Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, ticari ilişkiden kaynaklanan menfi tespit davasında davacıların feragat beyanı sonrası davanın reddi kararı.
Özet: Davacılar, ticari ilişkiden kaynaklanan menfi tespit davasıyla, taşeronluk sözleşmesi kapsamında teminat senedi olarak düzenlendiğini iddia ettikleri ve iş bitiminde iade edilmediği, hatta üzerindeki ciro imzasının sonradan eklendiği gerekçesiyle haksız ve hukuka aykırı buldukları icra takibinin iptalini ve tedbiren durdurulmasını talep etmişler; ancak davacılar vekilinin ilk celseden önce davadan feragat etmesi üzerine mahkeme, davanın feragat nedeniyle reddine, yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına ve peşin harcın bir kısmının iadesine karar vermiştir.

T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2026/57 Esas
KARAR NO : 2026/72
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACILAR : 1- ... (TCKN: ...) - ...
2- ... (TCKN: ...) - ...
VEKİLİ : Av. ... - ....
DAVALI : ... (TCKN: ...) - ...
DAVA : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 22/01/2026
KARAR TARİHİ : 04/02/2026
KARAR YZ.TARİHİ : 04/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP : Davacılar vekili dava dilekçesi ile özetle; müvekkilleri aleyhine, davalı tarafından .... Esas sayılı dosya kapsamında Kambiyo Senetlerine özgü icra takibi yapıldığını ve müvekkillerine ödeme emirlerinin tebliğ edilerek kesinleştiğini, müvekkillerine ödeme emirlerinin tebliğ edilerek kesinleştiğini, müvekkilleri tarafından söz konusu ödeme emri alındıktan sonra davalı ve dava dışı ... ile görüşmeye başladığını, davalı ve dava dışı ... tarafından söz konusu senedin diğer borçluların taraflarına açılacak davayı durdurmak amacıyla takibe konulduğunu ve müvekkillerinin bir dahili bulunmadığının belirtildiğini, lakin müvekkilleri tarafından icra tehdidi altında Avukat ücreti adı altında müvekkillerinin toplamda yaklaşık 120.000,00-TL ödeme alınmasına rağmen yasal takibe devam edilerek müvekkilleri yönünden feragat edilmediğini, müvekkilleri aleyhine başlatılan yasal takibin hukuka aykırı olduğunu ve iptalinin gerektiğini, müvekkilleri ile dava dışı ... A.Ş arasında 29.10.2022 tarihli Taşeron Sözleşmesi akdedildiğini, söz konusu sözleşme yasal takip borçluları .... ve müvekkilleri ... ve ... tarafından imzalanarak yüklenici ... A.Ş arasında ... isimli projenin inşaat işlerinin yapılması amacıyla akdedildiğini ve müvekkillerinin taraflar arasında akdedilen sözleşme uyarınca sözleşme yükümlülüğünü eksiksiz bir şekilde yerine getirdiğini, takibe konu senedin teminat senedi olduğunu, dava dışı ... tarafından teminat olarak verilen takibe konu bononun ...'e teslimi amacıyla sözleşme akdedildiğini, müvekkilleri tarafından iş teminatı olarak tanzim edilip teslim edilen bononun iş bitiminde davalı ve dava dışı ... A.Ş yetkileri tarafından bono teslim edilmeyerek müvekkilleririr telafisi imkansız zararlara uğradığını, takibe konu bononun senet vasfına haiz olmadığını, ciroda yer alan ...'in imzasının sonradan eklendiğini, dava konusu edilen bononun hayatın olağan akışına aykırı bir durumun göstergesi olduğunu beyan ederek; fazla ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla haklı davalarının kabulüne, öncelikle haksız takip neticesinde müvekkillerinin zarara uğramasını engellemek için dava neticeleninceye kadar dava konusu takibin tedbiren teminatsız olarak durdurulmasına, mahkememiz aksi kanaatte ise takibin uygun bir teminatla teminatlı durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava dilekçesi, davalı tarafa tebliğ edilmemiştir.
YAPILAN YARGILAMA, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ;
Dava çekişmesiz yargı işlerinden olup, menfi tespit istemine ilişkindir.
Dava dilekçesi ekinde Arabuluculuk Son Tutanağının sunulmadığı görülmekle, davacı vekili tarafından "Arabuluculuk Son Tutanağı"nın dosyaya amacıyla ara karar kurulmuştur.
Davacı vekili UYAP sistemi üzerinden mahkememize sunmuş olduğu 28/01/2026 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiğini ve bu doğrultuda karar verilmesini talep etmiştir.
Dosyaya sunulan vekaletname incelendiğinde feragat yetkisini içerdiği görülmüştür.
Feragat HMK'nın 307-309-310-311. md'leri hükmüne göre davaya son veren taraf işlemlerinden olup hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabildiği gibi Mahkemenin muvafakatine de bağlı olmadığından, usule uygun yapılmış feragat beyanı doğrultusunda davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargılama giderlerinin taraflara yüklenmesine gelince, HMK'nın ''Feragat ve Kabul Halinde Yargılama Giderleri'' başlıklı 311/1. maddesine göre; ''Feragat ve kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilir. Feragat ve kabul, talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerine mahkumiyet, ona göre belirlenir.'' düzenlemesi ışığında yargılama giderleri davacıya yüklenmiştir.
Dosya kapsamına göre aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE,
2-Davadan feragat ilk celseden önce vuku bulduğundan, Harçlar Kanununun 22. maddesi gereğince hesaplanan 244,00-TL harcın, peşin alınan 732,00-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 488,00-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davacı tarafça yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 04/02/2026
Katip ...
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza