İmar uygulamasıyla bedele dönüştürülen muris paylarının karşılığının artırılması talepli davada temyiz kesinlik sınırı ve değer tespiti metodolojisinin yüksek mahkemece incelenmesi kararı.
Özet: Dava, imar uygulaması sırasında bedele dönüştürülen taşınmaz paylarının karşılığının artırılması talebiyle açılmış; ilk derece mahkemesince kabul edilen karar, istinaf mahkemesince yürürlükteki yasal düzenlemeler ve değerleme esasları doğrultusunda emsal karşılaştırması ve ÜFE artışı uygulanarak tespit edilen bedellerin doğru olduğu gerekçesiyle esastan reddedilmiştir. Yargıtay ise tarafların çoğunluğunun temyiz başvurularını, kesinlik sınırının altında kalmaları nedeniyle reddederken, davalı idarenin belirli bir davacıya ilişkin temyiz dilekçesini incelemek üzere kabul etmiştir.

MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2023/3509 Esas, 2025/131 KararKARAR: Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ: Eskişehir 3. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI: 2022/646 Esas, 2023/759 KararTaraflar arasındaki imar uygulaması sırasında bedele dönüştürülen davacı payı karşılığının artırılması istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, Miktar veya her paydaş için değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın her paydaş için değeri kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun'un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.Davacılar yönünden red olunan miktarlar ile davacı ... haricindeki davacılar yönünden hüküm altına alınan bedeller Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla 544.000,00 TL'nin altında kaldığından, davacılar vekilinin tüm davacılar yönünden, davalı idare vekilinin ise ... haricindeki davacılar yönünden temyiz dilekçelerinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı idare vekilinin davacı ... ile ilgili olarak gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Eskişehir ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 15 88... ve 118 99... parsel taşınmazlarda, davacılar murisinin sırasıyla 2.295,38 m² ve 461,78 m²lik paylarının bedele dönüştürülmüş olduğundan bedele dönüşen kısımlar için takdir edilen karşılığın artırılmasını talep etmiştir.II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf Sebepleri1. Davacılar vekili istinaf başvurusunda özetle; gerçek değerin altında bedele hükmedildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 2. Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; ödenen bedelin düşümünün yapılmadığını, afaki yüksek miktarların hesaplandığını, itirazlarının dikkate alınmadığını, emsal karşılaştırmasının doğru yapılmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6745 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddedeki düzenleme doğrultusunda arsa niteliğindeki taşınmazlara imar uygulamasının tapuya tescil edildiği tarih esas alınarak ve emsal karşılaştırması yapılarak değerinin tespit edilmesinde ve bulunan miktara aynı yasa gereğince TÜİK tarafından yayınlanan ÜFE artış katsayısı uygulanarak dava tarihindeki bedeli tespit edilmek suretiyle davacıya ödenmesine karar verilmesi doğru olduğu öte yandan, davalı idare, ödeme iddiası ile ilgili olarak herhangi bir ödeme belgesi ibraz etmediğinden, toplam bedelden ödeme nedeniyle indirim yapılmamasında usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığından, başvuraların esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz Sebepleri1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, imar uygulaması sırasında bedele dönüştürülen muris paylarının karşılığının artırılması istemine ilişkindir.2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dava konusu taşınmazlara 6745 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddesi uyarınca uygulamanın tapuda tescil edildiği tarihler, değerlendirme tarihi olarak esas alınıp, emsal karşılaştırması sonucu tespit edilen bedelin, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi tablosuna göre dava tarihine güncellenmesi suretiyle değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle; A. Davacılar Vekilinin Tüm Davacılara İlişkin Temyizi Yönünden; Davacılar vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,B. Davalı İdare Vekilinin ... Haricindeki Davacılara İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktar yönünden REDDİNE,C. Davalı İdare Vekilinin Davacı ...’e İlişkin Temyizi Yönünden;Davalı idare vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, davacıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.