Hazine adına tescilli taşınmazın imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı tapu iptali davasında, önceki bozmaya rağmen eksik inceleme yapıldığı iddiasıyla temyiz başvurusu.
Özet: Davacı mirasçıları, babalarının 30 yılı aşkın süredir işleyip ihya ettiği ve üzerinde yapı bulunan, ancak imar ve kadastro tespitiyle Hazine adına kaydedilen taşınmazın tapu kaydının iptaliyle adlarına tescilini talep etmiş; ilk derece mahkemesi başlangıçta davanın kabulüne karar vermiş, bu karar bilirkişi incelemesi ve hava fotoğrafı eksikliği nedeniyle bozulmuş, bozma sonrası yapılan incelemelerde taşınmazın 1990lardan itibaren davacı tarafından ihya edildiği ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği koşullarının oluştuğu tespit edilerek yine davanın kabulüne karar verilmiş, davalı Hazine ise eksik inceleme ve bozma gereklerinin yerine getirilmediği iddiasıyla kararı temyiz etmiştir.
1. Hukuk Dairesi         2025/4621 E.  ,  2025/4342 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2022/57 E., 2023/375 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ... vekili dava dilekçesinde; Kahramanmaraş ili, ...Mahallesinde bulunan 4 68... parsel sayılı taşınmazın davacı tarafından 33 yıldan beri kullanıldığını, taşınmaz üzerinde ev ve çeşitli meyve ağaçları olduğunu ancak imar uygulaması ve kadastro tespiti sırasında taşınmazın davalı Hazine adına tescil edildiğini ileri sürerek taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir. Davacının yargılama sırasında ölmesi üzerine davaya mirasçıları tarafından devam olunmuştur.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davacının iktisaba elverişli zilyetliği bulunmadığını, taşınmazın ilk olarak imar planı içerisine alınma tarihinin araştırılması ve hava fotoğraflarının incelenmesi gerektiğini, davanın süresinde açılmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 18.01.2016 tarihli ve 2015/645 Esas, 2016/19 Karar sayılı kararıyla; taşınmazın kadastro çalışmalarından önce boş tarım arazisi olduğu ve davacı tarafından kullanılırken kadastro çalışmaları sırasında tapusunun sehven Hazine adına kaydedildiği, taşınmazın davacıya babasından eklemeli zilyetlikle kaldığı ve 30-35 yıldır zilyetliğinde bulunduğu, imar - ihyasının davacı tarafından yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davaya konu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairenin 07.10.2021 tarihli ve 2021/2676 Esas, 2021/5303 Karar sayılı ilamı ile; araştırmanın yetersiz olduğu, hava fotoğraflarından yararlanılmadığı, taşınmazın niteliği ve üzerinde sürdürülen zilyetliğin şekli ve süresinin tespiti yönünden yetersiz ve soyut içerikli ziraat bilirkişi raporu ile yetinildiği, taşınmazın geldi kaydı olan 1511 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının oluşum tarihinden öncesine ilişkin hava fotoğrafları ve uydu fotoğrafları getirilerek yeniden usulüne uygun keşif yapılması, öncekinden farklı ziraat mühendisi ile jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişilerden rapor alınarak 1511 sayılı parselin ihdasen oluşum tarihine kadar zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin kesin olarak belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; keşif gözlemine göre arazinin sınırları belirgin şekilde bahçe olarak kullanıldığı, 2012 yılında imar planı kapsamına alındığı, 1999 yılı hava fotoğraflarında bahçe olarak kullanıldığı, zeytin ağaçlarının 25-26 yaşında olduğu, çevre arazilerinin kullanım durumu ve yerel bilirkişi beyanlarından arazinin 1990 yılında imar - ihyasının tamamlandığı, 2014 yılına kadar davacı tarafından kullanıldığı, imar - ihyanın başlangıç tarihi olan 1990 yılından 2012 yılına kadar kazandırıcı zamanaşımı süresinin dolduğu, dinlenen tanık ve yerel bilirkişi beyanlarına göre ağaçların davacı tarafından dikildiği, başka hak iddia edenin olmadığı, civardaki birçok arazinin tapusuz olmasına rağmen köylüler tarafından uzun yıllardır kullanıldığı ve herkesin yerinin belli olduğu, taşınmazın evveliyatının boş olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davaya konu 4 68... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydını iptali ile davacı ... mirasçıları adına veraset ilamındaki hisseleri oranında tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; bozma ilamının gereklerinin yerine getirilmediğini, eksik inceleme ile sadece zilyetliğe dayalı karar verildiğini, bilirkişi raporlarının yetersiz olduğunu, dava konusu yerde 1994 yılında imar planı yapıldığını, buna rağmen 2014 yılında yapılan imar uygulaması esas alınarak karar verildiğini, zilyetliğin netlik kazanmadığını, ev yapmanın zilyetlik koşulunu sağlamayacağı hususunun dikkate alınmadığını, davacının zilyetlik süresinin yeterli olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, idari yoldan Hazine adına tescil edilen taşınmaz hakkında imar - ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı tapu iptali - tescil istemine ilişkindir.
Dosyanın incelenmesinden; davaya konu taşınmazın 1963 yılında kesinleşen kadastro çalışmaları sırasında paftasında taşlık olarak tespit harici bırakıldığı, dosyada bulunan belgelere göre Şekeroba Belediyesinin 13.12.2012 tarihli ve 71 numaralı encümen kararı ile İmar Kanunu'nun 18. maddesi doğrultusunda tescil harici yaklaşık 12 hektarlık alanda imar uygulaması ve rızai taksiminin yaptırılmasına karar verildiği, 20.12.2012 tarihli ve 74 numaralı encümen kararı ile tescil dışı 999/1 parsel numaralı alan üzerinde yaptırılan imar uygulaması ve rızai taksimin onaylanmasına, yaptırılan imar uygulaması tamamlanmış olduğundan İmar Kanunu'nun 18. ve 19. maddesi gereğince tescil dışı 999/1 parsel numaralı taşınmaz üzerinde yaptırılan imar uygulamasına ait dağıtım cetvelleri ve parselasyon planlarının onanmasına ve 1 ay süreyle ilanına, 24.01.2013 tarihli ve 3 sayılı karar ile ilan yapılmış ve kesinleşmiş olduğundan tapu tescillerinin yapılmasına karar verildiği, buna göre 1511 parsel sayılı 108.427, 16... tarla vasıflı taşınmazın 16.01.2014 tarihinde ihdasen (idari yoldan) Hazine adına tescil edildiği, imar uygulaması ile davaya konu 4 68... parsel ve dava dışı parsellerin oluştuğu, 4 68... parsel sayılı 2.622, 99... arsanın imar uygulaması ile 21.01.2014 tarihinde Hazine adına tescil edildiği, davanın 16.03.2015 tarihinde imar - ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak açıldığı anlaşılmıştır.
Dairece verilen geri çevirme kararı üzerine Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesince davaya konu taşınmazın ilk olarak 18.06.2009 tarihinde imar planı kapsamına alındığının belirtildiği, Türkoğlu Belediyesinin müzekkere cevabında ise taşınmazın 31.10.1994 tarihinde imar planı kapsamına alındığı bildirilerek 31.10.1004 tarihli ve 11 numaralı meclis kararının eklendiği tespit edilmiştir.
Mahkemece 1511 parsel sayılı taşınmazın ihdasen tescil edildiği tarihe kadar iktisap koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de davaya konu taşınmazın evveliyatının imar - ihyaya muhtaç yerlerden olduğu nazara alındığında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 17/2. maddesi uyarınca iktisap koşullarının taşınmazın ilk olarak imar planına alındığı tarihten önce gerçekleşmiş olmasının aranacağı kuşkusuzdur. Mevcut haliyle dosyadaki belgelerde taşınmazın ilk olarak hangi tarihte imar planı kapsamına alındığı hususunda çelişkiler mevcuttur. Ayrıca, 1511 parselin oluşumundan önce 999/1 parsel olarak anılan taşınmazın hangi işleme istinaden bu parsel numarasını aldığı da yapılan araştırmalara rağmen aydınlatılamamıştır.
Öte yandan, geri çevirme kararı üzerine yapılan senetsiz araştırmasında da sulh hukuk mahkemeleri ve asliye hukuk mahkemeleri yanında kadastro mahkemelerinde de davacı adına açılmış tescil davası bulunup bulunmadığının sorulması gerektiğinin gözden kaçırılması isabetsizdir.
Hâl böyle olunca, doğru sonuca ulaşılabilmesi için Mahkemece öncelikle davacı adına senetsizden taşınmaz tescil edilip edilmediği hususu kadastro mahkemelerinden de sorularak araştırılmalı, daha sonra ilgili tapu ve kadastro müdürlükleri ve ilçe belediyelerine müzekkereler yazılarak taşınmazın 1963 yılında tespit harici bırakılmasından sonra hangi idari işlemlerle ne şekilde sınırlandırıldığı, 999/1 parsel numarasını ne şekilde aldığı ve ilk olarak hangi tarihte hangi vasıflı imar planı kapsamına alındığı sorulmalı, müzekkere cevapları arasındaki çelişkiler giderilerek zilyetlikle taşınmaz iktisabı koşullarının hangi tarih esas alınarak yapılması gerektiği duraksamaya yer kalmayacak şekilde belirlenmelidir.
Kabule göre de; Mahkemece yapılan keşiflerde dinlenen yerel bilirkişilerin doğum tarihlerine yer verilmemesi de dinlenen beyanları denetime elverişsiz kılmakta olup isabetsizdir. Yapılacak araştırma neticesinde taşınmazın ilk olarak imar planına alınma tarihinin daha önceki bir tarihe isabet ettiğinin anlaşılması halinde mahallinde yeniden yapılacak keşifte yerel bilirkişilerin açık kimlik bilgileri ve doğum tarihlerinin tutanağa geçirilmesi gerektiği açıktır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
Dosyanın Türkoğlu 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
09.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.