Yargıtay 3. Ceza Dairesinden silahlı terör örgütüne üyelik suçunda verilen mahkumiyet hükmünün, tanıkların doğrudan sorgulanmaması nedeniyle savunma hakkı ihlali gerekçesiyle bozulması.
Özet: Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkûmiyet kararının temyiz incelemesinde, sanıkların mahkûmiyetine esas teşkil eden ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici olan tanıkların aleni duruşmada sanıkların huzurunda doğrudan veya usulüne uygun şekilde dinlenmeyerek, yalnızca ifade metinlerinin okunmasıyla yetinilmesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Anayasa ile güvence altına alınan iddia tanıklarını sorgulama hakkının ihlali olarak değerlendirildiğinden, hükmün bozulmasına ve davanın ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine karar verilmiştir.
3. Ceza Dairesi         2023/2664 E.  ,  2026/1153 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2021/1016 E., 2021/1356 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ordu 2. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/71 E., 2021/110 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Mahkûmiyete esas alınan, suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil olan ve talimat ile dinlenen tanıkların doğrudan aleni duruşmada sanıkların huzurunda, bunun mümkün
olmaması halinde ise, 5271 sayılı Kanun'un 180 inci maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen usule riayet edilmek suretiyle dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasa'nın 36 ncı maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması gerektiği gözetilmeden; ifade metinlerinin okunması ile yetinilerek hüküm verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı, hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Ordu 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.