Hazine adına ihdasen tescilli taşınmazların, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı tapu iptali ve tescil talepli davasının, süre şartı gerçekleşmediği gerekçesiyle reddi kararının temyiz incelemesi.
Özet: Davacılar, kadastro dışında kalmış ve daha sonra Hazine adına ihdasen tescil edilmiş taşınmazların tapu kaydının kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve kısmen satın alma iddiasıyla iptali ile adlarına tescili talebiyle dava açmış, ancak mahkeme taşınmazlarda imar-ihya işlemlerinin 1984 yılı itibarıyla tamamlanmadığı ve dolayısıyla zamanaşımı süresinin dolmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiş, davacılar ise 1983 yılında imar-ihyanın tamamlandığını ve yasal zilyetlik süresinin dolduğunu belirterek bu ret kararını temyiz etmiştir.
1. Hukuk Dairesi         2025/4803 E.  ,  2025/4714 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2022/414 E., 2025/202 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Dava dilekçesinde davacılar ... ve ............ ...; kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, çekişmeli 138 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ve adlarına tescili istemiyle; aynı nedenlere dayanarak davacı ... ..., çekişmeli 166, 1 67... parsel sayılı taşınmazlar hakkında; davacı ..., çekişmeli 168 parsel sayılı taşınmaz hakkında; davacı ..., çekişmeli 170 parsel sayılı taşınmaz hakkında; davacılar ... ve ..., çekişmeli 176 parsel sayılı taşınmaz hakkında; davacı ..., çekişmeli 1 79... parsel sayılı taşınmazlar hakkında; davacı ... ise, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak çekişmeli 169 parsel sayılı taşınmaz hakkında adlarına tescil istemiyle dava açmışlardır.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı itirazında bulunarak dava konusu taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşınmazlardan olduğunu, tapuda Hazine adına kayıtlı olduğunu, taşınmazlar için davacılar tarafından ecrimisil ödemesi yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili ve davalı ... ... vekili ayrı ayrı sundukları cevap dilekçelerinde davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
III. MAHKEME KARARI VE BOZMA
Diyarbakır 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 27.05.2016 tarihli 2011/167 Esas ve 2016/663 Karar sayılı davanın reddine dair verilen karar, davacılar vekili ve vekalet ücretine yönelik olarak davalı Hazine vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 28.04.20 21... /9094 Esas, 2021/4127 Karar sayılı kararı ile; dava konusu 138 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki kararın onanmasına karar verilmiş; çekişmeli 166, 167, 169, 170, 176, 179, 1 80... parsel sayılı taşınmazlar hakkında Mahkemece olumlu olumsuz bir hüküm kurulmadığı, bu taşınmazlar hakkında karar verilmesi gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur.
IV. BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; çekişmeli taşınmazların 1971 yılında yapılan kadastro çalışmaları sonucunda taşlık alan olması nedeni ile tapulama harici bırakıldığı, dosya kapsamına göre taşınmazlarda 1984 yılı itibariyle imar-ihya işlemlerinin tamamlanmadığı, davacılar tarafından kazandırıcı zamanaşımı süresinin dolduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; 1984 tarihli hava fotoğrafında taşınmazlardan toplam 130 dönümlük yer için zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekleştiğinin belirlendiğini, dava konusu yerlerin tapulama harici yerlerden olduğunu, 1983 yılında imar-ihyanın tamamlandığını, zilyetlik süresinin dolduğunu, Yasa'da aranan sürenin dava tarihine kadar hesaplanması gerektiğini belirterek ve re'sen belirlenecek nedenlerle ret kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, ihdasen oluşan tapu kaydının iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Kadastro sonucunda, ..................Mahallesi çalışma alanında bulunan 138 parsel sayılı 80.949, 96... yüz ölçümündeki taşınmaz, tespit harici bırakıldıktan sonra, 25.08.2005 tarihinde ihdasen susuz tarla vasfıyla Hazine adına; aynı çalışma alanında bulunan ve 1971 yılında yapılan kadastro çalışması sırasında tespit harici bırakıldıktan sonra yargılama sırasında 30.12.2011 tarihinde ihdasen ham toprak vasfıyla Hazine adına tapuya tescil edilen ve 08.12.2015 tarihinde ise toplulaştırma çalışmaları sonucunda çeşitli parsellere ayrılan taşınmazlardan; 166 parsel sayılı 2.661, 46... yüz ölçümündeki taşınmaz, 1 07... , 1 07... ve 1 12... parsel numarasıyla; 167 parsel sayılı 17.610, 40... yüz ölçümündeki taşınmaz, 1 07... ve 1 07... parsel numarasıyla; 169 parsel sayılı 41.581, 55... yüz ölçümündeki taşınmaz, 1 30... parsel numarasıyla; 170 parsel sayılı 77.140, 02... yüz ölçümündeki taşınmaz, 1 08... , 1 12... ve 1 18... parsel numarasıyla; 176 parsel sayılı 112.520, 23... yüz ölçümündeki taşınmaz, 1 08... , 1 12... , 1 21... ve 1 22... parsel numarasıyla; 179 parsel sayılı 37.417, 84... yüz ölçümündeki taşınmaz, 1 07... , 6, 1 20... , 6, 1 30... ve 1 32... parsel numarasıyla; 180 parsel sayılı 14.513, 83... yüz ölçümündeki taşınmaz, 1 07... , 6 ve 1 39... parsel numarasıyla; 182 parsel sayılı 16.407, 22... yüz ölçümündeki taşınmaz ise 1 07... , 6 ve 1 36... parsel numarasıyla davalı Hazine adına tapuya tescil edilmiştir.
Mahkemece; davacılar tarafından kazandırıcı zamanaşımı sürelerinin dolmadığı gerekçesi ile ret kararı verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermek için yeterli değildir. Bozma kararından sonra Mahkemece yeniden bir araştırma yapılmayıp mevcut delil durumuna göre ret kararı verilmiş ise de çekişmeli taşınmazlardan daha önce ret kararı verilip onanan 138 parsel sayılı taşınmaz 2005 yılında ihdasen oluşan tapu ile Hazine adına tescil edilmiş, temyize konu diğer çekişmeli taşınmazlar ise 30.12.2011 tarihinde ihdasen Hazine adına tapuya tescil edilmişlerdir. Dolayısıyla Mahkemece zilyetlik süresinin 2005 yılına kadar değil, dava tarihi olan 22.09.2011 tarihine kadar hesaplama yapılması gerekmektedir.
Taşınmazlar öncesi itibarı ile imar-ihya gerektiren bir yer olması nedeni ile öncelikle taşınmazlar üzerinde kullanımın imar-ihya tamamlandıktan sonra ekonomik amaca uygun bir zilyetlik olarak sürdürülmesi gerekirken davaya konu taşınmazların imar-ihyasının tamamlanıp tamamlanmadığı ve tamamlanmış ise imar-ihyanın tamamlandığı tarihten dava tarihine kadar davacı yanın taşınmaz üzerinde ekonomik amacına uygun zilyetliğinin bulunup bulunmadığı belirlenmiş değildir. Tek kişilik ziraat bilirkişi raporu bu konuda yetersiz olup sadece 1984 yılına ait hava fotoğrafının incelenmiş olması da karar vermek için yeterli değildir. Davacılar yönünden belgesiz zilyetlik yolu ile edinilebilecek miktar üzerinde durulmamış ayrıca çekişmeli taşınmazların imar planı kapsamında kalıp kalmadığı hususu da araştırılmamıştır.
Hal böyle olunca; öncelikle davacılar adına aynı çalışma alanında belgesizden zilyetliğe dayalı olarak tespit ve tescil edilen taşınmaz bulunup bulunmadığı hususu Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğü, Kadastro Müdürlüğü ile Tapu Müdürlüğünden ayrı ayrı sorularak varsa bu şekilde tespit edilen taşınmazların kesinleşme durumlarını da gösterir biçimde tespit tutanaklarının onaylı örnekleri, kesinleşmiş olanların kadastro sonucu oluşan tapu kayıtları, hükmen kesinleşenler bulunmakta ise tescil ilamları getirtilerek dosya içine konulmalı, çekişmeli taşınmazların imar planı sınırları içinde kalıp kalmadığının, imar planı sınırları içinde kalıyorsa hangi yıl imar planı sınırları içine alındığının ve imar planının kesinleşip kesinleşmediğinin Belediye Başkanlığı ve Büyükşehir Belediye Başkanlığından sorularak alınacak cevabı ve getirtilecek tüm plan ve haritalar dosyasına konulmalı, çekişmeli taşınmazlara ait temin edilebilen en eski ve yeni tarihli ortofoto ve uydu fotoğrafları ile Harita Genel Müdürlüğü web sitesinin hava fotoğrafı sorgulama sayfasına girilerek taşınmazın bulunduğu köyü/mahalleyi kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafı bulunduğu araştırılıp belirlenmek ve (denetimin sağlanması bakımından) ilgili sayfanın çıktısı dosya içerisine konulmak suretiyle buradan elde edilen verilere göre dava tarihi olan 2011 yılından 15-20-25 yıl öncesine (bulunmadığı takdirde bu tarihlere en yakın tarihlere) ait farklı dönemlerde çekilmiş en az üç adet stereoskopik hava fotoğrafı tarihleri açıkça yazılmak suretiyle Harita Genel Müdürlüğünden getirilmeli, çekişmeli taşınmaza ait tüm komşu kayıtların oluşumlarına esas bilgi ve kayıtlar getirilmeli, bu şekilde dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, üç kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulu, fen bilirkişisi ile jeodezi ve fotogrametri mühendisinin katılımıyla yeniden keşif icra edilmelidir.
Taşınmazlar başında yapılacak keşif sırasında yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından çekişmeli taşınmazların önceki ve şimdiki niteliği, ilk olarak ne zaman ve nasıl kullanılmaya başlandığı, sınırlarında değişiklik olup olmadığı, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığı ve tamamlandığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı; yerel bilirkişi ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler, gerektiğinde yüzleştirme yapılarak yöntemince giderilmeli, bilirkişi ve tanık sözleri komşu taşınmazların tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmelidir.
Fen bilirkişisine keşfi takibe, bilirkişi ve tanık sözlerini denetlemeye imkan verir krokili rapor düzenlettirilmelidir.
Ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan çekişmeli taşınmazların eğimi, niteliği, toprak yapısı, bitki örtüsü, taşınmazlarda imar-ihyaya ne zaman başlandığı, taşınmazların imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığı, taşınmazlar üzerinde ekonomik amaçlı zilyetliğe ne zaman başlanıldığını ve taşınmazın kullanım durumunu kesin olarak belirleyen, bilimsel verilere dayalı, önceki ziraat bilirkişi raporunu da irdeleyen ve sınırındaki taşınmazlarla mukayese edilecek şekilde ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; taşınmaz ve çevresini tüm yönleriyle gösterecek şekilde taşınmaz ve çevresinin yakın plan fotoğrafları çektirilip fotoğraflar üzerinde çekişmeli taşınmazlar kabaca işaretlettirilmelidir.
Jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişisinden, belirtilen tarihlerde çekilmiş stereoskopik çift hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle incelemesi yaptırılmalı, temin edilebilen en eski tarihli uydu fotoğrafları değerlendirilmeli, çekişmeli taşınmazların sınırlarının sabit olup olmadığı, genişleme yapılıp yapılmadığı, genişlemeye devam edilip edilmediği, önceki ve şimdiki niteliğinin, imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığının ve tamamlandığının, arazinin ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığının belirlenmesine çalışılmalıdır.
3402 sayılı Kanun'un 17. maddesi göz önüne alınarak taşınmazlar dava tarihinden önce onaylanan imar planı kapsamında ise imar planı onay tarihinden önce; taşınmazlar imar planı kapsamı dışındaysa veya imar planı onay tarihi dava tarihinden sonraki bir tarih ise o zaman dava tarihine kadar 3402 sayılı Yasa'nın 14... . maddelerinde öngörülen koşulların davacı taraf yararına gerçekleşmiş olup olmadığı tüm deliller ile birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün (6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'nın 428. maddesi gereğince BOZULMASINA,
Peşin alınan harcın istek hâlinde temyiz eden davacılara iadesine,
Dosyanın Diyarbakır 4. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
23.10.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.