T.C. İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin, taşeronluk sözleşmesinden doğan 3.000.000 TL değerindeki teminat çekinin iptali ve borçlu olunmadığının tespiti davasına ilişkin kararı.
Özet: Davacı yüklenici firma, davalı işveren şirketle akdedilen taşeronluk sözleşmesi gereği verdiği 3.000.000 TL bedelli çekin teminat çeki olduğunu, sözleşme vecibelerini eksiksiz yerine getirmesine rağmen ödemelerin eksik yapıldığını ve çekin iade edilmediğini iddia ederek borçlu olmadığının tespiti ile çekin iptalini talep etmiştir. Davalı şirket ise çekin teminat niteliğinde olmadığını, davacının edimlerini gereği gibi ifa etmediğini ve kendisine borçlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiş; uyuşmazlık, çekin teminat niteliği ve davacının sözleşmesel yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği konuları etrafında toplanmıştır.

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/192
KARAR NO : 2026/167
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 14/03/2023
KARAR TARİHİ : 11/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Müvekkili şirketle, davalı şirket arasında ------ projesi kapsamında taşeron sözleşmesi yapılmış, bu anlaşma gereği müvekkili şirket davalının istihdam edilmesini istediği personellerle tamamlanmış ve öngörülemeyen artışlar nedeniyle müvekkili şirketin işin yapılması sırasındaki yapmış olduğu gider, masraf ve işlerin karşılığı ödenmediğini, iş teslim edilmesine ve davalı tarafından - ---- Üniversitesine teslim edilmesi nedeniyle gerekli ödemeleri talep etmesine ve işin tamamlandığını ihtaren ve yazışma suretiyle bildirmesine rağmen müvekkili şirketin aşağıda bilgilerine yer vermiş oldukları sözleşmenin 8 maddesinde yer alan çekini müvekkiline iade etmediğini, davalıya, yapılacak işin teminatı olarak davacı şirkete ait----- Şubesi’ne ait uzatılma süreleri nedeniyle 10.11.2022 keşide tarihli, ------- çek nolu keşidecisi davacı şirket olan 3.000.000 tutarındaki teminat çeki verildiğini, işin asıl işveren tarafından gerekli imkan ve olanakların süresi içerisinde sağlanamamasından dolayı uzaması nedeniyle çek tarihi 15.03.2023 tarihine uzatıldığını, söz konusu taşeron sözleşmesi gereğince asıl işveren tarafından istihdam edilen işçilerin ücretleri dahil olmak üzere ödenmesine rağmen müvekkili şirkete ait teminat çeki teslim edilmediğini, anlaşmayla ilgili olarak tüm vecibeler müvekkili şirketçe yerine getirildiği halde davalı taraf edimlerini yerine getirmediğini, müvekkili şirketin işin yapılması sırasındaki yapmış olduğu gider, masraf ve işlerin karşılığı olan ödemeleri ise müvekkiline eksik yapılmış, teminat çeki müvekkilime iade edilmediğini, müvekkilinin uğramış olduğu işbu zarar ve yapmış olduğu gider, masraf ve işlerin karşılığı olan ödemeleri ile ilgili her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile ayrıca talep edileceğini, davanın kabulüne, borçlu olmadıklarının tespitine, ----- Bankası ----- Şubesine ait uzatılma süreleri nedeniyle 10.11.2022 - 15.03.2023 keşide tarihli, ------ çek nolu keşidecisi davacı şirket olan 3.000.000 tutarındaki icra takibine konulmasını önlemek amacıyla icra takibine konulmaması ve ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı koyularak ödenmemesine ve bu konuda ilgili bankaya müzekkere yazılmasını ve neticede dava konusu çekin iptaline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Dava konusu edilen çek müvekkili şirkete kesinlikle teminat amaçlı verilmediğini, bununla birlikte; dava dilekçesi ve ekinde sunulan delillerden, işbu çekin, teminat çeki olduğunu destekleyen "çek üzerine Yazılmış bir teminat kaydı bulunmadığı ve/ veya çek bilgilerine açıkça atıf yapan ve çek bilgileriyle eşleşen protokol sunulmadığı" çok açık olduğunu, davacının huzurdaki dosyayla aynı gerekçeyle ------- Esas sayılı dosyasındada; dava konusu çek aleyhine ihtiyati tedbir talepli dava ikame edilmiş ancak mahkemece "yaklaşık ispat koşulları" gerçekleşmediğinden ihtiyati tedbirin reddine karar verildiğini, davacının müvekkili şirkete borcu bulunmadığı hususu da tamamen gerçeğe aykırı olduğunu, davacının müvekkili şirkete borcu bulunmadığı hususunun da tamamen gerçeğe aykırı olduğunu, taraflarca sözleşme bedelinin 5.973.142,41 olarak belirlenmesine karşın bugüne kadar davacı şirket tarafından sözleşmeden kaynaklanan yükümlülükler gereği gibi ve zamanında yerine getirilmediğini ve işin devamı için davalı şirketçe davacıya sözleşme bedelinin 4 katı tutarının üzerinde borç niteliğinde ödeme yapılmak zorunda kalındığını, dava konusu çekin teminat amacıyla verildiği hususunun hiçbir şekilde kabulü mümkün olmamakla birlikte; işbu dava için önem arz etmesi sebebiyle belirtmek gerekir ki davacı tarafça teminat olarak verildiği iddia edilen çekin teminat amacıyla verildiği hususundaki ispat yükü davacıya ait olduğunu davanın reddini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Dava, davacı şirketin Yüklenici sıfatıyla, davalı şirketinde İşveren olarak taraflar arasında 21.05.2022 tarihli Taşeronluk Sözleşmesi akdedildiği, sözleşme ile davacı yüklenici firma tarafından------- Üniversitesinin bir kısım işlerinin yapılması konusunda sözleşme akdedildiği, yapılacak işin teminatı olarak da davaya konu edilen 10.11.2022 keşide tarihli, 3.000.000,00 TL bedelli çekin teminat çeki olduğu gerekçesiyle Çekin İptali ile Menfi Tespit talebidir.
Uyuşmazlık; dava konusu edilen" 10.11. 2022 tarihli 3.000.000,00TL bedelli " çekin, sözleşmede belirtilen "Teminat Çeki " ile aynı olup olmadığı , davacı Taşeron firma tarafından sözleşme gereği edimini eksiksiz ve ayıpsız ifa edip etmediği , sözleşmenin 8. maddesi yer alan Teminat Çeki ile dava konusu edilen çek aynı ise eğer sözleşme gereği 'teminat için ' verildiği sabit olursa İptali ve Menfi Tespit Taleplerinin haklı olup olmadığı hususlarıdır.
Davaya konu edilen 21.05.2022 tarihli Taşeronluk Sözleşmesinin incelenmesi sonucu davacının yüklenici olduğu, davalının ise iş sahibi olduğu sözleşmeye konu---- Üniversitesinin bir kısım işlerinin yapılmasına ilişkin olduğu, işe başlama tarihinin sözleşmenin 3.maddesi uyarınca yükleniciye yapılacak tebligattan itibaren en geç 3 takvim günü içinde yüklenici adına yer tesliminin yapılacağı, sözleşme konusu işlerin 30.10.2022 tarihine kadar tamamlanacağı, sözleşmenin 4.maddesi ile birim fiyat uygulanacağı ve uyuşmazlık konusu olan kısım ise sözleşmenin 8.maddesinde yer alan "teminat" başlıklı madde uyarınca yüklenici davacı firmanın sözleşmenin imzalanmasının ardından davalı işverene 30.10.2022 tarihli 3.000.000,00 TL tutarında teminat çeki verileceği, işin geçici kabulünün yapılmasının ardından söz konusu teminat çekinin yükleniciye iade edileceği konusunda anlaşma sağlanmıştır.
Dosya içerisine hükme esas alınan 12.05.2025 tarihli heyet raporu ile 02.12.2025 tarihli ek rapor alınmıştır.
Davacı yüklenici firma duruşmada yapılan ihtarata rağmen uyuşmazlık yıllarına ilişkin ticari defter ve kayıtlarını sunmamıştır.
Davalının sunulan 2022-2023 yıllarına ilişkin ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi sonucu; TTK madde 64,66 , VUK madde 220-226. ile 1 Sıra No'lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olduğu, kayıt nizamı bakımından Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğine uygun olduğu bu haliyle kayıtların davalı şirket lehine delil kabiliyetinin bulunduğu ve dava tarihi itibariyle davalı işverenin davacı yüklenici firmadan 7.007.502,69 TL alacağı bulunduğu, davaya konu edilen 3.000.000,00 TL'lik çekin mahsubu sonucu davalı işverenin toplam alacağının 4.007.502,69 TL olduğu tespit edilmiştir.
Teknik olarak yapılan inceleme sonucu; yerinde yapılan keşif üzerine davaya konu edilen ----- Merkezinde kaba ve ince inşaatın yapılmasına ilişkin incelemeler sonucu yüklenici firma tarafından davaya konu işin eksik yada ayıplı imal edildiğine veya sözleşme kapsamında tamamlanmayan herhangi bir işin bulunmadığı, bu haliyle işin tam ve kusursuz olarak bitirildiği şeklinde rapor sunulmuştur.Yapılan Yargılama Sonucu; davaya konu uyuşmazlık taraflar arasında akdedilen 21.05.2022 tarihli Taşeronluk Sözleşmesi uyarınca sözleşmenin 8. maddesi gereği 30.10.2022 keşide tarihli, 3.000.000,00 TL bedelli çekin teminat olarak verileceği belirtilmiş olup somut olayda davaya konu edilen 10.11.2022 tarihli 3.000.000,00 TL bedelli çekin sözleşme uyarınca teminat çeki olarak verilip verilmediği, keşide tarihleri farklı olsa da miktarları aynı olan çekin sözleşmede bahsi geçen teminat çeki olup olmadığı ile yüklenici firma tarafından çekin sözleşme kapsamında işlerin tam ve eksiksiz yapılmasına garanti olarak verildiği gerekçesiyle menfi tespit talebidir. Teknik heyet tarafından davaya konu çekin tarafların ticari defter ve kayıtlarında yer alıp almadığına ilişkin incelenmesi gerektiğinden her iki tarafa usulüne uygun ticari defter ve kayıtların sunulması için ihtarat yapılmış ancak davacı taraf kayıtlarını sunmamıştır. Davalı tarafın sunulan 2022-2023 ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun olması nedeniyle lehe delil kabul edilmiş ve iş sahibi olan davalı şirketin kaydi olarak toplamda 7.007.502,69 TL alacaklı olduğu, 3.000.000,00 TL bedelli çekin kayıtlarda yer aldığı ve alacak kaleminden mahsubu sonucu toplam davalı işverenin davacı yükleniciden dava tarihi itibariyle 4.007.502,69 TL alacaklı olduğu ve teminat senedi olduğu iddia edilen çekin kayıtlarda yer aldığı, işlem gördüğü ve mevcut borç bakiyesinden mahsup edildiği görülmüştür.Davacının iddiası verilen çekin teminat çeki olduğu iddiasıdır. "Çek bir ödeme vasıtası olup, kural olarak mevcut bir borcun tediyesi amacıyla verildiğinin kabulü gerekir. Bu durumda mahkemece çekin hatır çeki ya da teminat amacıyla verilen bir çek olduğu yolundaki iddianın davacı tarafça yazılı delille kanıtlanması gerekir." denilmektedir. ( Yargıtay ------
" Bonoda teminat kaydı var ise de neyin teminatı olduğu belirtilmediğinden bu kayıt bononun mücerrettik vasfını ortadan kaldırmaz. Sadece teminat olduğuna dair eklenen bu kayda doktrinde mücerret teminat kaydı denilmektedir.
Bononun teminat amaçlı verildiğinin kabul edilebilmesi için, neyin teminatı olarak verildiğinin ya bononun önündeki veya arkasındaki yazılar veya ayrı bir belge (İİK’nın 169/a maddesinde öngörülen) ile teminat senedi olduğunun kanıtlanması gerekir. "( HGK------
Somut Olayda ; Sözleşmede teminat çeki olacağı belirtilen çekin keşide tarihi 30.10.2022 ve 3.000.000,00 TL tutarlı çek olup davaya konu edilen çekin ise 10.11.2022 keşide tarihli 3.000.000,00 TL bedelli olduğu anlaşılmış olup davacının iddiası dava konusu edilen çekin sözleşmenin 8.maddesinde yer alan çek ile aynı olduğu gerekçesiyle ve işin tam ve eksiksiz yapılmasına garanti olarak verildiği, projedeki inşaat işlerinin de noksansız bir şekilde tamamlanması nedeniyle menfi tespit talebinde bulunulmuştur. Davaya konu edilen 10.11.2022 keşide tarihli 3.000.000,00 TL bedelli ve davacı ----- Şirketi tarafından keşide edilen lehtarı ------ ibaresinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Ancak taraflarca imzalı sunulan ek-1'de davaya konu edilen bu çekin arkasında "değiştirilmiş vade tarihi 15.03.2023 tarihli çek" şeklinde ibare olduğu anlaşılmış ancak somut olaydaki çekin keşide tarihide farklıdır. Bunun yanında davacı taraf kendi ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmediğinden bu konudaki kayıtları incelenememiştir. Ancak davalı işverenin usulüne uygun kayıtlarına göre her ne kadar davacı firma tarafından davaya konu edilen 10.11.2022 keşide tarihli 3.000.000,00 TL bedelli çekin "teminat çeki" olduğu belirtilmiş ise de kayıtlarda normal bir çek gibi işlem gördüğü, mevcut borç bakiyesinden mahsup edildiği ve yekun olarak davalı işverenin dava tarihi itibariyle davacı firmadan alacağının 4.007.502,69 TL olduğu anlaşılmakla, teminat çeki olduğu belirtilen çekin teminat çeki olduğu ispat edilemediğinden açılan davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Açılan davanın REDDİNE,
2-İİK 72/4.maddesi uyarınca mahkeme tarafından verilen ihtiyati tedbirin derhal kaldırılmasına, bu hususta icra müdürlüğüne müzekkere yazılmasına,
3-Alınması gerekli karar harcı 732,00 TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 179,90-TL harçtan mahsubu bakiye 552,10 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından başvurma harcı, vekalet harcı, bilirkişi ücreti, tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen 21.251,25-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret tarifesine göre davalı lehine takdir olunan 432.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davalı tarafından yapılan 140,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
7-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,İlişkin olarak taraf vekillerinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.