Mirasbırakan tarafından mal kaçırma amaçlı muvazaalı devir iddiasıyla açılan tapu iptali, tescil ve tenkis davalarında taşınmaz, araç ve havale bedellerine ilişkin uyuşmazlıkların istinaf mahkemesince esastan incelenmemesi üzerine temyiz başvurusu.
Özet: Mirasbırakanın mal kaçırma amacıyla taşınmazlarını ve parasını muvazaalı olarak oğluna devrettiği iddiasıyla açılan tapu iptali, tenkis ve bedel talepli davada, ilk derece mahkemesi bir taşınmaz için tenkise hükmederken, araç ve nakit havalesi taleplerini reddetmiştir. Davacı tarafın bu kararı istinaf etmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi, hükmedilen miktarın yasal kesinlik sınırı altında kaldığı gerekçesiyle istinaf başvurusunu esastan incelemeden usulden reddetmiştir. Davacı vekili şimdi bu usulden ret kararını ve ilk derece mahkemesinin esas hakkındaki değerlendirmesini temyiz etmiştir.
1. Hukuk Dairesi         2025/4500 E.  ,  2025/4440 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/2 E., 2024/1850 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 21. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2014/93 E., 2023/662 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı birleştirilen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Asıl davada davacı ...; mirasbırakanları ...’in maliki olduğu 2 43... parsel sayılı taşınmazı mirasçılardan mal kaçırma amacıyla muvazaalı olarak davalı oğlu ...’e satış suretiyle devrettiğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile miras payı oranında adına tesciline, olmadığı takdirde tenkise karar verilmesini istemiştir.
2. Birleştirilen davada davacı ...; mirasbırakanları ...’in maliki olduğu 2 43... parsel sayılı taşınmazdaki 6 nolu bağımsız bölümü satış suretiyle davalı oğlu ...’e devrettiğini, yine 34... plakalı araç bedelinin muris tarafından ödenmesine rağmen anılan aracın davalı adına tescil edildiğini, ayrıca murisin 02.07.2012 tarihinde hesabından 100.000,00 TL davalıya havale yaptığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile miras payı oranında adına tesciline, olmadığı takdirde tenkise, davalı adına tescil edilen 34... plakalı araç bedelinin ve davalıya muris tarafından havale yapılan 100.000,00 TL 'nin miras payı oranında adına ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Asıl ve birleştirilen davada davalı, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu 10 parsel sayılı taşınmazdaki 6 nolu bağımsız bölüm yönünden tenkis koşullarının oluştuğu, 34... plakalı araç yönünden karşılıksızlık unsurunun kesin bir surette ispatlanamadığı, bu nedenle tenkise tabi olamayacağı, muris tarafından davalıya havale yapılan 100.000,00 TL’nin ise murisin tedavi ve günlük ihtiyaçlarında kullanıldığı hususunun aksinin davacı tarafça ispatlanmadığı, murisin bakımının davalı ve annesi tarafından yapıldığı, bu nedenle bu paranın karşılıksız olduğundan bahsedilemeyeceğinden tenkise tabi olmadığı, dava konusu 6 nolu bağımsız bölüm yönünden yapılan bilirkişi hesaplamasında her bir davacının 14.244,41 TL alacağının olduğu, dava dilekçelerindeki müddeabih ve sınırlı taleple bağlı kalınarak asıl dava yönünden 10.000,00 TL tenkis bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacı ...’e verilmesine, birleştirilen dava yönünden taleple bağlı kalınarak 10.000,00 TL tenkis tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...’e verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, birleştirilen davada davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesince 18.10.2023 tarihinde karar verildiği, hüküm tarihi itibariyle miktar veya değeri 17.830,00 TL' yi geçmeyen davalara ilişkin verilen kararların kesin olduğu, bu durumda, istinafa konu birleşen İstanbul Anadolu 16. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/92 Esas sayılı dosya yönünden taleple bağlı kalınarak davanın kabulü ile 10.000,00 TL tenkis tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'e verilmesine karar verildiği, yargılama sırasında alınan bilirkişi raporları sonrasında davacının davasındaki talebini artırmadığı, bu nedenle verilen kararın 6100 sayılı HMK'nın 341/2. maddesi gereğince birleşen dosya davacısı yönünden kesin olduğu, tüm bunların yanında; aslı istinaf edilemeyen hükmün fer'ilerinin de istinaf edilemeyeceği, 6100 sayılı HMK'nın 323/(1).ğ maddesi uyarınca yargılama giderlerinden sayılan vekalet ücretinin, esas hükmün fer’isi niteliğinde olduğu gerekçesiyle birleştirilen davada davacı vekilinin istinaf dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde birleştirilen davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Birleştirilen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu aracın ve muris tarafından davalıya yapılan havalenin tenkise tabi olmayacağı şeklindeki Mahkeme kararının yasaya aykırı olduğunu, İstinaf Mahkemesinin işin esası hakkında inceleme yapmadan karar vermesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek hükmün bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Asıl ve birleştirilen dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı miras payı oranında tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tenkis ve bedel istemine ilişkindir. Karar, birleştirilen davada davacı vekili tarafından istinaf edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun miktar itibariyle reddine karar verilmiştir.
Bilindiği üzere, İlk Derece Mahkemesinin miktar veya değeri üç bin Türk Lirasını (bu tutar dâhil) geçmeyen davalara ilişkin kararları verildiği anda kesin olup istinaf edilemez (HMK 341/2). Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda, bu üç bin Türk Liralık kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir. Alacağın tamamının dava edilmiş olması hâlinde, kararda asıl talebin kabul edilmeyen bölümü üç bin Türk Lirasını geçmeyen tarafın istinaf hakkı yoktur. Yukarıdaki 3.000,00 TL’lik parasal sınır 2023 yılı için 17.830,00 TL’dir.
Somut olayda; davadaki istek muris muvazaası hukuki nedenine dayalı, muris tarafından davalıya devredilen dava konusu 2 43... parsel sayılı taşınmazdaki 6 nolu bağımsız bölüm yönünden miras payı oranında tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel; bedeli muris tarafından ödendiği iddia edilen 34... plakalı araç ve yine muris tarafından davalıya verildiği iddia edilen 100.000,00 TL için ise miras payı oranında alacak isteğine ilişkin olup davacı dava dilekçesinde dava değerini 10.000,00 TL göstermiş, bilirkişi tarafından hazırlanan raporda dava konusu 6 nolu bağımsız bölüm, 34... plaka sayılı araç ve muris tarafından davalıya ödendiği iddia edilen 100.000,00 TL bedel dikkate alındığında davacının zedelenen saklı pay miktarının 114.143,72 TL olacağı, ancak sadece dava konusu 6 nolu bağımsız bölüm dikkate alındığında davacının zedelenen saklı pay miktarının 14.244,41 TL olacağının belirtildiği anlaşılmıştır. Mahkemece, iddianın sadece 6 nolu bağımsız bölüm yönünden ispatlandığı kabul edilerek davacının talebini ıslah etmediği gerekçesiyle taleple bağlı kalınarak 10.000,00 TL tenkis tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...’e verilmesine karar verilmiştir. Bu durumda HMK'nın 341/3 maddesi uyarınca, alacağın tamamı ve HMK’nın 341/4. maddesi uyarınca davacının talebinin kabul edilmeyen bölümü dikkate alındığında, İlk Derece Mahkemesi karar tarihine göre dava değerinin istinaf kesinlik sınırının altında kalmadığı açıktır.
Şu halde, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken İlk Derece Mahkemesince hüküm altına alınan miktar dikkate alınarak birleştirilen davada davacı ...’in istinaf dilekçesinin reddine karar verilmesi doğru değildir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Birleştirilen davada davacı vekilinin değinilen yön itibariyle yerinde görülen temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine,
Dosyanın kararı veren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesine gönderilmesine,
13.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.