Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespitine ilişkin davada, ürün satışından kesilen prim tevkifatı gerekçesiyle bozma sonrası verilen kısmi kabul kararının temyiz itirazları reddedilerek onanması.
Özet: Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespitine ilişkin davada, ilk derece mahkemesi, önceki Yargıtay bozma kararı doğrultusunda, davacının ürün satışlarından kesilen prim tevkifatlarını esas alarak sigortalılığın belirli dönemler için kısmen kabulüne karar vermiştir. Temyiz incelemesinde Yargıtay, bu kısmi kabul kararının bozmaya uygun olduğunu, hukuk kurallarının doğru uygulandığını ve kazanılmış haklar göz önüne alındığında kararda usul veya yasaya aykırılık bulunmadığını belirterek, tarafların tüm temyiz itirazlarını reddetmiş ve yerel mahkeme kararını oy birliğiyle onamıştır.

MAHKEMESİ : Pınarbaşı (Kayseri) Asliye (İş) Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/78 E., 2024/180 K.İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı ile davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 01.01.1985-30.03.2018 tarihleri arasındaki Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAPDavalı Kurum vekili cevap dilekçesi özetle; Ziraat Odası işe giriş bildirgesinin Kurum kayıtlarına intikal ettiği tarih olan 23.08.2010 tarihinden itibaren sigortalılığı başlatıldığı, ancak Sigortalı Hizmet ve Tescil Daire Başkanlığının 2009/35 sayılı Genelgesinde “5510 sayılı Kanun'un 2. maddesine göre sigortalı sayıldıkları halde Kuruma kayıt ve tescilleri yapılmamış ve bu tebliğ uyarınca sattıkları ürün bedellerinden 01.04.1994 tarihinden itibaren prim tevkifatı yapılan çiftçilerin, tevkifatın yapıldığını gösteren belgeleri de eklemek suretiyle Kuruma yazılı talepte bulunmaları halinde, tevkifat tutarının Kurum hesaplarına intikal etmesi şartıyla, tevkifat yaplan ayı takip eden aybaşından itibaren sigortalılıkları başlatılır. Sigortalılıkları bu şekilde başlatılan çiftçilerin tarımsal faaliyetlerini devam ettirmeleri koşuluyla, sigortalılıkları devam ettiriildiği, tarımsal faaliyetlerin tespitinde ziraat odası kayıtlarının esas alındığı, ziraat odası kaydı olmaması halinde tevkifata esas ürüne ilişkin kamu Kurum ve kuruluşlarının, meslek kuruluşlarının, kooperatif veya birliklerin kayıtları esas alınır.” Hükmüne göre sigortalının bu yönde bir talebi dava açılmadan önce olmadığı, dolayısıyla dava açılmasına sebebiyet vermeyen Kurum hakkında aleyhe yargılama giderleri ile vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini beyanla davanın reddini istemiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARIİlk Derece Mahkemesi tarafından 13.01.2022 tarih ve 2018/38 E. 2022/16 K. sayılı karar ile davanın reddine karar verilmiştir.IV.İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİA. Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin 26.12.2023 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, "...Dava Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti davasıdır. Davacının sigortalılığına esas olmak üzere ... Ajansına ürün satıp satıştan prim tevkifatı kesildiği açık olup bu durumda tevkifatı takip eden aybaşından yıl sonuna kadar sigortalı olunduğunun gözetilmemesi hatalıdır. Mahkemece bu dönem yönünden sigortalılığa karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirmeyle karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir..." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen KararBozma sonrası İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir.V.TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı tarım işi ile uğraşmış olup bu kapsamda tarımla uğraşmasa destek almayacağı çok açık olup Mahkemenin sadece 2005 yılını kabul etmesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; usul ve kanuna aykırı olarak tesis edilen eldeki kararın bozulmasını ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur.B. Değerlendirme ve GerekçeDosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, Tarım Bağ-Kur sigortalılığın tespiti istemine ilişkindir.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Temyiz yoluna başvuru harcının ve aşağıda yazılı harcın ilgilisinden alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,10.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.