Yargıtay 5. Ceza Dairesi, yerel mahkemece verilen zimmet suçundan mahkumiyet hükmünü, 2000 tarihli eylemde 2025e kadar dava zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle bozarak kamu davasının düşmesine karar verdi.
Özet: Zimmet suçundan mahkumiyet kararı verilen sanık hakkında yapılan temyiz incelemesinde, ilgili bakanlığın kanun değişikliğiyle müdahil sıfatını kazanması dikkate alınarak, sanığa isnat edilen nitelikli zimmet eyleminin en son işlendiği tarih ile inceleme günü arasında kanunda öngörülen ilaveli dava zamanaşımı süresinin dolduğu tespit edildiğinden, yerel mahkemenin mahkumiyet hükmü bozulmuş ve sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine oy birliğiyle karar verilmiştir.
5. Ceza Dairesi         2021/15124 E.  ,  2025/12819 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2021/54 Esas, 2021/199 Karar
SUÇ : Zimmet
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesine göre zimmet suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan ...'nın kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükmün vekili tarafından 7417 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi ile usul hükümlerinin derhal uygulanacağı hususu karşısında, adı geçen Bakanlığın 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu'nun 7417 sayılı Kanun'un 40. maddesiyle değişik 18/2. madde ve fıkra hükmü uyarınca başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandığı gözetilerek yapılan incelemede;
Sanığa isnat edilen eylemin sübutu halinde 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (765 sayılı Kanun) 202/2 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 247/1-2. maddelerinde düzenlenen nitelikli zimmet suçunu oluşturacağı, bu suçun anılan maddelerde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla 765 sayılı Kanun'un 102/2 ve 104/2 ile 5237 sayılı Kanun'un 66/1-d ve 67/4. maddeleri gereğince 22... aylık ilaveli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, son suç tarihi olan 02.08.2000 ile inceleme günü arasında ilaveli dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükmün 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321/1. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE 10.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.