Anahtar kelimeler: Davamenfi Sürüncemede Bonodan Bonoya Girişildiğini Senetteki Senetten Niyet Vade İmzanın

T.C.
İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2022/225 EsasKARAR NO :2026/99DAVA:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ:04/04/2022KARAR TARİHİ:05/02/2026Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı takip alacaklısı tarafça, müvekkili hakkında .... İcra Müdürlüğü'nün 2022/... Esas sayılı dosyasında 03/01/2022 vade tarihli, 2.500.000,00 TL bedelli bonoya dayalı olarak icra takibine girişildiğini, takibe ve davaya konu senetteki imzanın müvekkiline ait olmadığını ileri sürerek davaya ve takibe konu senetten (bonodan) dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine ve davalının kötü niyet tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının açtığı menfi tespit davasının usul ve esas yönünden haksız, kötü niyetli icra takibini sürüncemede bırakma amacı taşıdığını, davacının dava açmadan önce arabuluculuğa başvurmadığını bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, takibe konu senedin geçerli bir kambiyo senedi olduğunu, zorunlu unsurları taşıdığı ve davacının imzasını inkar edemeyeceğini, imzanın davacıya ait olduğunun bilirkişi incelemesiyle açıkça görüleceğini, davacının beyanlarının çelişkili olduğunu, imzanın kendisine ait olabileceğini kabul eder nitelikte ifadeler kullandığını, imza inkarında samimi olmadığını, senede karşı ileri sürülen iddiaların tanıkla ispat edilemeyeceğini, imza ve senedin sonradan doldurulduğu iddialarının ispat yükünün davacıya ait olduğunu, kambiyo senetlerinin mücerretlik ilkesi gereği temel borç ilişkisi ortadan kalksa dahi senetten doğan borcun sona ermeyeceğini, davacının ticari ilişki yoktu savunmasının hukuken sonuç doğurmayacağını ve dilekçesinde bildirdiği diğer nedenleri ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini ve yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Dava; icra takibine konu olan bonodan dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.Davalı alacaklı tarafından davacı borçlu aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nün 2022/... Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatıldığı, takibin dayanağı olarak 03/01/2022 vade tarihli, 2.500.000,00 TL bedelli bononun gösterildiği anlaşılmaktadır.Davacının bononun düzenlenme tarihinden önce imzaladığı mukayese belge asılları toplanmış, davaya dayanak bono aslı temin edilmiş, davaya ve takibe dayanak bonodaki imzanın imza itirazında bulunan davacıya ait olup olmadığının tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilerek, getirtilip-sunulan belge asılları ile birlikte dosya grafoloji konusunda uzman bilirkişi ...'ya tevdi edilmiş, adı geçen bilirkişi tarafından düzenlenen 04/12/2023 tarihli raporun dosya arasında olduğu görülmüştür. Alınan bilirkişi raporunda özetle; "...çizgisiz dosya kağıdına bilgisayar yazıcısı aracılığı ile düzenlenmiş, Borçlusu ..., alacaklısı ... olan 14.10.2014 düzenleme, 03.01.2022 ödeme tarihli, “2.500.000.00-TL” tutarlı senette ... adına atılmış imza ile ...'e ait mukayese imzalar arasında ; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından da uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzanın ...'in eli ürünü olduğu..." yönünde görüş bildirilmiştir. .... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas Sayılı dosyası istenmiş, dosyasının incelenmesinden dosyamız davalısı ... hakkında açığa atılmış imzanın kötüye kullanılması ve dolandırıcılık suçundan dava açılmış olduğu, bu dosya kapsamından davamıza konu 2.500.000,00 TL bedelli senet üzerinde Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nde inceleme yaptırılmış, alınan raporda senetteki ... yazı ve imzasının ... eli ürünü olduğunun rapor edilmiş olduğu, yapılan yargılama sonucunda beraat kararı verilmiş ve bu kararın kesinleşmiş olduğu görülmüştür.Alınan grafolog bilirkişi raporu gerekçeli, denetlenebilir, dosya içeriğine uygun ve uyuşmazlığı çözmeye yeterli görüldüğünden, mahkememizce de benimsenmiş ve hükme esas alınmıştır.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları ile toplanıp değerlendirilen delillere göre; davacı davasında, takibe konu bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitini istemiş, davalı ise davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Davaya konu bonodan dolayı davalı hakkında, bedelsiz kalan senedi tahsile koymak ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından açılan davada ATK'dan alınan raporda bonodaki imzanın davacı eli ürünü olduğunun tespit edilmiş olması ve yargılama sonucunda beraat kararı verilmiş olması, mahkememizce grafoloji bilirkişisinden aldırılmış raporda, bonodaki imzanın davacı eli ürünü olduğunun rapor edilmiş olmasından, davacının dava konusu bonodan dolayı borçlu olmadığını ispatlayamamış olması nedeniyle ispatlanamayan davanın reddine, kötü niyet tazminatı şartları oluşmadığından bu yöndeki talebin reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M : Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;1-Davanın REDDİNE, 2-Kötü niyet şartları oluşmadığından bu yöndeki talebin reddine,3-Alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 42.693,75 TL'den düşümü ile kalan 41.961,75 TL' nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı yana iadesine,4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereği hesap olunan 367.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,6-Gider avansının harcanmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkca okunup, usulen anlatıldı.05/02/2026 Başkan ...e-imzalıdır Üye ...e-imzalıdır Üye ...e-imzalıdır Katip ...e-imzalıdır