5. Hukuk Dairesinin, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu uyarınca irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti davasında bilirkişi raporu, değerleme yöntemleri ve bedel itirazlarına ilişkin yargılaması.
Özet: Bu hukuki evrak, 2942 sayılı kanun kapsamında açılan kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti ile tescili davasında, ilk derece mahkemesinin kabul kararına karşı davacı idare ve davalının istinaf başvurularını Bölge Adliye Mahkemesinin esastan reddetmesi üzerine, davacı idarenin temyiz ettiği kararın değerlendirilmesini konu almaktadır; davacı, kamulaştırma bedelinin yüksekliğini, bilirkişi raporunun eksikliklerini ve lehine vekalet ücreti hükmedilmemesini ileri sürerken, Bölge Adliye Mahkemesi arazi niteliğindeki taşınmazlara net gelir metoduna göre değer biçilmesini ve değer düşüklüğü oranının yerinde olduğunu gerekçe göstermiştir.

MAHKEMESİ: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2024/1939 Esas, 2024/960 KararKARAR: Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ: ... Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI: 2022/141 Esas, 2023/272 KararTaraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekili ile davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVADavacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Sakarya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 03... ve 9 parsel sayılı taşınmazlarda kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.II. CEVAP Davalı, usulüne uygun tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti ile bu hakkın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili ile davalı istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; tespit edilen kamulaştırma bedelinin yüksek olduğunu, değer düşüklüğü oranının ve objektif değer artışının yüksek belirlendiğini, eksik ve bilimsellikten uzak hazırlanan bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını, hesaplamanın hatalı yapıldığını, uygulanan kapitalizasyon faiz oranının hatalı olduğunu, bilirkişilerin konunun uzmanı olmadığını, enerji nakil hattının, taşınmazın yüzölçümü ve geometrik durumu nazara alındığında taşınmazda tasarruflara engel olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.2. Davalı istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların arazi değil arsa vasfında olduğunu, tespit edilen kamulaştırma bedelinin oldukça düşük olduğunu, net gelir metoduna göre hesaplama yapılırken düşük verim değerlerinin esas alınmasının usul ve kanuna aykırı olduğunu, uygulanan objektif değer artışı ile kapitalizasyon faiz oranlarının doğru olmadığını, değer düşüklüğü oranının düşük belirlendiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun kabul edilemeyeceğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; arazi niteliğindeki dava konusu taşınmazlara net gelir metoduna göre değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda taşınmazların niteliği ve konumuna göre uygulanan kapitalizasyon faizi ile objektif değer artırıcı unsur oranlarının yerinde olduğu, taşınmazların niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergahı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirlenmek suretiyle irtifak hakkı karşılığının tespit edilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı idare vekili ile davalının istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş; davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukuki NitelendirmeUyuşmazlık, kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Kuru tarım arazisi niteliğindeki dava konusu taşınmazlara 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net geliri esas alınarak değer biçilmesi ve yine aynı Kanun'un 11 inci maddesinin son fıkrası uyarınca taşınmaz malın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergâhı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirlenmek suretiyle irtifak hakkı ve pilon yeri karşılığının tespit edilmesi yerindedir.3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, istinaf aşamasında ileri sürülmeyen itirazların temyiz sebebi yapılamayacak olmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,27.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.