Ev hizmetlerinde çocuk bakımı ve temizlik işleri yapan davacının hizmet tespiti talebinin, hak düşürücü süre, çalışma olgusunun ispatı ve delil değerlendirmesi çerçevesinde Yargıtay incelemesi.
Özet: Bir çalışanın davalılara ait evlerde çocuk bakımı ve ev işleri yaparken sigortasız geçen hizmet dönemlerinin tespitine yönelik açtığı davada, ilk derece mahkemesinin kısmen kabul, bölge adliye mahkemesinin ise istinaf başvurularını esastan ret kararları, davalıların hak düşürücü süre, iş ilişkisinin yokluğu ve delillerin hukuka aykırılığına ilişkin itirazlarına rağmen, Yargıtay tarafından usul ve yasaya uygun bulunarak onanmış ve verilen hükmün yerinde olduğuna karar verilmiştir.

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2414 E., 2025/153 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Karşıyaka 2. İş MahkemesiSAYISI : 2019/270 E., 2022/136 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili ve fer'i müdahil Kurum vekilinin vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 12.08.2002 - 23.08.20 05... .07.2008 - 08.09.2016 tarihleri arasında davalılara ait evlerde çocuk bakımı ve ev işlerini yaptığını, ücreti elden aldığını beyanla, bu tarihler arasındaki çalışmalarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.II.CEVAP1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, davacının, müvekkilinin evinde hiçbir zaman çalışmadığını ve müvekkilinin oğlunun bakıma ihtiyacının bulunmadığını, davacının delil olarak sunduğu ajandanın kanun dışı yolla edinilmiş olduğunu, davacının sürekli ve tam zamanlı çalışmasının bulunmadığını beyanla, davanın reddi gereğini savunmuştur.2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; 5510 sayılı Kanun'a eklenen 9. maddenin yürürlük tarihinin 01.04.2015 tarihi olduğunu ve bu tarihten öncesine yönelik iddiaların incelenmeksizin reddinin gerektiğini, hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, dava dilekçesi ekinde delil olarak sunulan ajandanın hukuka aykırı yolla elde edildiğini, davacı ile müvekkili arasında iş ilişkisinin bulunmadığını beyanla davanın reddi gereğini savunmuştur.3.Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle, hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, Kurum kayıtlarında davacının herhangi bir çalışmasının bulunmadığını, hizmet tespitine yönelik davaların kamu düzenini ilgilendirdiğini ve özel bir duyarlılık ile yürütülmesi gerektiğini beyanla davanın reddi gereğini savunmuştur.III.İLK DERECE MAHKEME KARARIİlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.IV.İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.V.TEMYİZA. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Anayasa ile güvence altına alınan sosyal güvenlik hakkı, kişinin vazgeçemeyeceği ve devredemeyeceği bir hak niteliğinde olduğunu, işbu hizmet tespit davası ile müvekkilin sigortalı geçen hizmet döneminin tespiti amaçlanmış olup verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; hukuki gerekçenin hükümde yer almadığını, hükmün denetime elverişli olmadığını ve müvekkilinin gerekçeli karar hakkının ihlali niteliğinde olduğunu, davalıların 2012 yılına kadar Aliağa'da ikamet ettiklerini, kamu tanıklarının beyanlarının çelişkili olduğunu, İlk Derece Mahkemesi tarafından delillerin toplanmadığını, davacının beyanın dikkate alınmayıp 06.08.2015 - 08.09.2016 aralığı bakımından "talebin aşılması sureti ile" hüküm kurulduğunu ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur. 3.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi tarafından davacının 3 tam gün çalıştığı yönünde hüküm kurulmasının dosyadaki deliller ışığında doğru olmadığını, davacının müvekkiline bağlı herhangi bir çalışmasının bulunmadığını, davacı tarafından Mahkemeye sunulan ajandanın yasal delil niteliğinde olamayacağını ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur. 4.Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle, hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, çalışma olgusunun hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde ispatlanması gerektiğini, bilirkişi raporunun ön kabul ile hazırlandığını ve denetime elverişli olmadığını, tanık beyanlarının çelişkili olduğunu ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilince, davalı ... vekilince, davalı ... vekilince ve fer'i müdahil Kurum vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARARAçıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,10.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.