Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından kayıt dışı çalışma, eksik prim bildirimi ve iş avanslarının prime esas kazanca dahil edilmesi sonucu tahakkuk eden prim borcuna itiraz ve iade davası.
Özet: Bu hukuki evrak, bir şirketin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından kayıtdışı istihdam ve prime esas kazancın eksik bildirilmesi iddiasıyla tahakkuk ettirilen prim borcuna itirazını ele almaktadır; şirket, belirtilen kişilerin ya sigortalı çalışan olmadığını ya da işe başlamadığını, ayrıca personele verilen "iş avanslarının" kişisel gelir değil, işin yürütülmesi için yapılan harcamalar olduğunu ve dolayısıyla prime esas kazanca dahil edilmemesi gerektiğini savunmuştur; ilk derece mahkemesi, borcun bir kısmının reddine ve ödenen miktarın iadesine karar vermiş, bu karar istinaf mahkemesi tarafından onanmış, ancak her iki taraf da kararı temyiz etmiştir ve temel uyuşmazlık, kurum denetmen raporlarının geçerliliği ile şirketin işçi statüsü ve avansların niteliği konusundaki iddiaları üzerinedir.

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2577 E., 2024/3560 K.İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 3. İş MahkemesiSAYISI : 2019/237 E., 2024/101 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı Kurum tarafından 08.07.2019 tarihli yazı ile 24.04.20 19... /SŞ/63 sayılı denetmen raporu gerekçe gösterilerek ...’nin 01.01.2015 - 25.01.2015 tarihleri arasında, ...’ın 17.01.2015 - 31.08.2015 tarihleri arasında kayıt dışı çalıştığı ve diğer diğer sigortalıların bildirimlerinin eksik yapıldığı iddiasıyla 2015/01-11 ayları için asıl/ek aylık prim ve hizmet belgesinin verilmesinin istenildiğini, ...’nin iş yeri hekimi olduğunu ve işe girdiği tarih öncesinde işçi-işveren ilişkisinden bağımsız bir vekalet sözleşmesi yapıldığını, bu dönemde sigortalı çalışmadığını, ...’ın müvekkiline ait iş yerinde çalışmadığını, çalışmak için kendisi ile anlaşılmış ise de işe başlamaması sebebiyle işe giriş bildirgesinin iptal edilmesi yerine sehven işten çıkış bildirgesinin düzenlendiğini, davacı tarafından yapılan iş avanslarının çalışanların hizmet verilen işyerlerine gitmeleri ve bu faaliyet sırasında iş ekipmanlarının arızalanması, araçların benzin ve diğer giderleri gibi yapılan harcamalara ilişkin personele verilen para olduğunu, personel tarafından harcama yapılması halinde şirket adına alınan fatura gider olarak yazıldığını, harcama yapılmamış ise kasaya dahil edilerek geri alındığını, iş avansı olarak belirtilen paranın sigortalının malvarlığında olmadığını, işverenin işin görülmesi için harcadığı para olduğunu, bu avansların prime esas kazanca dahil edilmesinin mümkün olmadığını, davalı Kurum tarafından tavan tutarı aşacak şekilde prime esas kazanç tutarı üzerinden prim borcu tahakkuk ettirildiğini beyanla müvekkilinin Kuruma borçlu olmadığının tespitine ile tahakkuk ettirilen 91.356,91 TL asıl ve 70.492,69 TL gecikme zammı olmak üzere toplam 161.849,60 TL borca ilişkin davacı tarafından Kuruma yapılan 160.982,19 TL'nin ödeme tarihinden itibaren başlayacak yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum denetmenlerinin inceleme sonucunda yapmış oldukların tespitlerin aksinin resmi belgeler ile ispat edilinceye kadar geçerli olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.Diğer davalılar tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, davalı Kurumun 08.07.20 19... 52 sayılı işlemine karşı yapılan itirazın reddine dair 01.08.2019 tarihli prim tahakkuk itiraz komisyonu kararı ile 91.356,91 TL asıl ve 70.492,69 TL gecikme zammı olmak üzere toplam 161.849,60 TL tahakkuk ettirilen borçtan; davacının 42.056,62 TL asıl ve 32.949,66 TL gecikme zammı olmak üzere toplam 75.006,28 TL tutar yönünden davalı Kuruma borçlu olmadığının tespitine, davacı tarafça 22/07/2019 tarihinde davalı Kuruma ödenen asıl ve gecikme zammı olmak üzere toplam 75.006,28 TL’nin; 5510 sayılı Kanun'un 89/3. maddesi uyarınca davalı Kuruma yatırıldığı tarihi takip eden aybaşı olan 01.08.2019 tarihinden, iadenin yapılacağı ayın başına kadar geçen süre için işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Kurumdan tahsili ile davacıya iadesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; rapor aldırılan bilirkişilerin yetersiz olduğunu, ..., ... ve ...’in husumetli tanık olmalarından dolayı beyanlarına itibar edilemeyeceğini, ...’nin 01.01.2015 - 25.01.2015 tarihleri arasında ve ...’ın 26.01.2015 - 31.08.2015 tarihleri arasında işyerinde çalışmasının bulunmadığını, iş bu şahısların hizmet tespiti talebinin bulunmadığını, iş avanslarının personele değil personelin iş ziyaretlerini gerçekleştirebilmeleri için yapmaları gereken harcamalar için verildiğinden prime esas kazanca dahil olamayacağını beyanla davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.Davalı Kurum vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; Kurum denetmeni tarafından düzenlenen belgenin aksi sabit oluncaya kadar geçerli olması, aksinin ispat edilememesinden dolayı davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, ...’nin 01.01.2015 - 25.01.2015 tarihleri arasında ve ...’ın 26.01.2015 - 31.08.2015 tarihleri arasında hizmet akti kapsamında çalıştığına ve bir kısım ücret ödemelerinin prime esas kazanca dahil edilmediğine ilişkin Kurum işleminin iptali ile yersiz alınan prim ve ferilerinin faizi ile birlikte iadesi istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.