Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, muhasebe uzmanının iş sözleşmesinin haksız feshine dayalı kıdem ve ihbar tazminatı talepli davasında Bölge Adliye Mahkemesinin kararını onadı.
Özet: Muhasebe uzmanı olarak çalışan davacının iş sözleşmesinin haksız feshedildiği iddiasıyla kıdem ve ihbar tazminatları talebiyle açtığı davada, davalının davacının yanlış ödeme yaparak şirketi zarara uğrattığı gerekçesiyle feshin haklı olduğunu savunmasına rağmen, ilk derece mahkemesi davacının görev tanımının yanlış ödemeyi kapsamadığı ve kusuru olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne hükmetmiş, bu karar istinaf ve temyiz incelemeleri sonucunda hukuka uygun bulunarak bölge adliye mahkemesi kararının onanmasıyla kesinleşmiştir.

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/869 E., 2025/1400 K.İLK DERECE MAHKEMESİ: Bakırköy 26. İş MahkemesiSAYISI : 2022/48 E., 2023/403 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Davalı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmiş ise de 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/2 hükmü gereğince duruşma isteğinin miktardan reddi ile incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davacının 15.03.2007 tarihinden beri davalı firma ve bağlı bulunduğu oluşumda muhasebe uzmanı olarak çalışmaktayken 10.05.2019 tarihinde kendisine gönderilmiş olan ihtarname ile iş sözleşmesinin feshedildiğini, feshin haklı nedene dayalı olmadığını iddia ederek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, işsizlik ödeneği ve manevi tazminat alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davacının kendi hatasıyla davalı şirketi parasal olarak çok büyük miktarda bir zarara uğrattığını, bu nedenle yapılan feshin haklı nedene dayandığını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kişinin görev tanımının işyerinde yaptığı işleri kapsamadığı, yanlış ödeme süreci incelendiğinde davacıya izafe edilebilecek bir kusurun bulunmadığı ve davacının amir konumunda olmadığı belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirlenen kararı ile; davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde;1. Davacının gerekli özen ve dikkati göstermeyerek yanlış ödeme yapılmasına sebep olduğunu ve bu durumun Şirketi zarara soktuğunu, bu durumun tüm dosya kapsamından anlaşılacağını,2. İlk Derece Mahkemesinin gerekçesinde belirtilen hususların davacının sorumluluğunu kaldırmayacağını, yapılan feshin haklı nedene dayandığını ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık; iş sözleşmesinin feshi nedeniyle davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,05.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.