Yargıtay, hırsızlık ve konut dokunulmazlığı ihlali suçlarında lehe kanun tespiti için duruşma ve mala zarar vermeden hüküm kurulmaması nedeniyle kısmi bozma, kısmi onama kararı verdi.
Özet: Yargıtay, hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından verilen mahkumiyet kararlarını incelemiş; bir mağdura ilişkin hükümlerin, nitelikli konut dokunulmazlığı ihlalinin şikayete veya uzlaşmaya tabi olmaması ve hırsızlık suçundaki lehe hüküm uygulaması nedeniyle onanmasına karar vermiş; diğer bir şikayetçiye ilişkin hükümlerde ise, lehe kanunun uygulanması için takdir hakkı kullanılmasını gerektiren durumlarda duruşma açılmaksızın karar verilmesi ve eylemi sabit olan mala zarar verme suçundan hüküm kurulmaması gibi usul eksiklikleri nedeniyle bozma kararı vermiştir.
2. Ceza Dairesi         2025/8280 E.  ,  2025/19819 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
EK KARAR TARİHİ : 18.11.2024
SAYISI : 1995/393 E., 1996/547 K.
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Hükümlü hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7499 sayılı Kanun’un 22. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 6. maddesinin 1. fikrasının (d) bendi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I- Hükümlü hakkında mağdur ...'a karşı kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde
5237 sayılı TCK’nın 7/2 ve 5252 sayılı Kanun'un 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı, 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b maddesinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK' nın 493/1. maddesinde yer alan suçun ögelerinin farklı olduğu; hükümlünün, temyiz dışı hükümlü... ile birlikte yakınanın evine, kapısını zorlamak suretiyle girerek içeriden bir adet mont alması şeklinde gerçekleşen olayda, eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b, 151/1, 116/1, 119/1-c maddelerindeki hırsızlık, mala zarar verme ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarını oluşturduğu, konut dokunulmazlığının ihlâli suçunda 5237 sayılı TCK'nın 119/1-c maddesinin uygulandığı durumlarda konut dokunulmazlığının ihlâli suçunun şikayete bağlı olmadığı gibi uzlaşmaya da tabi olmadığının ve koşulları oluşmadığı hâlde hükümlü hakkında hırsızlık suçunda 5237 sayılı TCK'nın 145. maddesinin uygulanması suretiyle verilen sonuç cezanın açıkça sanık lehine olması nedeniyle Tebliğname'deki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre ek karara yönelik temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün Tebliğname'ye aykırı olarak ONANMASINA,
II- Hükümlü hakkında şikâyetçi ...e karşı kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde
Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-5252 sayılı Kanun'un 9/1. maddesi, 01.06.2005 tarihinden önce kesinleşmiş hükümlerle ilgili olarak 5237 sayılı TCK’nın lehe olan hükümlerinin derhal uygulanabileceği hallerde duruşma yapılmaksızın da karar verilebileceğini öngörmüşse de; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.12.2005 gün ve 162/173 sayılı kararında açıklandığı gibi lehe olan yasanın belirlenmesi herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını, takdir hakkının kullanılmasını gerektiriyorsa veya cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin hükümlerin uygulanması olanağı sonraki yasa ile doğmuşsa yargılamasının duruşmalı yapılması zorunludur. Evrak üzerinde inceleme yapılabilmesi ise ancak belirtilen bu haller dışında söz konusu olabilecektir. Hükümlü hakkında lehe olan yasanın saptanabilmesi için takdir hakkının kullanılması gerekeceğinden duruşma açılıp, gerekçeleri açıklanmak suretiyle karar verilmesi gerekirken evrak üzerinde yazılı şekilde hükümler kurulması,
2-Hükümlünün şikâyetçi ...e yönelik eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b, 116/1, 119/1-c ve suç tarihi itibarıyla şikâyete tabi olan 151/1. maddelerine uyduğu, şikâyetçi ...in de şikâyetçi olduğunu belirttiği gözetilmeden, sadece anılan Kanun'un 142/1-b, 116/1, 119/1-c. maddeleri ile uygulama yapılıp mala zarar verme suçundan hüküm kurulmaması,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlünün temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, infaz aşamasında verilen uyarlama kararlarının kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.