Yargıtay, Cumhurbaşkanına hakaret suçlamasında siyasi eleştiri niteliğindeki sözlerin ifade özgürlüğü kapsamında kaldığına hükmederek beraati düzelterek onadı.
Özet: Yüksek mahkeme, Cumhurbaşkanına hakaret suçundan yargılanan sanık hakkında verilen beraat kararını onamış, ancak ilk derece mahkemesinin delil yetersizliğine dayanan gerekçesini düzelterek, sanığın ifade özgürlüğü kapsamındaki siyasi eleştiri niteliğindeki sözlerinin kişilerin onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmaması nedeniyle hakaret suçunun unsurlarını oluşturmadığını, dolayısıyla yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmadığını belirterek hukuka uygunluğunu teyit etmiştir.
4. Ceza Dairesi         2023/7305 E.  ,  2025/20643 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/335 E. 2022/1182 K.
SUÇ : Cumhurbaşkanına hakaret
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
Yapılan ön inceleme neticesinde sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında Cumhurbaşkanına hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen beraat hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyizinin; sanık tarafından yapılan paylaşımda yer alan sözlerin hakaret suçunu oluşturduğu, eylemin ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirmesinin hukuka aykırı olduğu, bu nedenlerle hükmün bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. GEREKÇE
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen deliller ile dosya içeriğine göre sanık hakkında beraat kararı verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmış, kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen,
Hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerekmektedir. Sanığın, katılana yönelik sarf ettiği iddia edilen siyasi eleştiri niteliğindeki sözlerinin, katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmaması nedeniyle hakaret suçunun unsurlarının oluşmaması karşısında, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi uyarınca beraatine karar verilmesi gerekirken, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilememesi nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verilmesi hususu dışında hukuka aykırılık görülmemiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararına yönelik katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303/1. maddesi gereği, karardan "sanığın atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği anlaşılmakla sanığın bu suçtan CMK'nun 223/2-e maddesi uyarınca beraatine" ibaresi çıkarılıp yerine "yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması nedeniyle sanığın 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi uyarınca beraatine" ibaresi yazılmak suretiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Bakırköy 38. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.12.2025 tarihinde karar verildi.