İstanbul 22. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, dayanak belgesi olmaksızın başlatılan ilamsız icra takibine karşı borçlu olunmadığının tespiti talep edilen menfi tespit davası.
Özet: Davacı, hakkında başlatılan ilamsız icra takibinin geçerli bir borç belgesine dayanmadığını, bu nedenle borçlu olmadığını ve kötü niyetli takip başlatıldığını iddia ederek menfi tespit davası açmış; davalının cevap sunmadığı yargılamada mahkeme, icra takibinin kambiyo senedine özgü olmadığını, davalının sunduğu belgenin bono vasfı taşımadığını ve önceki mahkemenin görevsizlik gerekçesinin aksine, icra dosyasında takibe dayanak teşkil eden bir belgenin bulunmadığını tespit ederek davacının borçlu olmadığı yönündeki talebi değerlendirmiştir.

T.C.

İSTANBUL
22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2026/42 Esas
KARAR NO :2026/97
DAVA:Menfi Tespit
DAVA TARİHİ:19/07/2023
KARAR TARİHİ:11/02/2026
Mahkememizde görülmüş olan "Menfi Tespit" davasının dosya üzerinden yapılan yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle: Davalının .... İcra Dairesi 2021/... Esas numaralı dosyasıyla müvekkil aleyhine icra takibi başlatmış olup işbu icra takibinin hali hazırda derdest olduğu, takip dayanağının dosyada bulunmadığı ve müvekkilin takip dayanağının ne olduğunu dahi bilmediğini, dosyada mevcut dava konusu alacağın herhangi bir takip dayanağının gösterilmediği, dosyada yalnızca karşı tarafın avukatının sonradan sunmuş olduğu bir belgenin mevcut olduğu, bu belgenin ise takip dayanağı olmadığı, müvekkilin takip dayanağı belge olmaksızın başlatılan icra takibinde borçlu olmadığının açık olduğu, kötü niyetle icra takibine girişen davalı hakkında takibe konu alacağın yüzde yirmisinden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesinin gerektiği, müvekkilin kötü niyetli karşı taraf tarafından mağdur bırakıldığı, hali hazırda hangi sebepten dolayı tarafına icra takibi başlatıldığından telafisi imkansız zararları önlemek adına icra takibinin tensiben, hal ve şartlar gerektirdiğinden teminatsız, yargılamanın sonuna kadar geçici olarak durdurulmasına karar verilmesi ile davanın kabulü ile müvekkilin borçlu olmadığının tespitiyle, .... İcra Dairesi’nin 2021/... E. sayılı icra takibinin iptalini, kötü niyetle icra takibine girişen davalı hakkında takibe konu alacağın yüzde yirmisinden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesi ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı tarafından dosyaya cevap dilekçesi sunulmamış olduğu anlaşılmıştır.
.... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... sayılı görevsizlik ilamı ile dosyanın mahkememize tevzi edilmiş olduğu görülmüştür.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
İşbu dava konusu uyuşmazlık; .... İcra Dairesi 2021/... Esas sayılı icra dosyası kapsamında davacı taraf aleyhine başlatılmış örnek 7 ilamsız icra takibine konu alacağa dair borçlu olunmadığına yönelik menfi tespit istemine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre; bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir. Bir davanın ticari nitelikte olup olmadığı, bir diğer ifade ile asliye ticaret mahkemesinde görülüp görülmeyeceğinin belirlenmesi işi de Türk Ticaret Kanununun 4 üncü madde-sinde gösterilen ilkelere göre yapılmalıdır. Öğretide de benimsenen görüşe göre ticari davalar mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrılmaktadır. Türk Ticaret Kanununun 4 üncü maddesinin 1 inci bendinin (a) alt bendi uyarınca bu Kanunda düzenlenen hukuk davaları mutlak ticari davalardır. Nispi ticari davalar ise konusu ne olursa olsun, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davalarıdır (TTK.m.4/1). Kanuni düzenleme uyarınca sadece mutlak ya da nispi ticari davalar asliye ticaret mahkemesinde görülürken, bunlar dışında kalan davalar (istisnalar saklı kalmak kaydıyla) asliye hukuk mahkemelerinde görülmelidir.
Somut olayımıza gelince; davalı tarafça, davacı taraf aleyhine .... İcra Dairesi’nin 2021/... Esas sayılı takip dosyası üzerinden (örnek 7) genel haciz yolu ile ilamsız icra takibi başlattığı, takip talebi ve örnek 7 ödeme emrinde borcun sebebinin "07.09.2018 7.894,00 TL 1 adet ASIL ALACAK 0708/2018 TANZİM TARİHLİ ALACAK" şeklinde gösterildiği, icra dosyası kapsamında takibe dayanak herhangi bir belgenin bulunmadığı, bu hususun dava dilekçesinde de özellikle ileri sürülmüş olduğu, genel haciz yolu ile ilamsız icra takibi yönünden takibin bir belgeye dayanması şeklinde bir zorunluluğun da bulunmadığı, dolayısıyla uyuşmazlık konusu icra takibinin, kambiyo senetlerine özgü genel haciz yoluyla (örnek 10) ilamsız icra takibi mahiyetinde olmadığı gibi, her ne kadar görevsizlik kararı vermiş olan .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin gerekçeli kararında ".... İcra Dairesi’nin 2021/... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinden dolayı menfi tespit davasına konu davanın mutlak ticari dava kapsamında kalan ve 6102 sayılı yasada düzenlenen bonodan kaynaklı dava olduğu, takip dayanağı olarak sunulan senedin açıkça bono vasfında olduğu ve bononun zorunlu unsurlarını taşıdığının anlaşıldığı, takip dayanağı olarak belirtilen ve davalı tarafça sunulan bonoya istinaden icra takibinin başlatıldığının anlaşıldığı" şeklinde belirtilmişse de, davalı taraf vekilince dosyaya sunulmuş senet suretine bakıldığında bu senedin, 07.08.2018 tanzim ve 07.09.2019 vadeli tarihli, 9.325 TL bedelli senet olduğu, senedin arka yüzünde .... İcra Dairesi'nin 2022/... Esas sayılı icra dosyası kapsamında kasa evrakı olarak alındığına dair mühürden görüleceği üzere, ilgili senedin, gerek vade, gerekse miktar (asıl alacak) itibariyle dava konusu olan .... İcra Dairesi’nin 2021/... Esas sayılı icra dosyasına konu alacak açıklaması kısmı ile uyuşmadığı gibi bu icra dosyası kapsamındaki takibe dayanak belge de olmadığı, kaldı ki .... İcra Dairesi'nin 2022/... Esas sayılı icra dosyasının dava konusu edilmemiş olduğu, dolayısıyla işbu dava konusu olan .... İcra Dairesi’nin 2021/... Esas sayılı icra dosyası yönünden açılmış menfi tespit davasının gerek 07.08.2018 tanzim ve 07.09.2019 vadeli tarihli, 9.325 TL bedelli gerekse başka bir kambiyo vasfı bulunan herhangi bir bonoya/kambiyo senedine dayanmadığı gibi dosyamız arasında yer alan müzekkere cevabına göre davacı gerçek kişinin tacir olmadığı da açık olduğundan işbu davanın mutlak ya da nisbi ticari dava sayılamayacağı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 2. maddesinde, Hukuk Muhakemeleri Kanununda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun belirtildiği, bu sebeple uyuşmazlığın, .... Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından yargılamaya devam edilerek çözümlenmesi gerektiği kanaatine varılmakla mahkememizin görevsizliğine ve sair hususlara dair aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir.
H Ü K Ü M / Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Dava dilekçesinin HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle GÖREV yönünden USULDEN REDDİNE,
2-Görevli mahkemenin .... Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna,
3-Kararın istinaf kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi halinde, Mahkememiz ile .... Asliye Hukuk Mahkemesi arasında olumsuz görev uyuşmazlığı bulunduğundan, görev uyuşmazlığının çözümlenmesi için dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesi'ne GÖNDERİLMESİNE,
4-Harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, tarafların yokluğunda; gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesi nezdinde İSTİNAF YASA YOLU AÇIK olmak üzere karar verildi. 11/02/2026
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır