İşçilik alacakları davasında kıdem tazminatında istifa dilekçesi değerlendirme hatası, fazla çalışma ücretinde yıllık 270 saat sınırı ve bayram tatil ücretinde sözleşme hükümleri ile asıl işveren-alt işveren ilişkisi tespiti hatalarının Yargıtay tarafından bozulması.
Özet: Yerel mahkemenin kıdem tazminatı, fazla çalışma, hafta tatili, yıllık izin ile bayram ve genel tatil ücreti alacaklarını hüküm altına alan kararı, işçinin istifa dilekçesinin kıdem tazminatı yönünden değerlendirilmemesi ve iş sözleşmesindeki fazla çalışma ile bayram/genel tatil ücretlerinin aylık ücrete dahil olduğu yönündeki maddenin hatalı yorumlanması nedenleriyle Yargıtay tarafından bozulmuştur; zira bayram ve genel tatil ücretleri sabit ücrete dahil kabul edilemezken, fazla çalışma ücretlerinin dahil olduğu kabulü yıllık 270 saatle sınırlıdır ve bu yönde bilirkişiden ek hesap raporu alınarak sonuca gidilmelidir.
9. Hukuk Dairesi         2012/1051 E.  ,  2012/25884 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ

DAVA :Davacı, kıdem tazminatı, fazla çalışma ücreti, hafta tatili, yıllık izin ile bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacının tüm, davalıların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı işçi bu davada kıdem tazminatı isteğinde bulunmuş, davalı vekili kıdem tazminatının ödendiğini savunmuş diğer yandan daha sonra istifa savunmasını yapmıştır. Dosya içinde davacının imzasını taşıyan istifa dilekçesi yer almaktadır. Mahkemece istifa belgesi değerlendirilmeksizin karar verilmesi de hatalıdır.
3- Taraflar arasında imzalanmış olan iş sözleşmesinin Çalışma Saatleri ve Düzenlenmesi başlıklı E -2. maddesinde, işçiye ödenecek ücretin, ulusal bayram ve genel tatiller ile kanuni sınırlar dahilinde yapılan fazla çalışmayı da kapsadığı belirtilmiştir.
Bayram ve genel tatil ücretlerinin aylık sabit ücreti içinde ödendiğinin kabulü mümkün olmamakla birlikte, iş sözleşmelerinde fazla çalışma ücretinin aylık ücrete dahil olduğu yönünde kurallara sınırlı olarak değer verilmelidir. Dairemizce, yıllık ikiyüzyetmiş saatle sınırlı olarak söz konusu hükümlerin geçerli olduğu kabul edilmektedir. Böyle olunca yılda ikiyüzyetmiş saatle sınırlı fazla çalışmaların aylık ücretin içinde yer aldığı kabul edilmeli ve gerekirse bu yönden bilirkişiden ek hesap raporuna alınarak sonuca gidilmelidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 03.07.2012 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi.
K A R Ş I O Y
Davacı işçi davalı ... ile diğer davalılar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi olduğundan söz ederek davaya konu işçilik alacaklarından birlikte sorumluluğa dair karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... husumet yönünden itirazda bulunmuş, mahkemece iddiaya değer verilerek birlikte sorumluluğa dair hüküm kurulmuştur.
Davalılardan ... ile diğer davalılar ortak girişim arasında, maden sahası üzerindeki üst örtü tabakasının kaldırılması (dekapaj) işi için sözleşme yapılmıştır. Yüklenicilerin işi, maden üst örtü tabakasının kazılması, yüklenmesi, taşınması, taşıma yollarının yapılması ve bakımı, projede belirtilen alanlara dökülmesi ve serilmesi şeklinde olup, süreklilik arz eden bir iş niteliğinde değildir. İşin tamamlanması ile sözleşme konusu da sona erecektir. ... elektirik üretim işi yapmakta olup, üstlenmiş olduğu mal ve hizmet üretimi açısından yüklenicilere verilen iş asıl iş veya yardımcı iş niteliğinde değildir.
Bu nedenle davalılar arasındaki ilişki eser sözleşmesi niteliğinde olup, asıl işveren alt işveren ilişkisi olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Davalılardan ...’nin asıl işveren olduğundan söz edilerek davaya konu işçilik alacaklarından diğer davalılarla birlikte sorumlu tutulması hatalıdır.
Kararın bu nedenle de bozulması gerektiğini düşündüğümden yukarıdaki hususu bozma dışında bırakan sayın çoğunluk görüşüne katılamıyorum. 03.07.2012