Kesinleşen iflas kararına rağmen, taksirli iflas suçundan hakkında ceza yargılaması süren imtiyazlı pay sahibinin temyiz başvurusunda hukuki yararının bulunması.
Özet: İflas yoluyla takip sonucu verilen iflas kararının kesinleşmesi akabinde, borçlu şirketin imtiyazlı pay sahibi ve eski yönetim kurulu üyesi olan üçüncü bir kişi tarafından yapılan temyiz başvurusu, ilk derece mahkemesince taraf ehliyeti yokluğu gerekçesiyle reddedilmiştir; ancak Yargıtay, hakkında şirketin taksiratlı iflasına sebep olma suçundan ceza davası devam eden bu kişinin iflas kararına yönelik temyiz talebinde hukuki yararı olduğuna karar vererek, temyiz itirazlarının esasının incelenmesi gerektiğini belirtmiştir.
6. Hukuk Dairesi         2025/2555 E.  ,  2025/3958 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2021/436 E., 2022/577 K.
İlk Derece Mahkemesi kararı üçüncü kişi ... vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyize konu edilen kararın niteliğinin duruşma istenebilecek davalardan olmadığı anlaşılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ...'in duruşma isteğinin reddine, temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı hakkında Ankara 30. İcra Dairesi'nin 2013/17324 Esas sayılı dosyasında iflas yolu ile takip başlattıklarını, davalı borçlunun itirazından vazgeçmesi üzerine iflas yolu ile takibin kesinleştiğini belirterek davalı hakkında depo kararı verilmesine, depo kararının gereklerinin yerine getirilmemesi halinde ise iflasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı usulüne uygun olarak yapılan tebligata rağmen davaya karşı cevap sunmamıştır.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 24.06.2014 tarihli kararı ile davacı tarafından iflas yolu ile başlatılan takibin kesinleştiği, ödeme yapılmadığı, takibe konu miktar yönünden depo kararına esas miktara ilişkin bilirkişi raporunun alındığı, davalıya bilirkişi raporu ile tespit edilen miktarı yatırması hususunda usulüne uygun olarak depo kararının tebliğ edildiği, davalının buna rağmen dosyaya ödemede bulunmadığı, iflas koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının iflasının açılmasına karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Mahkemenin 24.06.2014 tarihli kararının davalı şirket temsilcisi tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesi'nin 10.11.2020 tarihli kararı ile İİK'nın 158. maddesine uygun şekilde depo kararına esas alacağın belirlenmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiş, karar düzeltme talebi Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nin 09.06.2021 tarihli kararı ile reddedilmiştir.
2. Mahkemenin 15.06.2022 tarihli kararı ile bilirkişi raporu ile belirlenen miktarların depo edilmesi hususunda 17.05.2022 tarihinde yapılan tebligata rağmen verilen sürede davalı tarafından ödemenin yapılmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının iflasının açılmasına karar verilmiştir.
3. Mahkemenin bozma sonrasında vermiş olduğu karar davacı vekiline elektronik tebliğ yolu ile 28.06.2022 tarihinde, davalı şirkete ise Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca 29.06.2022 tarihinde tebliğ edilmiş ve 02.04.2024 tarihinde düzenlenen kesinleşme şerhine göre 12.07.2022 tarihinde karar kesinleşmiştir.
4. Davalı şirket imtiyazlı pay sahibi olduğunu beyan eden ... vekili tarafından 11.04.2025 tarihli dilekçe ile karara karşı temyiz başvurusunda bulunulmuştur.
5. Mahkemenin 26.06.2025 tarihli ek kararı ile temyiz talebinde bulunan ...'in taraf ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle temyiz başvurusunun reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Temyiz talebi reddedilen ... vekili ek karara yönelik temyiz dilekçesinde; ...'in davalı şirketin A tipi imtiyazlı hissedarı olduğunu, bir dönem yönetim kurulu üyeliği yaptığını, davalı hakkında verilen ilk karara karşı temyiz yoluna başvuruda bulunulduğunu, kararın kesinleşmesi beklenilmeksizin ikinci alacaklılar toplantısının yapıldığını ve iflasın kapatılmasına ilişkin karar ile davalı şirketin 23.02.2018 tarihi itibari ile ticaret sicilinden terkin edildiğini, terkin edilmesinden sonra ilk kararın bozulduğunu, bozma kararı sonrasında yapılan tebligatların usulüne uygun olmadığını, ticaret sicilinden terkin edilmesi nedeniyle taraf ehliyetinin bulunmadığını, şirketin ihya edilmesi suretiyle yargılamaya devam edilmesinin gerektiğini, temyiz başvurusunda bulunan hakkında taksiratlı iflas nedeniyle kovuşturma bulunduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, iflas yolu ile başlatılan takipte alacağın ödenmemesi nedeniyle iflasın açılması istemine ilişkindir.
1. Temyiz talebi reddedilen ... hakkında İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 04.12.2018 tarihli iddianamesi ile Türk Ceza Kanunu'nun 162/1. maddesi uyarınca davalı şirketin taksirle iflasına sebep olma suçundan dolayı kamu davası açılmıştır. Yargılama İstanbul Anadolu 10. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/852 Esas sayılı dosyasında devam etmektedir. Hakkında ceza yargılaması devam eden ...'in temyiz başvurusunda bulunmasında hukuki yarar bulunmaktadır. Bu kapsamda yapılan değerlendirme sonucunda temyiz talebinde bulunmakta hukuki yararı bulunan ... vekilinin temyiz itirazlarının esasının incelenmesi için İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26.06.2025 tarihli temyiz başvurusunun reddine ilişkin kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
2. İstanbul Anadolu 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24.06.2014 tarihli ve 2014/41 Esas, 2014/239 Karar sayılı kararı ile Yöm Ödeme Sistemleri ve Danışmanlık Anonim Şirketi'nin iflasının açılmasına karar verilmiş, İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30.01.2018 tarihli ve 2018/17 Esas, 2018/101 Karar sayılı kararı ile ise iflasın kapatılmasına karar verilmiştir. İflasın kapatılmasına karar verilmesi üzerine İstanbul Anadolu 3. İcra Dairesi'nin 2014/56 iflas sayılı dosyasında gerekli ilan ve işlemler yapılmış ve 23.02.2018 tarihinde ticaret sicilinden terkin işlemi gerçekleştirilmiştir.
İflasın açılmasına ilişkin karara karşı davalının temyiz başvurusu üzerine Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 10.11.2020 tarihli ve 2018/1032 Esas, 2020/3531 Karar sayılı ilamı ile kararın bozulmasına karar verilmiş, 09.06.2021 tarihli ilamı ile ise karar düzeltme talebi reddedilmiştir. Bozma ilamı sonrasında dosya İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/436 Esas sırasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuş, ancak bozma sonrası yapılan yargılamada davalı şirkete yapılması gereken tüm tebligatlar Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi hükümlerine göre tebliğ edilmiştir.
Mahkemece; bozma ilamı öncesinde ticaret sicilinden terkin edilen davalı ...'nin tüzel kişiliğinin yeniden kazandırılması ve taraf teşkilinin sağlanması ile bozma ilamı doğrultusunda gerekli inceleme ve değerlendirme yapılmak suretiyle işin esasının incelenmesi ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, taraf teşkili sağlanmaksızın karar verilmesi yerinde olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz isteminde bulunmakta hukuki yararı bulunduğu tespit edilen ...'in temyiz isteminin reddine ilişkin 26.06.2025 tarihli ek kararın KALDIRILMASINA,
Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle ...'in temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harçlarının talep halinde ilgilisine iadesine,
Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
20.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.