11/2023KARAR TARİHİ : 17/02/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : 23/02/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 13.05.2022 tarihinde sürücü Ş... .... .... in ağır şekilde yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsü ...'nin asli ve tamamen kusurlu olduğunu, kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin hiçbir kusuru bulunmadığını, söz konusu kazaya sebebiyet veren aracın kaza tarihinde geçerli bir ZMMS poliçesi bulunmaması sebebiyle Sigortacılık Kanunu madde 14 uyarınca müvekkilinin uğramış olduğu sürekli iş göremezlik zararlarının Güvence Hesabı tarafından karşılanması gerektiğini ve Güvence Hesabı'nın sorumluluğu söz konusu olduğunu, bu nedenle müvekkilinin uğramış olduğu bedensel zararlar neticesinde meydana gelen maddi zararların Güvence Hesabın'ca karşılanması yasa gereği olduğunu, kaza sonucu müvekkili ...'in yaralandığını ve uzun süren bir tedavi süreci atlattığını, ayrıca müvekkilinin vücudunun muhtelif yerlerinde çeşitli yaralanmalar meydana geldiğini, müvekkilinin yaşamının birden bire değiştiğini, müvekkilinin bakım ve gözetim altında kaldığı süre boyunca maddi olarak kayıplar yaşadığını, Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim dalı tarafından düzenlenen 04/10/2023 tarihli maluliyet raporuna göre müvekkilinin sürekli iş göremezlik oranının en az %19 olduğu, en az 6 ay geçici iş göremez ve ayrıca 1 ay başkasının bakımına muhtaç durumda olduğu tespit edildiğini, müvekkilinin maddi zararlarının karşılanması için davalı Güvence Hesabına 14/01/2023 tarihinde başvuruda bulunulduğunu, sigorta şirketince başvuruya istinaden yapılan görüşmelerde herhangi bir anlaşmaya varılamamış ve herhangi bir ödeme de yapılmadığını belirterek fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik müvekkili ...'in sürekli iş göremezliği nedeniyle 100,00-TL ve geçici bakıcı gideri zararları nedeniyle 100,00-TL olmak üzere toplamda 200,00-TL maddi tazminatın, davalının temerrüte düştüğü tarihten itibaren işlemiş avans faiziyle birlikte davalı tarafından müştereken ve müteselsilen tazmin edilmesi, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahmil edilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 2918 sayılı yasa ile birlikte trafik kazalarından kaynaklanan zararların giderilmesi için dava açılmadan önce sigorta şirketine başvuru zorunluluğu getirildiğini, nitekim anılan yasanın 97. Maddesinde açık olarak bu durumun ortaya konulduğunu, 23.08.2022 tarihinde meydana geldiği iddia edilen trafik kazası ile ilgili olarak ... tarafından yazılı başvuru dilekçesinin müvekkiline tebliğ edildiğini, müvekkili tarafından yapılan inceleme sonucunda Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartlaranın ’Tazminat Ve Giderlerin Ödenmesi’ ile ügili B.2 maddesinin üçüncü fıkrası, ’... Sigortacı hak sahibinden nıünbasıran hak sahibinin tazminat hakkını etkileyen bilgi ve belgeleri talep edebilir.' ifadesi gereği ...'in başvurusunun eksik olduğu tespit edilmiş ve vekiline bu durumun yazı ile bildirildiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte ; 13.05.2022 tarihinde davacı ...'in yaralanmasına neden olduğu iddia edilen trafik kazasının meydana gelmesindeki kusur oranın tespit edilmesi gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğunun Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası bulunmayan/plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün kazanın oluşumundaki kusuru ile sınırlı olduğunu, kazanın meydana gelmesindeki kusur oranlarının Adli Tıp Kurumu Trafik ihtisas dairesinden talep edilecek rapor ile tespiti gerekeceğini, meydana gelen kaza ile davacının gerçek zararı arasında illiyet bağının bulunup bulunmadığı, zarar görenin müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı , olayda hatır taşıması olup olmadığı, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından zarar görene gelir bağlanıp bağlanılmadığının, geçici iş göremezlik tazminatı ödemesinin yapılıp yapılmadığının belirlenmesi gerektiğini, müvekkili hakkında tazminata hükmedilmesi durumunda ödenmek zorunda kalınan tazminat ... pakalı araç işletenine, malikine ve sürücüsüne rücu edilecektir. Bu nedenle davanın ... plakalı araç işleteni Şehmus İnci'ye ihbarını talep ettiklerini, açıklanan nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. 16/05/2025 tarihli Hacettepe ATK raporunda özetle; 20 Şubat 2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” ve ekindeki cetveller esas alınmak kaydıyla bedensel engel oranı hesaplandığında, kulak burun boğaz hastalıkları, edinsel nedenlerle fiziksel görünümü bozan burun eğriliği için %2 (yüzde iki) olduğu, 13/05/2022 tarihli trafik kazasına bağlı kişinin bedensel engel oranının %2 (yüzde iki) olduğu, sürekli olduğu ve sekel halini aldığı, kaza nedeniyle kişinin tedavisine başlanmasından itibaren tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyaç süresinin 3 (üç) ay olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği bildirilmiştir. 24/06/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle;... .... .... 'in meydana gelen kazanın oluşumunda, 2918 sayılı KTK'nun 68. ve KTY.nin 138/b-3 maddeleri kural ihlallerini işlemiş olmakla %75 oranında kusurlu olacağı bildirilmiştir. 13/01/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; dosyada bulunan bilgi uyarınca davacının olayın olduğu tarihteki kazancı bulunmadığından ve asgari ücretin altında olduğundan hesaplamada asgari ücret dikkate alındığı, Yargıtay'ın yerleşik içtihatları gereğince progresif rant usulü uygulanmış ve yaşam tablosu olarak da TRH-2010 tablosu esas alındığı, dosyada davacı zararına karşılık Sosyal Sigortalar Kurumu yada başka bir sigorta şirketi tarafından ödeme yapıldığına dair bir bilgiye rastlanılamadığından hesaplanan tazminattan herhangi bir mahsup işlemi yapılmadığı, tüm bu uygulamalar sonucunda yukarıda ayrı ayrı açıklanıp tablolarla gösterilen hesaplamalar çerçevesinde davacının toplamda 115.559,43 TL sürekli iş gücü, bakıcı gideri ve geçici iş göremezliğinden kaynaklı maddi tazminat talebinde bulunabileceği ve iş bu tutara yine yukarıda açıklandığı üzere rapor tarihi itibariyle 63.085,95-TL faiz talebinde bulunabileceğinin belirlendiği, kaza tarihi itibariyle poliçe limitinin 500.000- TL olduğunun anlaşıldığı ancak dava dilekçesinde davacının kalıcı iş göremezliğe maruz kalması sebebiyle fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik ...'in sürekli iş göremezliği nedeniyle 100,00-TL ve geçici bakıcı gideri zararları nedeniyle 100,00- TL olmak üzere toplamda 200,00-TL maddi tazminat talebinde bulunulduğundan taleple bağlılık ilkesinin gözetilmesi gerektiği yönündeki görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Davacı vekili 21/01/2026 tarihli dava değeri artırım dilekçesinde özetle; başvuru aşamasında belirsiz alacak olarak talep edilen 100,00-TL sürekli iş göremezlik zararı taleplerini 111.978,78-TL'ye, 100,00-TL bakıcı gideri zararı taleplerini 3.580,65-TL'ye artırdıklarını beyanla davanın iş bu bedel arttırım dilekçesi doğrultusunda kabulü ile bahse konu tazminat alacaklarının davalının temerrüte düştüğü tarihten itibaren işleyecek avans faizle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:Dava, trafik kazası nedeni güvence hesabının sorumluluğu kapsamında sürekli iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatları istemine ilişkindir. Güvence hesabının hukuki niteliği:Rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dahilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar için zorunlu sigortalara ilişkin olarak koşulların oluşması halinde ortaya çıkan maddi zararların bu sigortalarla saptanan geçerli teminat miktarlarına kadar karşılanması amacıyla Güvence Hesabı oluşturulmuştur. Güvence Hesabı'nın sorumluluğu maddi tazminat ile sınırlıdır. Güvence Hesabı'nın hangi hallerde sorumlu tutulduğu ve hesaba hangi şartların gerçekleşmesi halinde dava yöneltilebileceği 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14. maddesi ve Güvence Hesabı Yönetmeliği'nin 9. maddesinde belirtilmiştir. Hak sahipleri karşısında, trafik kazası sonucunda meydana gelen zararlardan, Güvence Hesabı ile diğer zarar sorumluları (işleten, teşebbüs sahibi, sürücü ve diğer yardımcı kimseler vs.) müştereken ve müteselsilen sorumludur (BK m.51). Yani Güvence Hesabının sorumluluğunun doğmasıyla diğer zarar sorumlularının sorumlulukları ortadan kalkmaz. Hesapla birlikte devam eder.( Yargıtay 17. HD'nın 1909/2019 tarih ve 2016/17270 E. - 2019/8281 K. ) Bu itibarla, ZMMS poliçesi bulunmayan karşı aracın neden olduğu maddi zarardan, davalı Güvence Hesabı ile işleten sıfatına haiz araç maliki ve sürücünün, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğu amirdir.Kusura yönelik incelemede:Davalıların sorumluluğunun belirlenebilmesi için olayın oluşumunda tarafların mevcut kusur durumun tespiti önem arz eder. Ceza mahkemesinde belirlenen maddi olguların hukuk mahkemesini bağlaması için ceza mahkemesi kararının maddi olgu yönüyle kesinleşmiş olması gerekir. Eğer bu yönden kesinleşmiş bir ceza mahkemesi kararı bulunmuyorsa, hukuk hakimini bağlayacak bir ceza mahkemesi kararından da söz etmek mümkün değildir. ( Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 01/02/2012 tarih ve 2011/639 E. - 2012/30 K. sayılı ilamı )Somut uyuşmazlıkta kusura yönelik olarak, ceza yargılamasında alınan rapor ile Mahkememizce alınan raporlar uyumludur. Davacı, karşıdan karşıya geçerken bisikletten inmiş ve bisikletini yaya olarak iterek karşıya geçmek isterken anılan kaza vuku bulmuştur. Ceza yargılamasında ATK Trafik İhtisas Dairesince davalının tali, davacının ise asli kusurlu oldukları; Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda da davalının %25, davasının %75 oranında kusurlu oldukları görülmüştür. Olayın gerçekleşme şekli itibarıyla Mahkememiz de kusur oranını bu şekilde muteber görmüştür. Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur, Borçlar Kanunu'nun 52. maddesinde düzenlenmiştir. Mağdurun kusurunun, zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması söz konusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılması da gerekebilecektir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından, mahkemece bu yönde bir savunma olmasa dahi resen araştırılması ve tartışılması gerekmektedir.Hangi yaşam tablosunun seçileceğine yönelik incelemede:Tazminatı isteminde bulunan hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda 1931 tarihli PMF cetvellerine göre saptanmakta ise de gerçek zarar hesabı özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu nedenle TRH 2010 yaşam tablosu'na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesi güncel veriler ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olduğundan tazminat hesaplamasında TRH 2010 yaşam yönteminin kullanılması gerekir. ( Yargıtay 4. HD'nın 03.01.2022 tarih ve 2021/9412 E - 2022/3622 K., 17. HD'nin 23.03.2021 tarih ve 2020/ 6173 E. - 2021/ 3121 K.) Aynı şekilde, yeni genel şartlar zamanında düzenlenen poliçelerde yeni genel şartlardaki hesaplama tekniği uygulanamayacağı için tazminat hesabında eski uygulamalardaki gibi progresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen (işleyecek) devredeki gelirlerin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi icap etmektedir. (Yargıtay 17. HD'nin 24.02.2021 tarih ve 2019/3292 E. - 20121/1848 K. ) TRH 2010 yaşam tablosundaki ömür sürelerinin PMF 1931 yaşam tablosundaki ömür sürelerine göre daha uzun olduğu bilinen bir gerçek olup, TRH 2010 yaşam tablosu zarar gören yararınadır. Başvuru ve temerrüde yönelik incelemede:Davalı Güvence Hesabı'nın sigorta bedelini ödeme yükümlülüğü gerekli belgelerle birlikte Güvence Hesabı'na başvuru yapıldığı tarihte, böyle bir başvuru olmadığı takdirde ise dava tarihinde doğmaktadır. (Yargıtay 4. HDB'nın 16.06.2022 tarih ve 2021/13625 E. - 2022/8912 K. Sayılı ilamı )Somut uyuşmazlıkta davacı, 14/01/2023 tarihinde Güvence Hesabına başvurmuştur. İşbu tarih temerrüt tarihidir. Başvuru evrakında davacının mümkün mertebe tüm evrakı ikmal ettiği görülmekle, hak arama hürriyetinin kısıtlanmaması da gerektiğinden anılan başvuru Mahkememizce muteber görülmüştür.Sonuç olarak:Olaya, mevzuata, yukarıdaki ilkelere ve denetime uygun olduğu cihetiyle Mahkememizce de itibar edilen aktüerya bilirkişi raporuna göre aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.Dava belirsiz alacak davası olarak açılmış ve değer artırım dilekçesi sunularak bilirkişi raporunda tespit edilen miktarlar talep edilmiştir.Kazaya sebep olan aracın ticari olmadığı nazara alınarak yasal faize hükmedilmiştir.HÜKÜM:I-SÜREKLİ İŞ GÖREMEZLİK TAZMİNATI YÖNÜNDEN YAPILAN İNCELEMEDE:Davanın KABULÜNE, 111.978,78 TL'nin 14/01/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte teminat sınırı ile bağlı kalmak şartıyla davalıdan alınarak davacıya verilmesine, II-BAKICI GİDERİ TAZMİNATINA GELİNCE:Davanın KABULÜNE, 3.580,65 TL'nin 14/01/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte teminat sınırı ile bağlı kalmak şartıyla davalıdan alınarak davacıya verilmesine, III-Alınması gerekli 7.893,86 TL harçtan peşin ve ıslah harcı olarak alınan toplam 697,45 TL harcın mahsubu ile bakiye 7.196,41 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,IV-Davacı tarafından peşin ve ıslah harcı olarak yatırılan toplam 697,45 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,V-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,VI-Davacı tarafından yapılan 9.899,00 TL ( ilk yargılama gideri, bilirkişi ücreti, posta gideri olmak üzere) yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, VII-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine, VIII-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 3.120,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/02/2026 ¸