Yüklenicinin ekonomik yaptırımlar ve ithal ürün temini kaynaklı mücbir sebep iddiasıyla süre uzatımı talebinin reddedilerek sözleşme feshinin haklı bulunması kararına karşı yapılan temyiz başvurusunun Yargıtayca onanması.
Özet: Dava, yüklenici davacının, ekonomik yaptırımlar ve ithal malzeme temini zorluklarını mücbir sebep olarak ileri sürerek sözleşme süresi uzatımı talebine ilişkindir; davalı iş sahibi ise davacının işe başlamaması üzerine sözleşmeyi feshetmiştir. İlk derece ve istinaf mahkemeleri, bilirkişi raporuyla malzemelerin yurtiçinden temininin mümkün olduğu, mücbir sebep halinin bulunmadığı ve davacının basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğünü yerine getirmediği gerekçeleriyle süre uzatımı talebini reddetmiş olup, Yargıtay bu kararları hukuka uygun bularak temyiz talebini onamıştır.
6. Hukuk Dairesi         2024/3374 E.  ,  2025/3953 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/372 E., 2024/1410 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Milas 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2018/735 E., 2022/100 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı yüklenici ile davalı iş sahibi arasında 18.10.2018 tarihinde ...Sözleşme'nin imzalandığını, işin süresinin 25.10.2018 yer tesliminden itibaren 60 gün olduğunu, sözleşme konusu malzemelerin ithal ürünlerden oluştuğunu, ekonomik yaptırımlar nedeniyle malzemenin temin edilemediğini ve işe başlanılamadığını, malzeme temin edilememesinin davacının kusurundan kaynaklanmadığını, sözleşmenin 18. maddesindeki mücbir sebep halinin gerçekleştiğini, davalı idare tarafından 26.11.2018 tarihli ihtarname ile işin süresinde bitirilmesinin, aksi halde yasal hakların kullanılacağının ve teminat mektubunun paraya çevrileceğinin ihtar edildiğini, işe başlanılamamasının sebebinin davacıdan kaynaklanmadığını, mücbir sebep halinin varlığına rağmen işin süresinde bitirilmesinin istenilmesinin haksız olduğunu belirterek süre uzatım şartlarının oluştuğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı yüklenici ile imzalanan sözleşme kapsamında yer tesliminin yapıldığını, işe başlama tutanağına rağmen işe başlamadığını, işe başlaması ve süresinde bitirmesi hususunda bildirimde bulunulduğunu, davacının bildirime rağmen işe başlamaması nedeniyle yönetim kurulunun 19.12.2018 tarihli kararı ile sözleşmenin 24. maddesi uyarınca sözleşmenin feshedildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi raporu ile sözleşme konusu malzemelerin Türkiye içerisinden temininin mümkün olduğunun ve sözleşme döneminde herhangi bir mücbir sebebin varlığının tespit edilemediğinin bildirildiği, davacının tacir olduğu, basiretli tacir gibi davranmak zorunda bulunduğu, sözleşme dönemi ve devamında kurlarda artışın olmadığı, aksine azalış bulunduğu, ekonomik kriz olgusunun ispat edilemediği, sözleşme ile belirlenen sürede işin tamamlanmaması için herhangi bir nedenin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; mahkeme kararına dayanak bilirkişi raporu ile dosyaya sunulan uzman mütalaasının çelişkili olduğunu, çelişki giderilmeksizin hüküm kurulmasının usule aykırı olduğunu, ifanın gecikmesi ve süre uzatımı kararı verilmesi konularının birbirinden farklı olduğunu, davanın mücbir sebeple ifanın gecikmesinin makul görülmesi ve süre uzatım şartlarının belirlenmesi istemine yönelik olduğunu, mücbir sebep halinin kesin imkansızlık hükümleri gibi değerlendirildiğini, bilirkişi raporunun ifanın mümkün olup olmadığı hususunda düzenlendiğini, mücbir sebep halinin bulunması durumunda süre uzatımı verilmesi gerektiğini, 2018 yılı Temmuz ve Ağustos aylarında yaşanan döviz kurundaki artışın döviz krizi olarak nitelendirildiğini, teklif tarihi ile sözleşme tarihi arasındaki artışın makul kabul edilmesinin hatalı olduğunu, fiyat istikrarsızlığı ve buna bağlı ekonomik durumun mücbir sebep olarak kabul edilmesinin gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamında süre uzatımı verilmesi şartlarının oluştuğunun tespiti istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.