Bozma kararına uyularak verilen sigortalı hizmet tespitine ilişkin iş mahkemesi kararının, davacının fiili çalışma ve sosyal güvenlik destek primi taleplerinin açıklığa kavuşturulmaması gerekçesiyle temyiz edilmesi üzerine yapılan inceleme.
Özet: Davacının 02.07.2018-11.11.2019 tarihleri arasındaki çalışmasının sigortalı hizmet olarak tespitini talep ettiği hizmet tespit davasında, ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulüne dair verdiği karar, davacının talebinin sigorta kolu yönünden açıklığa kavuşturulması gerektiği gerekçesiyle yapılan önceki bozmaya uyularak yeniden kısmen kabul yönünde hüküm kurulması üzerine, davalı şirket ve feri müdahil kurum tarafından fiili çalışmanın ispatlanamadığı, eksik inceleme yapıldığı ve bordro tanığının benzer davasının derdest olduğu iddialarıyla tekrar temyiz edilmiştir.

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/482 E., 2025/25 K.İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı şirket vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, 02.07.2018-11.11.2019 arasında geçen müvekkilin çalışmasının ve yıllık kazançlarının tespiti ile bu tarihler arasında sigortalı sayılmasının tespitine, yargılama masrafları ile avukatlık ücretinin davalı işveren üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.II.CEVAP1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın açtığı davanın reddedilmesi gerektiğini, davacının davalı müvekkili şirkette hiç çalışmadığını, bu durumun SGK kayıtları incelendiğinde ve tanık beyanları ile görüleceğini, davacının iddialarını kabul anlamına gelmemek üzere müvekkili şirket uygulamasına göre davacının çalıştığını iddia ettiği göreve emsal görevlerde çalışan işçilerin aylık AGİ dahil 2.250,00 TL ücret aldıklarını, şirket uygulamasının Ramazanlarda 300,00 TL erzak yardımı şeklinde değil Ramazan aylarında 150,00 TL erzak yardımı şeklinde olduğunu, müvekkili şirkette yıllardır prim uygulamasının bulunmadığını, davacının şirkette çalışmamış olduğundan işten çıkarılmasının mümkün olmadığını beyan ederek davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesi talep etmiştir. 2. Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesi özetle; davacının iddia ettiği dönemler arasında çalışması olsaydı Kuruma bildirilmesi gerektiğini, davacının iddia ettiği çalışmaların gerçek ve eylemli çalışma olması halinde işyerince bildirilmediğini iddia ettiği çalışmalarının işe giriş tarihinin gerçeğe uygun bir şekilde bildirmesinin sigortalı için yükümlülük olduğunu, davacının bildirilmediğini iddia ettiği çalışmaların yaklaşık on dört aylık bir dönemi içerdiğini, bu süre içerisinde davacının sigortasının yatırılmadığını bilmemesinin imkansız olduğunu beyan ederek davanın reddini, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.III.İLK DERECE MAHKEME KARARIİlk Derece Mahkemesi tarafından 27.04.2021 tarih ve 2020/146 E. 2021/282 K. sayılı karar ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.IV.İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirket vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİA. Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin 12.04.2023 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, "...Yukarıdaki yasal düzenleme ve açıklamalar ile ortaya çıkan maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulduğunda; dava ile tespiti talep edilen dönemde, davacının sosyal güvenlik destek primine tabi çalışma hakkı bulunduğu sabittir. Ancak davacının talebinin açık ve belirgin olmadığı anlaşılmakla; öncelikle, davacıya talebi açıklattırılmalı, isteminin 506 sayılı Kanun'un 63/A maddesi kapsamında yaşlılık aylığı kesilerek tüm sigorta kollarına tabi çalışma tespiti mi, yoksa, 63/B kapsamında sosyal güvenlik destek primine tabi çalışmanın tespiti mi olduğu hususu aydınlatılmalıdır. Mahkemece yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri uyarınca yapılacak değerlendirme sonucu hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir..." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Kararİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir.V.TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1.Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; fiili çalışmanın ispat edilemediğini, eksik inceleme ile karar verildiğini, bordro tanığı ...'ün davalı şirkete karşı aynı konuda açtığı davanın derdest olduğunu, davanın reddi gerektiğini belirterek temyiz isteminde bulunmuştur.2.Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; fiili çalışmanın ispat edilemediğini, eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek temyiz isteminde bulunmuştur.B. Değerlendirme ve Gerekçe1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı şirket vekili ile feri müdahil vekilinin aşağıdaki 2 no.lu pragraf kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Somut olayda; İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararda davacının 63/B kapsamında sosyal güvenlik destek primine tabi çalışmanın olduğunu belirtmesine rağmen hüküm kısmında bu ibareye yer vermemesi, hatalı olup bozma nedenidir.3.Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı şirket ve fer'i müdahil vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının bir (1) numaralı bendinde yer alan “...Davacının 04.07.2018-11.11.2019 tarihleri arasındaki dönemde hizmet akdi ile sigortasız olarak 490 prim günü dönem asgari ücreti ile davalı şirkette çalıştığının tespitine...” ibaresinin çıkartılarak yerine “...Davacının 04.07.2018-11.11.2019 tarihleri arasındaki dönemde hizmet akdi ile sigortasız olarak 490 prim günü dönem asgari ücreti ile 63/B kapsamında sosyal güvenlik destek primine tabi olarak davalı şirkette çalıştığının tespitine...” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 3. Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde temyiz eden ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 10.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.