Tapu kaydı orman tahdidi içine alınan taşınmazın mülkiyet hakkının ihlali nedeniyle 4721 sayılı TMK 1007 maddesi uyarınca Hazineden talep edilen tazminat davasına ilişkin Yargıtay 5. Hukuk Dairesi temyiz incelemesi.
Özet: Davacılar, mülkiyetlerinde bulunan taşınmazın kesinleşen orman tahdit sınırı içinde kalması nedeniyle Türk Medenî Kanununun 1007 nci maddesi uyarınca uğradıkları zararın Hazineden tazminini talep etmiş, ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulüne dair kararının taraflarca istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi, taşınmazın orman şerhi ile mülkiyet hakkının kullanılamaz hale gelmesi, zamanaşımı ve husumet itirazlarının hukuken yerinde görülmemesi ve tapu sicilinin tutulmasından doğan zararlardan devletin sorumlu olması gerekçeleriyle davanın kabulüne karar vererek ilk derece mahkemesi hükmünü düzeltmiştir.
5. Hukuk Dairesi         2025/3335 E.  ,  2025/14949 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/1875 Esas, 2024/2250 Karar
KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ : Geyve 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/537 Esas, 2023/682 Karar
Taraflar arasındaki mülkiyeti davacılara ait taşınmazın kesinleşen orman tahdit sınırı içinde kalması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin maliki olduğu Sakarya ili, ..., ... Mahallesi 9 03... parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alanda yapılan orman kadastrosu sonucunda dava konusu taşınmazın kısmen orman sınırları içine alındığını ve tapu kaydına şerh konulduğunu, bu durumun müvekkilinin mülkiyet hakkını ihlâl ettiğini belirterek müvekkilinin uğradığı zararın 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın tapu kaydına orman şerhi konulmasında takdir ve sorumluluğun orman idaresine ait olduğunu, müvekkili Hazine yönünden husumet yokluğu nedeniyle ret kararı verilmesi gerektiğini, süresinde açılmayan davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesini, ormanların özel mülkiyete konu olmasının mümkün olmadığını, bu kapsamda hakkaniyete uygun bir indirim yapılarak tazminat miktarının belirlenmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne ve taşınmazın gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca davalı Hazineden tahsiline, davacı adına olan tapu kaydının iptal edilerek orman vasfı ile Hazine adına tescil edilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; objektif değer artış oranının aynı bölgedeki diğer taşınmazlarda uygulandığı gibi en az %50 oranında uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür.
2. Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu işlem ... Müdürlüğü tarafından gerçekleştirildiğinden, müvekkili Hazine yönünden husumet yokluğu nedeniyle ret kararı verilmesini, süresinde açılmayan davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesini, dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin yüksek olduğunu, kuru tarım arazisi olan taşınmazda kapitalizasyon faiz oranının %4 olarak kabul edilmesinin hatalı olduğunu, aynı bölgede bulunan diğer taşınmazlara ilişkin dosyalarda kapitalizasyon faiz oranının %5 olarak esas alındığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın 1977 yılındaki genel kadastro çalışmaları sonucunda dava dışı kişiler adına tapu kaydının oluşturulduğu ve nihayetinde davacı tarafından 2011 yılında satış suretiyle edinildiği, taşınmaz üzerine 15.12.2020 tarihinde orman idaresince kısmen orman şerhi konulduğunun anlaşıldığı, taşınmaz halen davacı adına kayıtlı olsa da; orman şerhi ile mülkiyet hakkının kullanılamaz hale gelmiş olması sebebiyle davacının bu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu, davanın tabi olduğu 10 yıllık zamanaşımı süresinin tapunun iptali ile başlayacağı, dolayısıyla zamanaşımının da söz konusu olmadığı, ormanların kullanım hakkının orman yönetimine, kuru mülkiyetinin ise Hazineye ait olduğunu, tapu sicilinin tutulmasından doğan bütün zararlardan Devletin sorumlu olduğu nazara alındığında tapu maliki tarafından 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi gereğince açılan tazminat davasının Hazineye husumet yöneltilmek suretiyle açılmasında bir isabetsizlik bulunmadığından davalı Hazine vekilinin bu hususlara ilişkin istinaf sebeplerinin yerinde görülmediği, İlk Derece Mahkemesince 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 15 inci maddesine uygun olarak oluşturulmuş uzman bilirkişi heyetinden alınan 13.03.2023 tarihli ek raporda dava konusu taşınmazın keşfen belirlenen özelliklerine göre tarım arazisi olarak değerlendirilmesi, 31.08.2022 olan dava tarihi itibarıyla net gelir metoduna göre hesaplama yapılması, taşınmazın keşfen belirlenen özelliklerine göre değer artış oranının %10, kapitalizasyon faiz oranının ise %4 olarak esas alınarak dava tarihi itibarıyla metrekare birim fiyatının 90,56 TL/m² olarak belirlenmesinin Dairece taşınmazın piyasa rayiç bedeline uygun bulunduğu, taraf vekillerinin taşınmazın belirlenen bedeline ilişkin yapmış olduğu istinaf sebeplerinin reddi gerektiği, kabule göre ise Hazinenin harçtan muaf olduğu gözetilmeksizin yargılama giderlerinden harçların dışlanmamış olmasının hatalı olduğu, hükmün diğer yönleri aynı kalmak suretiyle davacı tarafından yatırılan peşin harç ve ıslah harcının talebi halinde iadesine, başvuru harcı, peşin harç ve ıslah harcı dışındaki yargılama giderlerinin davanın kabul ret oranına göre taraflar üzerinde bırakılması gerektiği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, ... olarak 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dosyada bulunan kanıt ve belgelere, kararın dayandığı gerekçelere göre; davacı adına kayıtlı dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede yapılan orman sınırlandırma çalışmalarında dava konusu taşınmazın harita bilirkişisinin krokisinde (A) harfi ile sınırları gösterilen toplam 11.067,02 m²lik kısmının orman sınırlarına alındığı ve orman tahdit sınırları kapsamında kaldığının kesinleşmesiyle taşınmazın tapu kaydına orman olduğu şerhinin 15.12.2020 tarihinde konulduğu anlaşılmaktadır.
3. Dava konusu taşınmaza net gelir yöntemi esas alınarak değer biçilmesi ve taşınmazın gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince davalı Hazineden tahsiline, davacı adına olan tapu kaydının toplam 11.067,02 m²lik kısmının iptal edilerek orman vasfı ile Hazine adına tescil edilmesine karar verilmesi yerindedir.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.