Mirasbırakanın muvazaalı satış iddiasıyla açılan tapu iptal ve tescil davasında, Yargıtay bozma kararlarına uyulmaması, eksik harç ve usuli kazanılmış hak ihlali sonucunda dosyanın işlemden kaldırılması.
Özet: Mirasbırakanın mirasçılardan mal kaçırma amacıyla muvazaalı satış iddiasıyla açılan tapu iptali ve tescili davasında, yerel mahkemenin eksik harç nedeniyle davanın usulden reddi ve ardından hukuki yarar yokluğundan ret kararları sonrasında, Yargıtayın eksik harcın usulüne uygun tamamlanması için kesin süre verilmesi ve tamamlanmaması halinde dosyanın işlemden kaldırılması veya açılmamış sayılması gerektiğine dair iki kez bozma ilamına rağmen, yerel mahkemenin bu bozma gereklerine uymayarak ve usuli kazanılmış hakkı ihlal ederek dosyayı işlemden kaldırma kararı vermesi üzerine, bu evrakta kararın temyiz incelemesi yapılarak, eksik harcı yatıran ve yatırmayan davacılar için ayrı ayrı hukuki prosedür uygulanması gerekliliği vurgulanmaktadır.
1. Hukuk Dairesi         2025/3089 E.  ,  2025/4397 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2024/348 E., 2025/119 K.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda karar verilmesine yer olmadığına ve dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar dava dilekçeleri ile; mirasbırakan ...’ın, dava konusu 179, 104, 109, 133, 136, 139, 142, 146, 149, 151, 153, 157, 163, 167, 169, 179, 182, 185, 192, 204, 206, 215, 220, 330, 243, 360, 168 parsel sayılı taşınmazlar ile 6 26... , 3 82... , 4 34... parsel sayılı taşınmazlardaki paylarını, mirastan mal kaçırma amacıyla ve muvazaalı olarak 30.04.1985 tarihinde satış yolu ile davalılara temlik ettiğini ileri sürerek iptal-tescil isteğinde bulunmuşlardır.
II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçeleri ile; dava konusu taşınmazları bedeli karşılığında aldıklarını, mirasbırakanın taşınmazları sattıktan sonra sağlık giderlerine kullandığını, Türkiye’de o zamanlar ilk olan göz merceği ameliyatı olduğunu, kalça kırığı nedeni ile vücuduna platin takıldığını, ayrıca yaşadığı köye köprü ve hastane yaptırdığını, bir çok hayır işi işlediğini belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 21.05.2015 tarihli ve 2012/622 Esas, 2015/656 Karar sayılı kararıyla; kesin süre içerisinde eksik harcın tamamlanmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairenin 27.03.2019 tarih ve 2016/7230 Esas, 2019/2195 Karar sayılı kararıyla; "... öncelikle eksik harcın tespit edilerek ve ara kararda tamamlanması gereken harç miktarı açıkça belirtilerek Harçlar Kanunu'nun 30 ve Hukuk Mukameleri Kanunu'nun 150. maddeleri uyarınca davacı tarafa sonraki celseye kadar süre verilmesi, yatırılmaması halinde sonucunun usulünce ihtar edilmesi, harcın tamamlanmaması durumunda 492 sayılı Harçlar Yasası'nın 30. maddesi yollaması ile 6100 sayılı HMK'nın 150. maddesi uyarınca dosyanın işlemden kaldırılması ve şartlar oluştuğu takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir." gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
Mahkemenin 11.09.2020 tarihli 2019/503 Esas, 2020/384 Karar sayılı kararıyla; Yargıtay bozma ilamına uyulmuş ancak davalıların ...'ın atanmış mirasçısı oldukları kesinleştiğinden mirasçılık sıfatı olmayan davacıların davayı açmakta hukuki yararları bulunmadığı gerekçesiyle davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairenin 22.12.2021 tarihli ve 2021/9514 Esas, 2021/8158 Karar sayılı kararıyla; "... Somut olayda; bozmaya uyulmakla usuli kazanılmış hak oluşmasına rağmen, bozma gerekleri yerine getirilmeksizin sonuca gidilmiştir. Şöyle ki; bozma ilamında öncelikle eksik harcın tespit edilerek ve ara kararda tamamlanması gereken harç miktarı açıkça belirtilerek Harçlar Kanunu'nun 30 ve Hukuk Mukameleri Kanunu'nun 150. maddeleri uyarınca davacı tarafa sonraki celseye kadar süre verilmesi, yatırılmaması halinde sonucunun usulünce ihtar edilmesi, harcın tamamlanmaması durumunda 492 sayılı Harçlar Yasası'nın 30. maddesi yollaması ile 6100 sayılı HMK'nın 150. maddesi uyarınca dosyanın işlemden kaldırılması ve şartlar oluştuğu takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği belirtilmiş olmasına rağmen, bozma sonrası 19.02.2020 tarihli 3. celsede bozmaya uyulmasına karar verildikten sonra, 1 nolu ara karar ile; “Davacı vekillerine eksik harç 362.473,11 TL'nin yatırılması için gelecek celseye kadar kesin süre verilmesine, yatırılmaması halinde 6100 sayılı HMK'nın 150. maddesi uyarınca dosyanın işlemden kaldırılacağının ihtarına, (davacı vekillerine ihtarat yapıldı)” şeklinde karar verildiği, 09.09.2020 tarihinde davacılardan sadece .......... tarafından 216,00 TL tamamlama harcı yatırıldığı, diğer davacılar tarafından harcın tamamlanmadığı açıktır. Hal böyle olunca, vekillerinin katıldığı duruşmada verilen kesin süreye rağmen harcı tamamlamayan davacılar yönünden 6100 sayılı HMK'nın 150. maddesi gereğince dosyanın işlemden kaldırılması ve şartlar oluştuğu takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi, tamamlama harcını yatıran davacı ... ... ...... yönünden ise; atanmış mirasçılıkları kesinleşen davalıların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 599/3. maddesi gereğince taşınmazların mülkiyetini mirasbırakanın ölümüyle kazandıkları, böylece eldeki davanın açılmasında hukuki yararın kalmadığı gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm kurulması isabetsizdir." gerekçesiyle karar bozulmuştur.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda davacı ... ... .........’nin davalılar aleyhine açtığı davanın hukuki yarar yokluğundan reddine, davacı ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... tarafından davalılar aleyhine açılan davada 6100 sayılı HMK'nın 150. maddesi gereğince dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir.
E. Üçüncü Bozma Kararı
Mahkeme kararının davacılar vekili tarafından temyizi üzerine Dairece; "Hemen belirtmek gerekir ki; tamamlama harcını yatıran davacı ... ......... yönünden; atanmış mirasçılıkları kesinleşen davalıların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 599/3. maddesi gereğince taşınmazların mülkiyetini mirasbırakanın ölümüyle kazandıkları, böylece eldeki davanın açılmasında hukuki yararın kalmadığı gerekçesi ile davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden davacılar vekillerinin bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ne var ki; bilindiği ve önceki bozma ilamında da belirtildiği üzere, Mahkemenin Yargıtayın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak doğar. Diğer taraftan Yerel Mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu müessese Mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararındaki esas çerçevesinde işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirir (09.05.1960 gün, 21/9 sayılı YİBK). Somut olayda; bozmaya uyulmakla usuli kazanılmış hak oluşmasına rağmen bozma gerekleri yerine getirilmeksizin sonuca gidilmiştir. Şöyle ki; Mahkemece haklarında işlemden kaldırma kararı verilen davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ........... ile açtığı dava hakkında hukuki yarar yokluğundan ret kararı verilen ........ dışında 62 davacının daha yer aldığı, önceki bozma ilamında vekillerinin katıldığı duruşmada verilen kesin süreye rağmen harcı tamamlamayan davacılar yönünden 6100 sayılı HMK'nın 150. maddesi gereğince dosyanın işlemden kaldırılması ve şartlar oluştuğu takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği belirtilmiş olmasına rağmen 62 davacı hakkında herhangi bir karar verilmeden yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir." gerekçesiyle karar bozulmuştur.
F. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Temyize Konu Karar
Mahkemece 19.03.2025 tarihli 2024/348 Esas, 2025/119 Karar sayılı kararında; Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 2024/4753 Karar sayılı bozma ilamında belirtilen hususlar doğrultusunda inceleme yapıldığı, dosya kapsamı ve toplanan delillerden davacı ... ... ....... yönünden verilen ret kararının Yargıtay tarafından onandığı, bu nedenle bu davacı hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiştir. Diğer yandan, davacılar ..., ..., ..., ..., .........., ..., ..., ..., ... ve ...yönünden davanın tefrik edilerek 2022/489 Esas sayılı dosyada görülüp açılmamış sayılmasına karar verilmiş ve karar kesinleştiğinden, bu kişiler hakkında da yeniden karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiştir. Bunun dışında kalan diğer davacılar yönünden, verilen kesin süreye rağmen eksik harçların tamamlanmaması nedeniyle 6100 sayılı HMK’nın 150. maddesi uyarınca davanın işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacılar vekili temyiz dilekçesi ile; Yerel Mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu, bu nedenle kararın bozulması gerektiğini, daha önce davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verildiğini, yapılan temyiz başvurusu üzerine kararın Yargıtay denetiminden geçerek bozulduğunu ancak bozma sonrası Mahkemece yeniden aynı nitelikte hukuka aykırı bir karar verildiğini, dava konusu işlemin muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olduğunu, mirasbırakanın taşınmazlarını mirasçılardan mal kaçırma amacıyla davalılara muvazaalı biçimde devrettiğini, bu nedenle tapu kayıtlarının iptaliyle miras payları oranında davacılar adına tesciline karar verilmesi gerektiğini, satış işleminin 1985 yılında, mirasbırakanın yaşlı ve ekonomik olarak güçlü olduğu bir dönemde yapıldığını, herhangi bir bedel ödenmediğini, satışın gerçekte bağış niteliğinde olduğunu, tanık beyanları ve banka kayıtlarıyla da bu hususun sabit olduğunu, Mahkemece eksik inceleme ile yalnızca harç eksikliği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, ayrıca harcını tamamlayan davacı ... ... ..........yönünden verilen “hukuki yarar yokluğu” kararının da yanlış olduğunu belirterek Nizip 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2024/348 Esas, 2025/119 Karar sayılı kararının bozulmasına, davanın kabulüne ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; mirasbırakanın, maliki olduğu çekişme konusu 179, 104, 109, 133, 136, 139, 142, 146, 149, 151, 153, 157, 163, 167, 169, 179, 182, 185, 192, 204, 206, 215, 220, 330, 243, 360, 168 parsel sayılı taşınmazlar ile 6 26... , 3 82... , 4 34... parsel sayılı taşınmazlardaki paylarını 30.04.1985 tarihli satış işlemi ile davalılar ......, ... ve ........’a temlik ettiği, 1927 doğumlu mirasbırakan ...’ın 26.06.2009 tarihinde bekar ve çocuksuz olarak öldüğü, Gaziantep 1.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/672 Esas, 2011/1192 Karar sayılı mirasçılık belgesine göre eldeki davanın davacıları ile dava dışı şahısların mirasçı olarak kaldığı, ayrıca mirasbırakanın ......... Noterliğinin 28.09.1981 tarihli ... yevmiye numaralı vasiyetnamesi ile (içerisinde dava konusu taşınmazların da yer aldığı) 41 parça taşınmazını davalılara vasiyet ettiği, öte yandan Nizip Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/633 Esas, 2015/577 Karar sayılı dosyasında, davacıların (eldeki dosyanın davalıları) ...ve ... olduğu, mirasçılık belgesi istemli olarak açılan davada yapılan yargılama neticesinde; "talebin kabulü ile 1927 doğumlu ...'ın Mahkememizin 2009/695 Esas, 2014/481 Karar sayılı ilamı ile açılıp okunmasına karar verilen ......... Noterliğinin 28.09.1981 tarihli ... yevmiye numaralı vasiyetnamesinin iptaline ilişkin açılan Nizip Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/266 Esas, 2013/231 Karar sayılı davanın reddine karar verildiği, Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2013/12623 Esas, 2013/14170 Karar sayılı ilamı ile hükmün onanmasına karar verildiğinden, Gaziantep 1. Noterliğinin 28.09.1981 tarihli ... yevmiye numaralı vasiyetnamesinde yazıldığı üzere, Gaziantep ili Nizip ilçesi Tapu Sicilinde kayıtlı bulunan 41 adet taşınmazdaki hisselerinin tamamını ve diğer bilimum menkul ve gayrimenkul mallarını ve bu gibi mallardaki hak ve hisselerinin tamamını kendisi öldükten sonra ..., ... ve ...'a müsavi olarak kalmasını vasiyet etmesi sebebi ile TMK'nın 598/2. maddesi uyarınca bu mallar ve atanmış mirasçılar yönünden tereke (3) pay kabul edilerek 1’er pay olarak adları geçen şahıslara ait olmak üzere atanmış mirasçı olduklarına” şeklinde karar verildiği, söz konusu kararın 07.01.2016 tarihinde kesinleştiği, Dairece verilen üçüncü bozma ilamı sonrasında Mahkemece davacı ... ... ..........yönünden verilen ret kararının Yargıtay tarafından onandığı, bu nedenle bu davacı hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davacılardan ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... tarafından açılan dava ile ilgili olarak davanın tefrik edilerek 2022/489 Esas sayılı dosyada görülüp açılmamış sayılmasına karar verildiği ve karar kesinleştiğinden, bu kişiler hakkında da yeniden karar verilmesine yer olmadığına dair karar verildiği, geri kalan davacılar yönünden ise 6100 sayılı HMK'nın 150. maddesi gereğince dosyanın işlemden kaldırılması kararı verildiği anlaşılmaktadır.
Hemen belirtmek gerekir ki; önceki bozma ilamları ile usuli müktesep hak gereği, durumu kesinleşen davacı ... ... ......... yönünden karar verilmesine yer olmadığına ve ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden davacılar vekillerinin bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ne var ki; bilindiği ve önceki bozma ilamlarında da belirtildiği üzere, Mahkemenin Yargıtayın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşur. Diğer taraftan Yerel Mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” Mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararındaki esas çerçevesinde işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirir (09.05.1960 gün, 21/9 sayılı YİBK).
Somut olayda; bozmaya uyulmakla usuli kazanılmış hak oluşmasına rağmen bozma gerekleri yerine getirilmeksizin sonuca gidilmiştir. Şöyle ki; Mahkemece haklarında işlemden kaldırma kararı verilen davacılar ..., ..., ..., ........., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ..., ...... ......., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... .......... ..., ..., ............... ........... yönünden 6100 sayılı HMK'nın 150. maddesi gereğince dosyanın işlemden kaldırılması ve şartlar oluştuğu takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin hüküm ile birlikte sadece dosyanın işlemden kaldırılması kararı verilmiştir. Mahkemece dosyanın işlemden kaldırılması kararının hüküm ile verilebilecek nitelikte kararlardan olmadığının göz ardı edilmesi ve 6100 sayılı HMK'nın 150. maddesi gereğince şartlar beklenmeden önceki bozma ilamlarında belirtilmiş olmasına rağmen ismi açıkça belirtilen davacılar hakkında doğrudan dosyanın işlemden kaldırılması yönünde yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir.
Hal böyle olunca doğru sonuca varabilmek için Mahkemece öncelikle önceki bozma ilamlarında defaatle belirtildiği üzere, vekillerinin katıldığı duruşmada verilen kesin süreye rağmen harcı tamamlamayan davacılar yönünden 6100 sayılı HMK'nın 150. maddesi gereğince dosyanın işlemden kaldırılması ve şartlar oluştuğu takdirde davanın açılmamış sayılmasına hükmedilmesi için kararın bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, 6100 sayılı HMK'nın 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara iadesine,
Dosyanın kararı veren Nizip 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
09.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.