Mirasçı tarafından açılan tapu iptali ve tescil davasında, davalının davayı kabul beyanının mirasçılarını bağlayıcı nitelikte olduğu gerekçesiyle yerel mahkeme kararının onanmasına ilişkin temyiz incelemesi.
Özet: Davacıların annesine ait olduğunu iddia ettikleri taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ve kendi adlarına tescili talebiyle açılan davada, davalı mirasçısının yargılama sırasında ölen murisinin dava konusu yerde hakkı olmadığını ve davayı kabul ettiğini beyan etmesi, HMK hükümlerine göre kesin hüküm niteliğinde olup temyiz eden mirasçıyı da bağlayacağından, davalı mirasçısının bu kabul beyanının iradi olmadığına dair bir itiraz da bulunmaması sebebiyle, ilk derece mahkemesinin tapu iptali ve tescil kararının usul ve yasaya uygun olduğu kabul edilerek temyiz itirazları reddedilerek karar onanmıştır.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 1982/488 E., 1987/487 K.Mahkeme kararı davalı ... mirasçısı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacılar vekili; ... köyü kadastro çalışmaları sonucu davalılar adına tescil edilen 6 24... parsel sayılı taşınmazların davacıların annesi...'e ait olup ona da babası ...tan kaldığını, uzun süredir davacıların murisi tarafından kullanılmakta iken onun ölümüyle davacılar tarafından kullanılmaya devam edildiğini, taşınmaza ilişkin vergi kayıtlarının bulunduğunu ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında davacılar adına tesciline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP1. Davalı ... 10.04.1984 tarihli dilekçesi ile; dava konusu taşınmazların kadastro tespitlerinin hatalı olduğunu, davacıların tarlasının yanlışlıkla kendileri adına tescil edildiğini, bu hususta dava ve alacağının olmadığını, ancak Mahkeme masraflarını kabul etmediğini belirtmiştir.2. Davalılar ..., ..., ..., ..., ... ve ... 01.02.1983 tarihli duruşmada; dava konusu yerde haklarının bulunmadığını, davayı kabul ettiklerini beyan etmişlerdir.3. Diğer davalılar; savunma getirmemişlerdir.III. MAHKEME KARARI Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bir kısım davalıların davayı kabullerine ve keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarına göre dava konusu taşınmazların murislerinden davacılara kaldığı, davalıların taşınmazlarda zilyetlik ve tasarruflarının bulunmadığı gibi hak iddialarının da bulunmadığı anlaşıldığından iddianın sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı ... mirasçısı ... vekili; dava konusu taşınmazların davalıya ait olduğunu, kadastro tespitinin de davalı adına yapıldığını, yapılan işleme herhangi bir itirazda bulunulmadığını, yargılamanın usulüne uygun şekilde yapılmadığını, tebligatların usulsüz olduğunu, henüz haberdar oldukları kararın tüm yönleri ile hatalı olduğunu, eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğini, davalının olağanüstü kazandırıcı zamanaşımı ile bile taşınmazda malik olacağını, kaldı ki 1982 yılında verilen kararın zamanaşımına uğradığını belirtip kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.Temyiz olunan nihai kararların bozulması, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (HUMK) 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 308/1. maddesine göre, "Kabul", davacının talep sonucuna, davalının kısmen veya tamamen muvafakat etmesidir. HMK'nın 309. maddesine göre, kabulün dilekçe veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılacağı, kabulün hüküm ifade etmesinin karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı olmadığı, HMK'nın 310. maddesine göre, kabulün hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceği, HMK'nın 311. maddesine göre, kabulün kesin hüküm gibi sonuç doğuracağı açıktır. Temyiz yoluna başvuran ...'nın, yargılama sırasında ölen davalı ...'nın mirasçısı olduğu, davalı ...'ın 01.02.1983 tarihli duruşmada, dava konusu yerde hakkının bulunmadığını, davayı kabul ettiğini beyan ettiği görülmekle; davalı ...'ın kesin hüküm sonucunu doğuran kabul beyanının külli halefi olup temyize gelen ...'i de bağlayacağı tartışmasızdır. Kaldı ki, temyiz dilekçesinde, davalının kabul beyanının iradi olmadığına, irade sakatlığı haline dayandığına dair bir itiraz da bulunmamaktadır. Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre Mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi doğrudur. Temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.V. KARARAçıklanan sebeplerle;Davalı ... mirasçısı ... vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalı ...'dan alınmasına,Dosyanın Çorum 2. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,13.10.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.