Hazinenin toprak tevzi ile tescilli taşınmazının zilyetlikle iktisap iddialarına karşı tapu iptal ve tescil davasının temyiz incelemesi.
Özet: Hazine tarafından, toprak tevzi ile kendi adına kaydedilen bir taşınmazın kadastro tespiti sırasında koşulları oluşmadığı halde zilyetlik gerekçesiyle davalı adına tescil edildiği iddiasıyla açılan tapu iptali ve tescil davasında, ilk derece ve bölge adliye mahkemelerinin davanın reddine dair kararları Yargıtay tarafından, davalılar lehine zilyetlikle iktisap şartlarının oluşmadığı ve davanın kabulü gerektiği gerekçesiyle bozulmuş; bozmaya uyularak taşınmazın hazine adına tesciline karar verilmesinin ardından, davacı vekili tescil kararının içeriğini, davalılar vekili ise zilyetliğe dayalı haklarını ileri sürerek kararı temyiz etmiştir.
1. Hukuk Dairesi         2025/3866 E.  ,  2025/4425 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2024/270 E., 2025/33 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, davacı vekili ve bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı Hazine vekili; çekişmeli 1 10... parsel sayılı taşınmazın Toprak Tevzi Komisyonu çalışması sırasında 136 parsel numarasıyla sınırlandırılarak Hazine adına kayıtlandığı halde tablendikatif listesi dikkate alınmadan kadastro tespiti sırasında koşulları oluşmadığı halde iktisaba elverişli zilyetlik gerekçesiyle davalı adına tespit ve tescil edildiğini ileri sürerek taşınmazın tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Bir kısım davalılar ..., ..., ..., ... vekili; dava konusu taşınmazın davalıların babalarına ait olduğunu, yaklaşık 100 yıldır davalıların eklemeli olarak zilyetliğinde bulunduğunu, davalılar lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğunu, eski tapu kayıtları ve özel idare kayıtları incelendiğinde taşınmazın davalılara ait olduğunun görüleceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE VE BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARLARI
İlk Derece Mahkemesinin 11.06.2019 tarih, 2017/223 Esas, 2019/253 Karar sayılı kararıyla; dava konusu taşınmaz yönünden toprak tevzi sonucunda oluşturulan tapu kaydının tesis tarihinden evvel zilyetlikle kazanım koşullarının dava dışı ...lehine oluştuğu, taşınmaz üzerinde davacı Hazinenin mülkiyet hakkı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 02.03.2023 tarih, 2020/505 Esas, 2023/331 Karar sayılı kararı ile; çekişmeli taşınmazın 1964 yılında yapılan toprak tevzi çalışmalarında Hazine adına tapuya bağlandığı, ancak Hazineye ait tapu kaydının oluşum tarihine kadar aralıksız ve nizasız malik sıfatıyla 20 yıldan fazla süreyle zilyetlik koşullarının davalılar lehine oluştuğu gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 04.04.2024 tarihli ve 2023/4404 Esas, 2024/2798 Karar sayılı kararıyla; çekişmeli taşınmazın toprak tevzi sırasında Hazine adına oluşan Ocak 1964 tarih, 1 cilt, 79 sahife numaralı tapu kaydı kapsamında kaldığı, keşif sırasında mahallinde alınan beyanlara göre çekişmeli taşınmazın eklemeli biçimde dava dışı ...ve murisi evvellerinin zilyetliğinde olduğu, davalıların yahut mirasbırakanlarının taşınmaz üzerinde zilyetliğinin bulunmadığı, çekişmeli taşınmaz üzerinde davalılar yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14... /1. maddelerinde yazılı iktisap koşullarının oluşmadığı, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; bozma kararındaki gerekçe benimsenerek davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın mülkiyetinin davacı Hazineye ait olduğunun tespitine karar verilmiş, davacı Hazine vekilinin 04.03.2025 tarihli dilekçesi ile hükmün tavzihini talep etmesi üzerine İlk Derece Mahkemesinin 09.04.2025 tarihli ek kararı ile davacının tavzih talebinin kabulü ile taşınmazın mülkiyetinin davacı Hazineye ait olduğunun tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; tavzih talepleri kabul edildiği halde dava konusu taşınmazın mülkiyetinin Hazineye ait olduğunun tesciline karar verildiğini, hükmün bu yönü ile hatalı olduğunu, taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın düzeltilerek onanmasını veya bozulmasını talep etmiştir.
Bir kısım davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmazın davalıların murisine ait olduğunu gösterir eski tapu kaydının dikkate alınmadığını, taşınmaza uygulanmadığını, taşınmazın Hazineye ait olduğuna ilişkin mahalli bilirkişi beyanı bulunmadığını, davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
... köyü çalışma alanında bulunan 1 10... parsel sayılı taşınmazın Hazine adına kayıtlı Ocak 1964 tarih, 1 cilt, 79 sahife numaralı tapu kaydı dayanak alınarak ve toprak tevzi çalışması sonucu tapunun oluştuğu tarihe kadar eklemeli zilyetlikle iktisap şartlarının ... lehine oluştuğu edinme kısmında açıklanmak suretiyle ... adına tespit ve tescil edildiği, tespitin 12.06.2007 tarihinde kesinleştiği, taşınmazın daha sonra veraseten davalılara intikal ettiği anlaşılmaktadır.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Davacı Hazine vekilinin temyiz itirazına gelince;
Bilindiği üzere; kamu düzeninden olan doğru sicil oluşturma ilkesi gereğince hakimin infazı kabil karar verme yükümlülüğü vardır. HMK'nın 297/2. maddesine göre, mahkemelerce kurulan hükümler infaz sırasında tereddüt ve şüphe yaratmayacak nitelikte olmalıdır.
Somut olayda, dava kabul edildiğine göre dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesi gerekirken infazı mümkün olmayacak şekilde hüküm tesis edilmesi isabetsizdir.
Ne var ki, anılan husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesinin 09.04.2025 tarihli ek kararı ortadan kaldırılarak 04.02.2025 tarihli kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Bir kısım davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddine,
Davacı Hazine vekilinin temyiz itirazının kabulü ile; İlk Derece Mahkemesinin 09.04.2025 tarihli ek kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 04.02.2025 tarihli kararın birinci fıkrasının 2. bendinde yer alan "... köyünde kain 1 10... parsel sayılı taşınmazın mülkiyetinin davacı Hazineye ait olduğunun TESPİTİNE," cümlesi anılan bentten tamamen çıkarılarak yerine "... Köyünde kain 1 10... parsel sayılı taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının İPTALİ ile taşınmazın davacı Hazine adına TESCİLİNE” cümlesi yazılmak suretiyle hükmün 6100 sayılı Kanun'un 370/2. maddesi gereğince DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan harcın istek hâlinde temyiz eden davalılara iadesine,
Temyiz eden davacı Hazine harçtan muaf bulunduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.