İşçinin gerçek ücretinin sosyal güvenlik kurumuna eksik bildirilmesi nedeniyle prime esas kazancının tespiti ve emekli aylığına etkisi davası.
Özet: Bir işçinin, çalıştığı işyerinde fiili kazancının asgari ücretin çok üzerinde olmasına rağmen, işveren tarafından Sosyal Güvenlik Kurumuna asgari ücret üzerinden bildirilerek prime esas kazancının düşük gösterildiği ve bu durumun emekli maaşını olumsuz etkilediği iddiasıyla, gerçek prime esas kazancının tespiti, eksik ödenen primlerin tamamlatılması ve buna bağlı olarak hak ettiği emeklilik aylığının yeniden hesaplanması talebiyle açtığı davada, işveren iddiaları reddederken, SGK kayıtların bildirilen primlere uygun olduğunu belirtmiştir.

MAHKEMESİ: .... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1429 E., 2024/1658 K.İLK DERECE MAHKEMESİ: ... Asliye Hukuk (İş) MahkemesiSAYISI : 2018/77 E., 2022/28 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 1991 yılından 17.07.2017 tarihine kadar davalı ... de çalıştığını ve devamında emekli olduğunu, müvekkilinin davalı işyerinde işçi kadrosunda muhtelif görevlerde çalıştıklarını, ortalama maaşının asgari ücretin 3–4 katı arasında değişiklik gösterdiğini, lakin müvekkilinin ücretinin SGK kayıtlarına asgari ücret olarak yansıtıldığını, hak kaybına sebebiyet verildiğini, konu hakkındaki tanık anlatımları ve emsal iş davalarının iddialarını destekler nitelikte olduğunu, müvekkilinin prime esas kazancının düşük olarak gösterildiğini, emekli olduktan sonra anlaşıldığını, işverenlerin gerek prim, gerekse vergi ödememek için çalıştırdığı kişileri Kuruma bildirmedikleri, eksik çalışma bildirdikleri, prime esas kazancın eksik bildirildiği ülkemizin gerçeklerinden olduğunu, çalışanlar için önemli olanın, işyerinden her ay Sosyal Güvenlik Kurumuna verilen Aylık Prim ve Hizmet Belgesinde o kişi adına gösterilen prime esas kazanç olduğunu, kazancın SGK’ya ne kadar yüksek bildirilmişse, bağlanacak gelir ve aylığın da o oranda yüksek olması gerektiği, bu sebeple müvekkilinin, prime esas kazancının gerçeğe aykırı olarak, hak ve nesafet kuralları dışında düşük gösterilmesinin ve eksik bildirilmesi sebebiyle emeğinin karşılığını tam olarak alamadığını, Sosyal Güvenlik Hukukunun temel ilkelerinden birinin de "nimet-külfet dengesi" ilkesi olduğunu, bu ilke kapsamında sigortalıların gelecekte elde edeceği sosyal sigorta yardımlarına karşılık olarak prim ödeme külfeti altına girdiklerini, bu ilkenin doğal sonucu ise daha fazla külfete katlananların yani daha fazla prim ödeyenlerin aynı nispette daha fazla yardıma hak kazanmaları gerektiğini, bir başka ifade ile sosyal güvenlik kuruluşlarınca sigortalılardan alınacak primlerle ileride yapılacak yardımlar arasında mutlak bir bağlantı, paralellik sağlanması gerektiği, müvekkili adına 05.07.2018 tarihinde SGK'ya başvuruda bulunduğunu, 18.10.2018 tarih ve ... sayılı cevabi yazıda 5 yıl içinde İş Mahkemesine başvuruda bulunabileceği ve alacağı ilama istinaden işlem yapılabileceğinin beyan edildiğini, hülasa müvekkiline ait prime esas kazancının tespit edilmesinin, eksik/düşük ödenen primlerinin belirlenmesi ve tamamlatılması ile gerçekte müvekkiline bağlanması gereken emekli ücretinin tespiti için işbu davanın açılması gereksiniminin hâsıl olduğunu, yukarıda açıkladıkları nedenlerle, tüm yasal ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkilinin prime esas kazancının tespitini, düşük / eksik ödenen primlerin tamamlatılmasını, bu taleplere bağlı olarak olması gereken emeklilik aylığının ve meydana gelen zararının tespitini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava ettikleri anlaşılmıştır. II. CEVAPDavalı cevap dilekçesinde özetle; davacının hukuki mesnetten yoksun davasını kabul etmedikleri, davanın reddini talep ettiklerini, davacının taleplerinin zamanaşımına uğramış olduğu, bu hususun göz önünde bulundurulmasını talep ettikleri, davacının maaşının asgari ücretin birkaç katı olduğunu, SGK primlerinin düşük ödendiğini iddia etmişse de böyle bir durumun söz konusu olmadığını, davacının çalışmasına karşılık olarak aldığı maaşları her ay tam olarak yatırılmış olduğunu , primlerinin de aldığı ücret üzerinden eksiksiz olarak ödendiğini, davacının herhangi bir hak kaybına uğramış olmasının söz konusu olmadığını, müvekkili belediye bünyesinde çalışmakta olan işçilerin ücretlerinin ... Şubesi, ...Şubesi ve ... ... ... Şubelerinden ödendiğini, davacının maaş ödemelerinin tespiti için belirtilen bankalara müzekkere yazılmasını talep ettiklerini, davacının usul ve yasaya aykırı davasını kabul etmediklerini bildirmek üzere iş bu cevap ve delil dilekçesini sundukları, davanın reddine karar verilmesini talep ettikleri anlaşılmıştır. Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; 4...0 sigorta sicil numaralı ...'ın hizmet cetvelinde yer aldığı şekliyle sigorta primi bulunduğunu, nitekim; bu durumun işyeri ve Kurum ayıtlarından açıkça anlaşılacağını, davacının iddia ettiği dönemlerde sigorta primlerinin eksik yatırıldığına dair herhangi bir belgede dosyada yer almadığını, somut olayda davacının işçi kadrosunda muhtelif görevlerde asgari ücretin üzerinde çalıştığını ileri sürüldüğünü, davacının iddiasını kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacının Kurum kayıtları üzerindeki sigorta primi iddiasının yazılı delille ispatlanması gerektiğini, Kurum kayıtlarının aksinin ancak aynı değerde yazılı delil ve belgeler ile ispat edilebileceğini, zira; hizmet tespitinin davalarının kamusal niteliği gereği, çalışma olgusunun her türlü kanıtla ispatlanabilme olanağı bulunmakla birlikte ücretin ispatı konusunda aynı genişlikte bir serbestlik söz konusu olmadığını, HMK’nın 288. maddesinde yazılı sınırları aşan ücret alma iddialarının yazılı delille kanıtlanması zorunluluğu bulunduğunu, Yargıtay 21. Hukuk Dairesi’nin 2015/10180E-2015/14728K sayılı ilamında “Tespiti istenilen sürenin evvelinde ve sonrasında beyyine başlangıç sayılabilecek ödeme belgeleri ve sair bu nitelikte bir belge yoksa Hukuk Muhakemeleri Kanun'un m. 200'de yazılı sınırları taşan ücret alma iddialarında yazılı delil aranmalı, bu sınırlar altında kalan ücret alma iddialarında ücret miktarları tanıklardan sorulmak sureti ile sonuca gidilmelidir. Davacının talep ettiği ücret asgari ücret üzerinde kalmakla birlikte, yazılı delil dosyada bulunmadığı gibi, tanık beyanları ve emsal ücret araştırması ile sonuca gidilmiş olup, varılan sonucun dosya kapsamında kuvvetli delil olarak değerlendirilmesi ve hükme esas alınması doğru olmamıştır. Davacının çalışmalarının asgari ücretin üzerinde bir ücretle geçtiği ispatlanamadığından Kuruma bildirimi yapılan dönemdeki çalışmalarının prime esas asgari kazanç üzerinden geçtiğinin kabul edilmesi gerekmektedir.” Hükmü yer aldığını, yukarıda kısaca arz ve izah ettikleri sebepler muvacehesinde haksız ve yersiz açılan davanın reddine, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile velev ki Mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili Kurum aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesini talep ettikleri anlaşılmıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “1- Davanın kabulüne, davacının davalı ... bünyesinde gerçekleşen çalışmaları sırasında,-2005 yılı Aralık ayında 556,87 TL,-2006 yılı Ocak ayında 121,77 TL, 2006 yılı Şubat ayında 353,83 TL, 2006 yılı Mart ayında 121,77 TL, 2006 yılı Nisan ayında 132,38 TL, 2006 yılı Mayıs ayında 395,71 TL, 2006 yılı Haziran ayında 152,00 TL, 2006 yılı Temmuz ayında 154,48 TL, 2006 yılı Ağustos ayında 369,34 TL, 2006 yılı Eylül ayında 125,63 TL, 2006 yılı Ekim ayında 369,74 TL, 2006 yılı Kasım ayında 369,74 TL, 2006 yılı Aralık ayında 524,53 TL, -2007 yılı Ocak ayında 94,53 TL, 2007 yılı Şubat ayında 337,84 TL, 2007 yılı Mart ayında 94,13TL, 2007 yılı Nisan ayında 133,98 TL, 2007 yılı Mayıs ayında 133,98 TL, 2007 yılı Haziran ayında 123,48 TL, 2007 yılı Temmuz ayında 111,47 TL, 2007 yılı Ağustos ayında 111,48 TL, 2007 yılı Eylül ayında 379,61 TL, 2007 yılı Ekim ayında 338,83 TL, 2007 yılı Kasım ayında 95,62 TL, 2007 yılı Aralık ayında 839,99 TL, -2008 yılı Ocak ayında 155,06 TL, 2008 yılı Şubat ayında 191,09 TL, 2008 yılı Mart ayında 611,24 TL, 2008 yılı Nisan ayında 170,91 TL, 2008 yılı Mayıs ayında 170,91 TL, 2008 yılı Haziran ayında 384,39 TL, 2008 yılı Temmuz ayında 206,06 TL, 2008 yılı Ağustos ayında 206,07 TL, 2008 yılı Eylül ayında 206,07 TL, 2008 yılı Ekim ayında 206,07 TL, 2008 yılı Kasım ayında 194,24TL, 2008 yılı Aralık ayında 960,80 TL, -2009 yılı Ocak ayında 189,35 TL, 2009 yılı Şubat ayında 189,35 TL, 2009 yılı Mart ayında 485,08TL, 2009 yılı Nisan ayında 189,35 TL, 2009 yılı Mayıs ayında 189,35 TL, 2009 yılı Haziran ayında 472,48 TL, 2009 yılı Temmuz ayında 162,35TL, 2009 yılı Ağustos ayında 162,35 TL, 2009 yılı Eylül ayında 458,08 TL, 2009 yılı Ekim ayında 162,35 TL, 2009 yılı Kasım ayında 162,35 TL, 2009 yılı Aralık ayında 970,28 TL, -2010 yılı Ocak ayında 139,15 TL , 2010 yılı Şubat ayında 139,78 TL , 2010 yılı Mart ayında 462,36 TL , 2010 yılı Nisan ayında 139,78 TL , 2010 yılı Mayıs ayında 139,78 TL , 2010 yılı Haziran ayında 554,37 TL , 2010 yılı Temmuz ayında 57,64 TL,2010 yılı Ağustos ayında 223,59TL , 2010 yılı Eylül ayında 708,16 TL , 2010 yılı Ekim ayında 173,39TL , 2010 yılı Kasım ayında 420,68 TL , 2010 yılı Aralık ayında 1044,38 TL , -2011 yılı Ocak ayında 143,62 TL , 2011 yılı Şubat ayında 143,19 TL , 2011 yılı Mart ayında 1001,01 TL , 2011 yılı Nisan ayında 651,02 TL , 2011 yılı Mayıs ayında 651,02 TL , 2011 yılı Haziran ayında 982,11 TL , 2011 yılı Temmuz ayında 610,52 TL,2011 yılı Ağustos ayında 610,52TL , 2011 yılı Eylül ayında 1765,26 TL , 2011 yılı Ekim ayında 729,12TL , 2011 yılı Kasım ayında 1587,28 TL , 2011 yılı Aralık ayında 1598,28 TL , -2012 yılı Ocak ayında 751,61 TL , 2012 yılı Şubat ayında 692,97 TL , 2012 yılı Mart ayında 1338,17 TL , 2012 yılı Nisan ayında 722,29 TL , 2012 yılı Mayıs ayında 1023,38 TL , 2012 yılı Haziran ayında 1643,38 TL , 2012 yılı Temmuz ayında 849,54 TL,2012 yılı Ağustos ayında 849,54TL , 2012 yılı Eylül ayında 1494,74 TL , 2012 yılı Ekim ayında 1494,74TL , 2012 yılı Kasım ayında 849,54 TL , 2012 yılı Aralık ayında 2316,96 TL, -2013 yılı Ocak ayında 1251,74 TL , 2013 yılı Şubat ayında 931,28 TL , 2013 yılı Mart ayında 1478,94 TL , 2013 yılı Nisan ayında 931,28 TL , 2013 yılı Mayıs ayında 1204,50 TL , 2013 yılı Haziran ayında 1973,84 TL , 2013 yılı Temmuz ayında 1161,60TL,2013 yılı Ağustos ayında 1968,79TL , 2013 yılı Eylül ayında 1848,85 TL , 2013 yılı Ekim ayında 1802,50TL , 2013 yılı Kasım ayında 1052,65 TL , 2013 yılı Aralık ayında 2955,05 TL , -2014 yılı Ocak ayında 1178,11 TL , 2014 yılı Şubat ayında 980,51 TL , 2014 yılı Mart ayında 2644,33 TL , 2014 yılı Nisan ayında 495,66 TL , 2014 yılı Mayıs ayında 2235,66 TL , 2014 yılı Haziran ayında 2285,16TL , 2014 yılı Temmuz ayında 2172,66TL,2014 yılı Ağustos ayında 2253,66TL , 2014 yılı Eylül ayında 2253,66 TL , 2014 yılı Ekim ayında 2253,66TL , 2014 yılı Kasım ayında 2253,66 TL , 2014 yılı Aralık ayında 2139,91 TL , -2015 yılı Ocak ayında 2192,24 TL , 2015 yılı Şubat ayında 2192,24TL , 2015 yılı Mart ayında 3149,24 TL , 2015 yılı Nisan ayında 2192,24 TL , 2015 yılı Mayıs ayında 2287,74TL , 2015 yılı Haziran ayında 3551,79TL , 2015 yılı Temmuz ayında 3430,74TL,2015 yılı Ağustos ayında 2300,79TL , 2015 yılı Eylül ayında 3920,79 TL , 2015 yılı Ekim ayında 2215,74TL , 2015 yılı Kasım ayında 2300,79TL , 2015 yılı Aralık ayında 3243,99TL , -2016 yılı Ocak ayında 601,01 TL , 2016 yılı Şubat ayında 601,01 TL , 2016 yılı Mart ayında 1976,76 TL , 2016 yılı Nisan ayında 601,97 TL , 2016 yılı Mayıs ayında 701,01 TL , 2016 yılı Haziran ayında 1891,76TL , 2016 yılı Temmuz ayında 701,01 TL,2016 yılı Ağustos ayında 719,16TL , 2016 yılı Eylül ayında 1994,91 TL , 2016 yılı Ekim ayında 719,16TL , 2016 yılı Kasım ayında 988,56 TL , 2016 yılı Aralık ayında 2264,31 TL , -2017 yılı Ocak ayında 1012,98 TL , 2017 yılı Şubat ayında 1012,98 TL , 2017 yılı Mart ayında 452,77 TL , 2017 yılı Nisan ayında 880,39 TL , 2017 yılı Mayıs ayında 969,68 TL , 2017 yılı Haziran ayında 890,45TL, 2017 yılı Temmuz ayında 3725,07 TL, prime esas fark kazancın olduğunun tespitine" karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının, davalı Belediyedeki çalışmasının kesintili olduğunu bu nedenle davanın 5 yıllık hak düşürücü süreye uğradığını, davacının iddiasını yazılı delil ile ispatlaması gerektiğini, davalı Kurum aleyhine ücreti vekalet ve yargılama giderlerine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek davanın reddinin gerektiğini beyan etmektedir. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının dava konusu yaptığı taleplerinin hak düşürücü süreye uğradığını, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, tanık beyanı ile ispatın mümkün olmadığını, davacının prime esas kazancının doğru olarak davalı Kuruma bildirildiğini, yeni bilirkişi raporu taleplerinin gerekçesiz olarak red edildiğini, sendikal alacaklar ile ayni yardımların prime esas kazanca dahil olmaması sebebiyle kazancın tespitine dair hesaplamaların hatalı olduğunu ileri sürerek davanın reddinin gerektiğini beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, sigorta primine esas kazancın tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.