İş kazası sonucu vefat eden sigortalının hak sahiplerine ödenen kurum zararının tahsili davasında taşeron sorumluluğu ve kusur tespiti üzerine bozma sonrası yargılama.
Özet: İş kazasında vefat eden sigortalıların hak sahiplerine bağlanan gelirden kaynaklanan kurum zararının tahsili talebiyle açılan davada, davalıların sorumluluk, taraf sıfatı ve kusur itirazları ile usule ilişkin savunmaları üzerine ilk derece mahkemesinin davanın kabulü kararı temyiz edilmiş; Yargıtay, ilgili davaların akıbeti, ceza dosyası ve mevcut raporlardaki çelişkileri giderecek şekilde, her bir sigortalının müterafık kusurunu ayrı ayrı belirleyecek uzman bilirkişi raporu alınması gerekliliğiyle kararı bozmuştur.
10. Hukuk Dairesi         2025/13365 E.  ,  2025/16594 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Akçadağ Asliye (İş) Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2020/27 E., 2023/178 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı Kurum vekili dava dilekçesinde; 08.11.2009 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu vefat eden Kurum sigortalısının hak sahiplerine bağlanan ilk peşin sermaye değerli gelirden oluşan kurum zararının tahsili talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar ... İnşaat Tic. ve San. Ltd. Şti. ve ... İnş. San. ve Tic. A.Ş. vekilleri cevap dilekçesinde özetle; davacının davasının reddine karar verilmesini, usul yönünden incelenmesi için, öncelikle müvekkilleri şirketlerin iş bu davada taraf sıfatı bulunmadığını, bu hususun göz önüne alınmasını, ... yolunun emercensi pist haline çevrilmesi işinin her ne kadar müvekkil şirketlere ihale edilmiş isede, dilekçe ekinde sundukları taşeron sözleşmesinden de anlaşılacağı üzere, söz konusu işin ... Yapı İnş. Taş. Turz. Mad. Gıda İhtiyaç Mad. Yatırım Danş. Ve Aracılık Hiz.san. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından yapıldığını, dava konusu olaya ilişkin kazada vefat eden kişilerin de yine bu taşeron şirketin işçileri olduğunu, zaten Malatya 1. Ağır Ceza Mahkemesine açılan davada da sadece taşeron şirketin temsilcileri hakkında sanık sıfatı ile davanın açılmasının, müvekkil şirketlerin bu kazada sorumluluğunun olmadığını, yine aynı dosyada vefat eden işçilerin yakınlarının vermiş oldukları ifadelerde vefat eden işçilerin taşeron şirketin işçileri oldukları ve taşeron şirketin temsilcileri tarafından Malatya'ya getirilerek çalıştırıldıklarını belirttiklerini, dava konusu kazada iki kişinin vefat etmesine rağmen, davacı tarafın her iki vefat eden kişilerin yakınlarına verecekleri peşin değerli gelire ilişkin tek dava açtığını, vefat eden iki kişiye karşı tek davanın açılmasının usul hukuku yönünden mümkün olamayacağını, nitekim bu iki kişinin her birinin hesaplanmasının ayrı ayrı yapılması gerekeceğini, kusur oranlarının farklı olduğundan ayrı ayrı dava açılması gerektiğini, davacı tarafından müteselsil sorumluluğa dayanılarak müvekkil şirketlerin ve taşeron şirketin aleyhine dava açıldığını, ancak asıl iş sahibi olması nedeni ile sorumlu olan ... işletmesine karşı dava açılması gerektiğini, bu nedenle ... davaya dahil edilmesi gerektiğini, esas yönünden ise, Kurum müfettişlerince düzenlenen rapora dayanılarak Mahkemece karar verilmesi halinde, adilane bir karar verilemeyeceğini düşündüklerini, vefat ile sonuçlanan olayda kusurun tamamının vefat eden işçilerde olup, müvekkil şirketlerin herhangibir kusuru bulunmadığını, buna rağmen müfettişce tek taraflı düzenlenen ve tarafsızlığından şüphe duyulan bir rapordan dolayı müvekkil şirketler aleyhine karar verilmesinin mümkün olamayacağını, müvekkil şirketin davada sorumluluğunun %30 üzerinden hesaplanmasınında mümkün olamayacağını, her ne kadar davacı Kurum müfettişlerinin raporu kabul etmemekle birlikte, bu raporun geçerli sayılsa bile ... ve ... şirketlerine yüklenen kusurun %10 olup, bu iki şirketin adı ortaklık olduğu düşünüldüğünde her birinin sorumluluğunun % 5 olarak hesaplanması gerektiğini, yine kurum tarafından hesaplanan 70.753,94 TL peşin değerli gelir hesabının nasıl ve hangi kriterlere göre hesaplandığının belli olmadığından, fahiş olarak hesaplanan bu hesaplamalarında bilirkişi marifeti ile yeniden hesaplanmasını talep ettiklerini, açıkladıkları gerekçelerle müvekkil şirketlerin iş bu dava konusu kazaya ilişkin olayda hiçbir şekilde kusurlarının olmadığından ve davada taraf sıfatı bulunmadığından, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 17.09.2015 tarihli 2011/ 69... /214 karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkemenin 17.09.2015 tarihli kararına karşı davacı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
Dairenin 16.10.2019 tarihli, 2019/5085 Esas, 2019/7531 Karar sayılı kararı ile hak sahipleri tarafından davalılara karşı açılan tazminat davasının akıbeti ile aynı olayda vefat eden ... için Kurum tarafından davalılara karşı açılan rücu davasının olıup olmadığı araştırılarak ilgili dosyaların celp edilmesi gerektiği, ceza dosyası ile birlikte tüm olguların değerlendirilmesi gerektiği, olayın gerçekleştiği iş kolunda iş güvenliği bakımından uzman kişilerden oluşan bilirkişi heyetinden oluşa uygun ve mevcut raporlar arasındaki çelişkileri giderebilecek nitelikte yeniden kusur raporu alınması gerektiği, alınacak bu kusur raporunda incelemeye konu olayın meydana gelmesi sonucu ölen her bir sigortalı için verilen kusurun kendi müterafık kusurları mı olduğu, yoksa diğerinin kazasına etki eden kusurları mı olduğu hususunun belirlenmesi gerektiği hususlarına işaret edilerek karar bozulmuştur.
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; Kurum sigortalısına kusur atfeden kusur raporunu kabul etmediklerini, eksik inceleme sonucu karar verildiğini, bozma ilamına uygun rapor alınmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı Kurum ve davalı ... İnşaat San. ve Tic. A.Ş. vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun kararın ONANMASINA,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
03.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.