İş kazası sonucu sürekli iş göremezlikten kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında, manevi tazminatın temyiz kesinlik sınırının altında kalması ve maddi tazminat kararının usul ve yasaya uygun bulunması.
Özet: Davacı işçinin iş kazası sonucu %31,2 oranında sürekli iş göremezliğe uğraması ve davalı işverenin %80 kusurlu bulunması üzerine açtığı maddi ve manevi tazminat davasında, ilk derece mahkemesince 641.802,66 TL maddi ve 70.000,00 TL manevi tazminatın kabulüne karar verilmiş, bu karar bölge adliye mahkemesince onanmıştır; davalı işverenin temyiz başvurusu üzerine, manevi tazminat talebine ilişkin itirazlar miktarın kesinlik sınırının altında kalması nedeniyle incelenmeksizin reddedilmiş, maddi tazminat talebine yönelik itirazlar ise esastan incelenerek yerel mahkeme ve bölge adliye mahkemesinin kararları usul ve yasaya uygun bulunarak reddedilmiş ve hüküm onanmıştır.

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1748 E., 2025/447 K.İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 12. İş MahkemesiSAYISI : 2020/48 E., 2023/464 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 25.01.2013 tarihinde meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; kazanın oluşumunda tek kusurlunun davacı olduğunu, davacıya gerekli eğitimlerin verildiğini ve davalının kusurunun bulunmadığını, davacının tüm zararının SGK tarafından karşılandığını, manevi tazminat taleplerinin fahiş olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; davacının, 25.01.2013 tarihinde davalı iş yerinde çalıştığı esnada, malzemeyi eliyle ittirirken elinin takoz arasına sıkışması ile yaralandığı, Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kurulunca yapılan değerlendirme sonucunda davacının %31,2 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş olduğu, yapılan kusur incelenmesinde davalı şirketin %80, davacının ise %20 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, kazalının zedelenmiş olan yaşama sevincini tazelemek, bunu yaparken felaketi özlenir kılmamak, davalı yanı ekonomik bir yıkıma sürüklemeksizin, dikkat ve özen göstermek konusunda daha dikkatli olmaya sevk etmek hedeflenerek günün ekonomik koşulları itibariyle manevi tazminat miktarı belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne "1.210,57 TL geçici iş göremezlik ve 640.592,09 TL sürekli iş göremezlik olarak toplam 641.802,66 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 25.01.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine fazlaya ilişkin istemin reddine, 70.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 25.01.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine "karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı ... Tic. A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının iş kazası nedeniyle herhangi bir maluliyeti bulunmadığını, maluliyet oranına ilişkin raporların kabul edilebilir yanı bulunmadığını, davalı şirketin hiçbir kusuru bulunmadığı, kazanın tamamen davacının dikkatsiz ve tedbirsiz davranışları ile meydana geldiğini, illiyet bağının kesildiğini, geçici ve sürekli olarak davacıya yapılan ya da yapılacak ödemelerin maddi tazminat miktarından düşülmesi gerektiğini, Mahkemece hükmedilen manevi tazminatın fazla olduğunu belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.A) Davalı vekilinin manevi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.Dosya içeriğine göre, temyize konu edilen miktarların Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL’nin altında bulunduğu anlaşılmakla bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.B) Davalı vekilinin maddi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARAR Açıklanan sebeplerle,Davalı vekilinin manevi tazminat istemine yönelik temyiz isteminin miktardan REDDİNE, Davalı vekilinin maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisinden alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,10.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.