Sosyal Güvenlik Kurumunun emekli memura yersiz ödenen aylıkların iadesi talebine karşılık, kurumun ihmali ve yasal sürelerin aşılması iddiaları ekseninde itirazın iptali uyuşmazlığının temyiz incelemesi.
Özet: Emekli maaşı alırken devlet memuru olarak göreve başlayan ve durumu kuruma bildirmesine rağmen maaş ödemeleri devam eden bir bireye karşı, kurum tarafından yersiz ödenen maaşların tahsili amacıyla icra takibi başlatılmış; bireyin borca ve kurumun ihmaline dayalı itirazıyla açtığı karşı davada, ilk derece ve istinaf mahkemeleri kurumun itirazın iptali talebini kısmen kabul ederken, bireyin karşı davasını kabul ederek borcun yeniden belirlenmesine karar vermiş, bu hükümler kurum vekilince temyiz edilmiştir.
10. Hukuk Dairesi         2025/10245 E.  ,  2025/16586 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/554 E., 2025/607 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Türkoğlu 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2017/15 E., 2020/171 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl dava davacısı-birleşen dava davalısı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Asıl davada davacı Kurum vekili dava dilekçesinde; davalı borçlu hakkında Türkoğlu İcra Müdürlüğünün 2016/571 Esas sayılı icra dosyasıyla "Kamuda Göreve Başlaması Nedeniyle Yersiz Ödenen Aylıklar" nedeniyle genel haciz yoluyla takip yapıldığını, davalının 12.08.2016 tarihinde borca itiraz ederek takibinin durduğunu, davalı borçlu böyle bir borcunun olmadığını iddia etmekte ise de müvekkili Kurum tarafından 19.04.2016 tarihli Borç Bildirim Belgesi düzenlendiğini ve bu bildirimin muhtara (davalı borçluya) 25.04.2016 tarihinde tebliğ edildiğini, davalı borçlunun kendisine tebliğ edilen borçtan haberdar olduğunu ve borcuna karşı müvekkili Kurum nezdinde hiçbir itirazının da mevcut olmadığını, icra takibine yapılan itirazın kötüniyetli olduğunu, davalı borçlunun icra takibine yaptığı itirazının iptaline, takip konusu alacağın %20 'sinden az olmamak üzere davalı borçlunun tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Birleşen karşı davada davacı vekili; kendisi emekli iken yapılan bir sınav sonucu sözleşmeli sağlık personeli olarak devlet memurluğuna atandığını, 2005-2016 yılları arasında 11... ay süre ile devlet memuru olarak görev yaptığını, bu süre zarfında kesilmesi gereken emekli maaşının SGK'ya verilen dilekçeye rağmen kesilmeyerek ödenmeye devam ettiğini, daha sonra geriye dönük 10 yıllık borç çıkarılarak icra işlemi başlatıldığını, itirazı üzerine de SGK'nın Türkoğlu Asliye Hukuk Mahkemesinde 2017/15 Esas no.lu itirazın iptali davası açtığını, bu borcun tamamen SGK'nın kendi ihmal ve hatalarından kaynaklandığını, kendisinin hiçbir şekilde Kuruma karşı yanlış ve yanıltıcı bilgi ve belge vermediğini, ilgili kanunlara göre geriye dönük en fazla 5 yıllık çıkarılması gereken borcun 10 yıllık olarak tahakkuk ettirildiğini, Adana SSK Müdürlüğüne atanma ve göreve başlama yazılarını ekleyerek durumunu anlatan ve emekli maaşının kesilmesi gerektiğini bildiren 20.05.2005 tarihli ve 231638/20/05/2005 evrak kayıt nolu bir dilekçe ile başvurduğunu, ancak SSK'nın emekli maaşını hemen kesmeyerek sürdürdüğünü, davacının bu durumdan haberi olmadığını, zira 2002 yılında boşanmış olduğu eşi ve 2 çocuğa ait nafaka ödemeleri için emekli maaş kartını eski eşine verdiğini ve emekli maaşının eski eş tarafından boşandığı tarih olan 2002 yılında bu yana nafaka ödemesi olarak çekildiğini, icra yolu ile talep edilen yersiz ödeme borcunun iptalini, borçlu olup olmadığının veya ne miktarda borcu olduğunun yeniden tespitinin gerektiğine dair karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı birleşen dava davacısı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl dava davacısı, birleşen dava davalısı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Asıl dava davacısı- birleşen dava davalısı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, hüküm kurmaya elverişli olmadığını, davalının 5 yıl süreyle sorumlu olduğuna yönelik tespitin yersiz olduğunu, birleşen dava yönünden hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, yaşlılık aylığı alan davacının 5335 sayılı Kanun'un 30. maddesi kapsamında çalıştığının tespit edilmesi üzerine, davacıya yapılan aylık ödemelerinin 5510 sayılı Kanun'un 96. maddesinin “a” bendi kapsamında yersiz ödeme borcu tahakkuk ettirilmesine dair Kurum işleminin iptalinin yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla asıl dava davacısı, birleşen dava davalısı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.