Hizmet sözleşmesinden kaynaklanan tekne mermer işleri alacağına ilişkin icra takibine itirazın iptali davasında, ödenmeyen faturalar ve davalının yetkisiz ek iş iddiaları değerlendiriliyor.
Özet: Bu dava, davacının "-------" isimli teknedeki mermer işlerini taşeron olarak tamamladığı ve davalının borcu erteleyerek ödemediği ikinci faturadan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlattığı icra takibine davalının haksız ve kötüniyetli itirazının iptali talebiyle açılmıştır; davacı, davalının işi onayladığını ve borcu kabul ettiğini belirtirken, davalı ise sadece üç banyo işi için anlaşıldığını ve bedelinin ödendiğini, davacının kendisinin müşteriyle anlaşarak yaptığı dördüncü banyo işinin ücretini de talep ederek kötüniyetli hareket ettiğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/796 EsasKARAR NO : 2026/87DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 11/09/2025KARAR TARİHİ : 05/02/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasında "---------” isimli tekneye ait mermer işlerinin yapılması konusunda anlaşma sağlandığını, müvekkilinin, işi sözleşmeye uygun şekilde eksiksiz tamamlamış ve 21.04.2025 tarihli iş teslim tutanağı ile teslim edildiğini, müvekkili ile davalı borçlu şirket arasında müvekkili davalının taşeronu olarak -------- isimli tekneye ait mermer kaplama ve uygulamaları işlerinden kaynaklı faturalar tanzim ettiğini, müvekkilinin işi yaparken fatura ve ödeme konularında davalının çalışanı -------- ile birlikte çalıştığını, işin yapıldığı ve davalı tarafından işin her safhasında onaylanarak habersiz iş yapılmadığını, yazışmalardaki telefon numaralarından konuşma yapılan kişilerin davalının çalışanı olduğu ortaya çıkacağını, davalı ---------- ile olan yazışmalar da işin bedeli ve icra takibine konu borcun ödenmediğine ilişkin yazışmalarda davalının bu duruma itiraz etmediğinin açık olduğunu, davalının, müvekkilini sürekli erteleyip en sonunda yat sahibi senin paranı verecek diyerek başından savmaya çalıştığını, davalının ilk faturaya itiraz etmemiş kendi defterlerine işlemiş ve müvekkiline ödediğini, fakat ekteki ikinci faturayı ekteki yazışmalardan görüleceği üzere sürekli müvekkiline ödeme için söz vermesine rağmen ödeme yapmadığını, müvekkilinin ödenmeyen faturadan kaynaklı cari alacağının tahsili talebiyle davalı borçlu aleyhine ---------İcra Müdürlüğü ---------- E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin tebliğini müteakip davalı borçlu ödeme emrine, takibe, işlemiş faize 27.06.2025 tarihinde itiraz ettiğini, borçlunun söz konusu itirazı neticesinde 27.06.2025 tarihinde takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalı tarafın takibe itirazı haksız ve hukuka aykırı olduğu kadar, açıkça borcun tahsilinin önlenmesi amacına yönelik kötüniyetli olduğunu, müvekkilinin hukuken hak kazanmış olduğu alacağının tahsilini yasal yollara başvurarak talep etmiş olmasına karşın; davalı borçlu tarafından hukuka aykırı olarak herhangi bir ödemede bulunulmadığı gibi, davaya konu haksız ve kötüniyetli itirazda bulunulduğunu, borca itiraz edilmesinin nedeni tamamen alacağın tahsilini önlemek ve geciktirmek amacına yönelik olup, yapılan itiraz açıkça haksız ve kötüniyetli olduğunu, alacağın belirlenebilir olması ve itirazın açıkça haksız ve kötüniyetli olması nedeni ile davalı borçlu aleyhine asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı taraf ile müvekkilinin teknenin üç adet banyo kısmını yapmak üzere anlaştıklarını, bu anlaşmaya göre de yapılan tekne banyo kısımları ödendiğini, bu sektörel kural gereği müşteri ile anlaşma olduğunda bu durum yazılı sözleşme haline getirilmese de mesaj,mail ve sözlü olarak belli bir iş için alt yüklenici -taşeron olarak anlaşılmakta ve iş yapıldığını, bu kapsamda teknenin banyo, kısmı, marangozluk işleri, boya,cila ve mermer vs gibi konularda farklı ustalar ile konuşulur ve yapılmakta olduğunu, bu kapsamda davacı ile müvekkilinin de davaya konu tekne için üç adet banyosunu yapma konusunda anlaştıklarını, bu kapsamda müvekkilinin de bu yapılan iş karşılığı olarak davacı tarafa 3 banyo karşılığı olan bedeli 30.000,00USD olarak ödediğini, davacı tarafın kötü niyetli olduğunu, davacı tarafın müvekkilinden habersiz ve rızası dışında, müşteri ile anlaşmış ve dördüncü banyoyu yapmış olduğunu, müvekkilinin onayı, oluru olmadığını, bu konuda mesaj ve maili, müvekkilinin kabulü olmadığını, bu müşteri ile davacı arasındaki dördüncü banyoyu yapma anlaşmasından müvekkilinin haberdar olmadığını ve bu durumu da zamanında davacıya söylediğini, davacı ile müvekkili arasında yapılan 3 banyo üzerinden alacak verecek var mı buna bakıldığını, anlaşılan bedel tam ödenmiş mi, ya da bakiyesi var mı bu açıdan inceleme ve araştırma olması gerektiğini, davacı başlatılan icra takibi ile hem son-dördüncü banyo ücretini hem de önceki 3 banyo için kalan bakiye olmak üzere alakasız bir para talep ettiğini, bu sektörün daha çok döviz (ABD Doları) üzerinden çalıştığı için malzeme ücreti ilk anlaşma ile işin bitimi arasında farklılık gösterebildiğini, 3-4 ay sonra farklı rakamlar ortaya çıktığını, hem döviz kuru artmakta, hem de malzeme fiyatı arttığını, bu tür farklılar var ise bile bu ayrı bir araştırmaya konusu olduğunu, icra takibi ve dava dilekçesinde talep edilen bedelin müvekkilinin borcu olmayan, davacının kendisinin yaptığı son banyo ücretini de kapsadığını da belirterek davanın reddini istemiştir. İNCELEME VE GEREKÇEDava hukuki niteliği itibariyle itirazın iptali davasıdır.Davalının bağlı bulunduğu vergi dairesine müzekkere yazılarak tacir olup olmadığı ve hangi usulde defter tuttuğuna ilişkin hususların sorulmasına ve buna ilişkin bilgi ve belgelerin mahkememize gönderilmesi istenmiş olup, muhatap vergi dairesinden gelen cevapta davacının "... 2. sınıf tacir olduğu ve işletme esasına göre defter tuttuğu " bildirilmiştir. HMK.'nun 115/1.maddesi uyarınca dava şartlarının bulunup bulunmadığı davanın her aşamasında resen araştırılır. HMK.nun 114/c maddesi uyarınca mahkemenin görevli olması dava şartı olarak düzenlenmiştir. 26.06.2012 tarihli 6335 sayılı Yasanın 2.maddesiyle değiştirilen TTK.5.maddesinin 3.fıkrası uyarınca, ticaret mahkemesi ile diğer mahkemeler arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır.Ticari davalar TTK.4.maddesinde sayılmıştır. Buna göre her iki tarafın tacir olması halinde davanın konusuna bakılmaksızın dava nispi ticari dava olarak mahkememizin görevi alanında olacaktır. Uyuşmazlığın Türk Ticaret Kanununda düzenlenen bir hususa ilişkin olması veya davanın ticaret mahkemesinde görüleceğine dair açık bir yasal düzenlemenin bulunması halinde mutlak ticari dava söz konusu olup mahkememizin görev alanı içinde kalacaktır.Dosyanın incelenmesinde davacı --------- gerçek kişi ticari işletme kaydı bulunamadığı, esnaf kaydının bulunmadığı ve her yıl bakanlar kurulu tarafından belirlenen beyannamelere göre gelir vergisi az olduğu, ikinci sınıf işletme hesabına göre defter tuttuğu anlaşılmış olup davalının tacir olmadığı, HMK 1. maddesi uyarınca göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir denilmekle; ve göreve ilişkin kuralların yargılamanın her aşamasında resen nazara alınması gerektiğinden Mahkememizin görevsizliği'ne, bu nedenle 6100 sayılı HMK'nun 115/2. Mad. uyarınca dava şartı noksanlığından davanın usulden reddine, HMK.'nun 20.maddesi uyarınca, iş bu kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki haftalık süre içerisinde başvuru halinde, dava dosyasının görevli ---------- Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;Davacı tarafından açılan davanın MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİ NEDENİYLE USULDEN REDDİNE,Davaya bakmaya --------- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'nin GÖREVLİ OLDUĞUNA, 6100 sayılı HMK'nın görevsizlik veya yetkisizlik kararı üzerine yapılacak işlemler kenar başlıklı 20/1.maddesi gereğince karar kesinleştiğinde süresinde başvuru halinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine, 6100 sayılı HMK'nın esastan sonuçlanmayan yargılama gideri kenar başlıklı 331/2. Yargılama giderlerinin görevli ve yetkili mahkeme tarafından hüküm altına alınmasına, Dair davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı tarafın yokluğunda, verilen karar HMK 345. Maddesi hükmü uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.05/02/2026