Davacı idare lehine tesis edilen süresiz ipotek bedelinin enflasyon nedeniyle değer kaybı sonrası denkleştirici adalet ilkesiyle güncellenmesi veya rayiç bedele uyarlanması tartışması.
Özet: Davacı idarenin enflasyon nedeniyle değerini yitiren kanuni ipotek bedelinin günümüz ekonomik koşullarına göre uyarlanarak artırılması istemiyle açtığı davada ilk derece mahkemesince davanın kabul edilerek ipotek bedelinin artırılmasına karar verilmiş olmasına rağmen, davacı vekilinin bu kararı denkleştirici adalet ilkesine göre uyarlama yapıldığı gerekçesiyle istinaf etmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf edenin sıfatı dikkate alınarak başvurunun esastan reddedildiği hukuki uyuşmazlık, temyiz incelemesi konusudur.

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/218 Esas, 2024/663 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 14. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2020/13 Esas, 2021/293 Karar Taraflar arasındaki davacı lehine tesis edilen ipoteğin terkininin teminatsız olarak durdurulması ve davacı lehine tesis edilen ipotek bedelinin güncellenmesi istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun istinaf edenin sıfatı dikkate alınarak esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; davalılar adına kayıtlı İzmir ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 450 16... parsel sayılı taşınmazda müvekkili idare lehine 34.000,00 ETL kanuni ipotek tesis edildiğini, taşınmazın bulunduğu bölgede arsa fiyatlarının değer kazandığını ileri sürerek, ipotek bedelinin dava tarihine uyarlanarak artırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı ... cevap dilekçesinde özetle; davacı idare tarafından kendilerine herhangi bir bildirimde bulunulmadan ipotek bedelinin güncellenmesi davası açılmasının hukuka uygun olmadığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve ipotek bedelinin artırılmasına karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince denkleştirici adalet ilkesine göre ipotek bedelinin güncellenmesine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ipotek bedelinin uyarlanması amacıyla bu davayı açtıklarını, davanın 7181 sayılı Kanun’la 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 883 üncü maddesine eklenen fıkra ile 7181 sayılı Kanun’la 2644 sayılı Tapu Kanunu’na (2644 sayılı Kanun) eklenen Geçici 4 üncü maddede belirtilen süre içinde açıldığını, dava konusu taşınmaz üzerinde müvekkili lehine yaklaşık 30 yıl önce konulan ipoteğin aradan geçen zamanda enflasyon ve diğer ekonomik gelişmeler neticesinde değerini yitirdiğini ve ipotek bedelinin günümüz ekonomik koşullarına göre güncellenmesi gerektiğini, ipotek tesisine konu olan taşınmazın dava tarihindeki rayiç değerinin tespit edilerek ipotek bedelinin güncellenmesi gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın ipotek bedelinin uyarlanması isteğine ilişkin olduğu, İlk Derece Mahkemesince 20.09.1991 tarihinde tesis edilen ipoteğin denkleştirici adalet hesaplama yöntemi ile güncellenmesine karar verildiği, uyarlama isteğinin 7181 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesi ile 4721 sayılı Kanun'un 883 üncü maddesine eklenen ikinci fıkra; "ipotek süreli olarak kurulmuşsa, sürenin bitiminden itibaren 30 gün içerisinde ipotekli taşınmaz üzerinde 09.06.1932 tarih ve 2004 sayılı İİK'nin 150/c maddesinde belirtilen şerhin konulmaması halinde ipotek, malikinin talebi ile tapu müdürlüğünce terkin edilir." ve 7181 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesi ile 2644 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 4 üncü maddesi ise; "22.11.2001 tarihli ve 4721 sayılı TMK'nın 883.maddesinin ikinci fıkrasının yürürlüğe girdiği tarihten önce süresi dolmuş olmasına rağmen terkin edilmeyen süreli ipoteklerde anılan fıkrada belirtilen 30 günlük süre bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte başlar." düzenlemeleri ile 7181 sayılı Kanun'un 28 inci maddesindeki "bu kanunun ..... 3. maddesi ile 19. maddesi 01.01.2020 tarihinde .... yürürlüğe girer." şeklindeki düzenlemeden kaynaklandığı, dosya içerisinde mevcut tapu kaydının incelenmesinde; dava konusu taşınmazın "üç kat ev" niteliği ile muris ... ve ... adlarına kayıtlı olduğu, davacı ... lehine 20.09.1991 tarihli ve 5754 yevmiye numaralı işlem ile 34.000,00 ETL bedelli ve süresiz ipotek tesis edildiğinin sabit olduğu, ipoteğin kişisel bir alacağın teminat altına alınması amacını güden ve bir taşınmaz değerinden alacaklının alacağını elde etmesini sağlayan sınırlı bir ayni hak olduğu, 4721 sayılı Kanun'un maliklerin mülkiyeti satış yoluyla devretmeleri sırasında doğan alacaklılarını koruma gereği duyduğundan alacaklarını teminat altına alabilmeleri için taşınmaz üzerinde ipotek tesis hakkı sağladığı, somut uyuşmazlıkta dava konusu taşınmazdaki ipoteğin tescilini sağlayan 20.09.1991 tarihli resmî senetten, dava konusu taşınmazın 2981 sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 sayılı İmar Kanunu'nun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun’dan yararlanmak suretiyle 34.000,00 ETL bedel mukabilinde satışının gerçekleştirildiği, borç miktarı üzerinden taşınmaza kanuni ipotek tesis edildiğinin anlaşıldığı, davalıların taşınmazda tesis edilen bu ipoteğin karşılığı borcun ödendiğine ilişkin herhangi bir belge sunmadığı, 20.09.1991 tarihinde tesis edilen ipoteğe Toptan Eşya Fiyat Endeksi, Tüketici Fiyat Endeksi, gram altın, asgari ücret, memur maaş katsayısı, ABD doları, İngiliz sterlini uygulanmak suretiyle güncellenmesine karar verildiği, dosya içerisinde mevcut tapu kaydına göre davacı ... lehine tesis edilen kanuni ipoteğin süresiz olduğu ve bu nedenle 4721 sayılı Kanun'un 883 üncü maddesine 04.07.2019 tarihli ve 7181 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesi gereğince eklenen ek fıkradaki düzenleme kapsamında süreli ipotek olmadığı, bu nedenle tapudan terkin edilemeyeceği, ayrıca davacının ipotek bedelinin davalılardan tahsiline dair herhangi bir talebinin de bulunmadığı dikkate alındığında, davacının ipotek bedelinin güncellenmesine dair açmış olduğu davada hukuki menfaatinin bulunmadığı, bu nedenle istinaf edenin sıfatı dikkate alınarak istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. C. Gerekçe1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Yapılan incelemede davacı lehine tesis edilen ipoteğin süresiz ipotek olduğu anlaşıldığından, ipoteğin terkininin durdurulmasına ilişkin isteminde davacı idarenin hukuki yararının bulunmadığı anlaşılmış ise de ipotek bedelinin güncellenmesine ilişkin talebinde hukuki yararının varlığı kabul edilerek işin esasına girilmesi yerindedir. 3. 20.08.2016 tarihinde kabul edilerek 07.09.2016 tarihli ve 29824 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 6475 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddesi ile; "24.02.1984 tarihli ve 2981 sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılarak Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 sayılı İmar Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun hükümlerine göre yapılan imar uygulamalarından doğan idarelerin taraf olduğu her türlü alacak ve bedel artırım davalarında taşınmazın değeri; uygulamanın tapuda tescil edildiği tarih değerlendirme tarihi olarak esas alınmak ve o tarihteki nitelikleri gözetilmek suretiyle tespit edilir. Tespit edilen bu bedel, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan Yurt İçi üretici Fiyat Endeksi tablosu esas alınmak suretiyle dava tarihi itibarıyla güncellenir ve rotaya çıkan gerçek bedel hak sahibine ödenir. Bu Kanununu geçici 6 ıncı maddesinin üçüncü, yedinci, sekizinci ve on birinci fıkra hükümleri, bu madde kapsamındaki davalar ve icra takipleri için de uygulanır. Devam eden dava ve icra takipleri ise, bu madde hükümlerine göre sonuçlandırılır, "hükmü uyarınca somut uyuşmazlıkta davacı tarafın idare olduğu hususu gözetilerek uygulamanın tapuda tescil edildiği tarih değerlendirme tarihi olarak esas alınmak suretiyle ipotek bedelinin güncellenmesi gerekirken yazılı şekilde hesaplama yapan bilirkişi raporunun hükme esas alınması bozmayı gerektirir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;1. Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne,2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,20.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.