Yargıtay, işçilik alacakları davasında ibraname geçerliliği, fazla çalışma ücretinin sözleşme ve 270 saat sınırlaması, fiilen çalışılmayan günler ve avukatlık ücreti hataları sebebiyle hükmü bozdu.
Özet: Yargıtay, işçi alacaklarına ilişkin yerel mahkeme kararını bozarak, ibranamede hafta tatili ile bayram ve genel tatil ücretlerinin ödendiği belirtildiği için bu kalemlerin reddedilmesi gerektiğini, fazla çalışma ücretinin aylık ücrete dahil olduğuna dair sözleşme hükmünün yıllık 270 saatle sınırlı olarak geçerli sayılarak ek bilirkişi raporu alınması gerektiğini, bayram ve genel tatil ücretlerinin sabit maaşa dahil edilemeyeceğini, fiilen çalışılmayan günler için fazla mesai hesabı yapılmasının hatalı olduğunu ve reddedilen alacaklar yönünden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini vurgulamıştır.
9. Hukuk Dairesi         2012/1046 E.  ,  2012/25879 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ

DAVA :Taraflar arasındaki, kıdem tazminatı, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalılar avukatınca istenilmesi davalılardan ... İnş. Ltd. Şti. avukatı tarafından duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 03.07.2012 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı ... İnş. Ltd. Şti. adına Avukat ... ... İnş. Ltd. Şti. adına Avukat ...le karşı taraf adına Avukat ... geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalıların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı işçi fazla çalışma, hafta tatili ile bayram ve genel tatil ücretlerini talep etmiş, davalı işveren sözü edilen isteklerle ilgili olarak ibranameye dayanmıştır.
Mahkemece, ibranamenin kıdem tazminatı dışında kalan istekler yönünden miktar içermemesi sebebiyle geçersiz olduğu kabul edilerek sonuca gidilmiştir.
Dosya içinde bulunan davacının imzasını taşıyan ibranamede kıdem tazminatı için miktar gösterilmiştir. Hafta tatili ile dini ve milli bayram tatili ücretlerinin ödendiği belirtilmiştir. Fazla çalışma ile ilgili olarak ise ibranamede açık bir ifade yer almamıştır. Genel anlamda ibra geçerli olmadığından dosya içinde yer alan ibranamenin fazla çalışma alacakları yönünden borcu sona erdiren bir etkisi bulunmamaktadır. Ancak hafta tatili ile dini ve milli bayram tatili ücretleri yönünden borcun ibraname sebebiyle sona erdiği kabul edilmelidir. Mahkemece sözü edilen isteklerin reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi hatalıdır.
3- Taraflar arasında imzalanmış olan iş sözleşmesinin Çalışma Saatleri ve Düzenlenmesi başlıklı E -2. maddesinde, işçiye ödenecek ücretin, ulusal bayram ve genel tatiller ile kanuni sınırlar dahilinde yapılan fazla çalışmayı da kapsadığı belirtilmiştir.
Bayram ve genel tatil ücretlerinin aylık sabit ücreti içinde ödendiğinin kabulü mümkün olmamakla birlikte, iş sözleşmelerinde fazla çalışma ücretinin aylık ücrete dahil olduğu yönünde kurallara sınırlı olarak değer verilmelidir. Dairemizce, yıllık ikiyüzyetmiş saatle sınırlı olarak söz konusu hükümlerin geçerli olduğu kabul edilmektedir. Böyle olunca yılda ikiyüzyetmiş saatle sınırlı fazla çalışmaların aylık ücretin içinde yer aldığı kabul edilmeli ve gerekirse bu yönden bilirkişiden ek hesap raporuna alınarak sonuca gidilmelidir.
4- Mahkemece reddedilen kıdem tazminatı miktarının düşük olduğundan söz edilerek davalılar yararına avukatlık ücretine hükmedilmemesi de hatalıdır. Yukarıdaki bentlere göre verilecek hüküm kapsamında yürürlükte olan Avukatlık Ücret Tarifesi hükümlerine göre davalılar yararına avukatlık ücretine hükmedilmelidir.
5- Hükme esas alınana bilirkişi raporunda, davacının fiilen çalışmadığı yağmurlu günler için de hesaplamaya gidilmiştir. Fiilen çalışılmayan bu günler için fazla çalışma hesabı yapılması hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, davalılardan ... İnş. Ltd. Şti.avukatı yararına takdir edilen 900.00 TL duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 03.07.2012 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
Davacı işçi davalı ... ile diğer davalılar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi olduğundan söz ederek davaya konu işçilik alacaklarından birlikte sorumluluğa dair karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... husumet yönünden itirazda bulunmuş, mahkemece iddiaya değer verilerek birlikte sorumluluğa dair hüküm kurulmuştur.
Davalılardan EÜAŞ ile diğer davalılar ortak girişim arasında, maden sahası üzerindeki üst örtü tabakasının kaldırılması (dekapaj) işi için sözleşme yapılmıştır. Yüklenicilerin işi, maden üst örtü tabakasının kazılması, yüklenmesi, taşınması, taşıma yollarının yapılması ve bakımı, projede belirtilen alanlara dökülmesi ve serilmesi şeklinde olup, süreklilik arz eden bir iş niteliğinde değildir. İşin tamamlanması ile sözleşme konusu faaliyet de sona erecektir. EÜAŞ elektrik üretim işi yapmakta olup, üstlenmiş olduğu mal ve hizmet üretimi açısından yüklenicilere verilen iş asıl iş veya yardımcı iş niteliğinde değildir.
Bu nedenle davalılar arasındaki ilişki eser sözleşmesi niteliğinde olup, asıl işveren alt işveren ilişkisi olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Davalılardan EÜAŞ’nin asıl işveren olduğundan söz edilerek davaya konu işçilik alacaklarından diğer davalılarla birlikte sorumlu tutulması hatalıdır.
Davacı dava dilekçesinde aylık ücretini açıklamış olup, ilk hesap raporu bu doğrultuda alınmıştır. Davacının rapora itirazı üzerine dava dilekçesinde belirtilen ücretin hatalı olduğundan söz edilerek bordroda yazılı olan bürüt rakam üzerinden hesaplamaya gidilmesi hatalıdır. Dava dilekçesinde açıklanan net rakamın bürütü dikkate alınarak gerektiği taktirde davalı yararına usulü kazanılmış hak ilkesi de gözetilerek hesaplamaya gidilmelidir.
Kararın bu nedenlerle de bozulması gerektiğini düşündüğümden yukarıdaki hususları bozma dışında bırakan sayın çoğunluk görüşüne katılamıyorum. 03.07.2012