Muvazaalı boşanma ve fiili birliktelik nedeniyle kesilen yetim aylığının yeniden bağlanması talebiyle açılan davada, yeterli araştırma yapılmadığı gerekçesiyle verilen Yargıtay bozma kararı.
Özet: Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından eşinden anlaşmalı boşandığı iddiasıyla yetim aylığı kesilen davacının, aylığın tekrar bağlanması ve borçlu olmadığının tespiti talebiyle açtığı asıl dava ile kurumun yersiz ödenen aylıkların iadesi ve icra inkar tazminatı talepli birleşen davasında, ilk derece ve istinaf mahkemelerinin davacının boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı gerekçesiyle aylığın kesilmesini haklı bulan kararlarının, tarafların yıllara göre adres izleme raporları, seçmen listeleri ve ihtilaflı döneme ilişkin emniyet araştırması gibi delillerle fiili birlikteliğin yeterince araştırılmadığı tespitiyle, eksik inceleme nedeniyle bozularak yeniden karar verilmesi gerektiğine hükmedilmiştir.
10. Hukuk Dairesi         2025/7780 E.  ,  2025/15016 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/630 E., 2024/2486 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/141 E., 2021/78 K.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı-birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
I. DAVA
1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; eşinden şiddetli geçimsizlik nedeni ile 01.07.2003 tarihinde boşandığını ve ayrı ayrı adreslerde ikamet etmekte olduklarını, davalı Kurumun herhangi bir araştırma yapmadığını sadece yoklama memuru tarafından ifadesinin alındığını, eski eşinden muvazaalı olarak boşandığının tamamen davalı Kurumun iddiası olup ispat yükünün de davalıda olduğunu belirterek, davalı Kurumca kesilen yetim aylığının kesilme tarihi ile tekrar bağlanarak kendisine ödenmesine, ayrıca davalı Kuruma borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Birleşen davada davacı vekili, borçlu ..., Kurumdan 3...3 tahsis numarası ile yetim aylığı almakta iken Kurum tarafından yapılan soruşturma sonucunda davalının boşandığı eşi ile fiilen birlikte yaşadığının tespit edildiğini ve buna bağlı müvekkili Kurumu zarara uğratma kastının olduğunu, bu nedenle müvekkili Kurum tarafından, davalıya yersiz olarak yapılan ödemelerin tamamının iptal edildiğini, sahte sigortalılık süresi boyunca davalıya yapılan ödemelerin ve sağlık harcamalarının geri alınması için ... 4. İcra Müdürlüğünün... sayılı takip dosyası ile icra takibi açıldığını, davalının itiraz edip icra takibini durdurduğunu belirterek, .... 4. İcra Müdürlüğünün .... E. sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptalini, icra takibinin devamını, davalı aleyhinde alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Asıl davada davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının Kuruma müracaat etmeksizin bu davayı açmasının usul ve kanuna aykırı olduğunu bu nedenle esasa girilmeden usul yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, öncelikle davanın zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili Kurumun davacı ile ilgili tüm işlemlerinin yerinde olduğunu, yersiz ve hukuki mesnetten yoksun olduğundan davanın reddine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 26.02.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde, davacı birleşen davada davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 02.03.2023 tarihli kararı ile "..davacı ... ve eski eşi ...'den 01.03.2003 tarihinde boşandığı ve hak sahibi sıfatı ile 01.08.2003 tarihinde babasından ölüm aylığı aldığı, ihbar üzerine düzenlenen Kurumun 24.09.2018 tarihli araştırma-inceleme raporunda, davacının ve boşandığı eşinin fiilen birlikte yaşadıklarının tespit edildiği, ... kayıtlarında eski eşin 2011, 2013, 2014, 20 15... tarihlerinde davacının ikametgahı olan, ... Mh. ... Sk. No:20 İç Kapı No:1, ... /..., adresi ikamet adresi olarak bildirdiği, nüfus kayıtlarında da, 22.10.2009 tarihine kadar aynı adresi ikamet adresi olarak gösterdiği, denetmen raporunda beyanına başvurulan komşuların ayrı olduklarından haberdar olmadıkları, denetmene beyan veren kişilerin birlikte yaşamayı doğruladıkları ..." gerekçesiyle; kararın kaldırılmasına ve asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin 02.03.2023 tarihli kararının süresi içinde davacı ve birleşen davada davalı vekili ve asıl davada davalı Kurum tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, "..Dosya kapsamı incelendiğinde, her iki eşin yıllar itibari ile adres izleme raporlarının olmadığı, aynı şekilde seçmen listelerinin olduğu ancak dönem itibari ile hangi yılda hangi seçimde oy kullandıklarına dair izleme raporlarının olmadığı, uyuşmazlık konusu dönem itibari ile belirlenecek adreslerde emniyet araştırması yapılarak ve bu araştırmaya göre gerekirse belirlenecek başka adreste emniyet araştırması yapılarak, fiili birlikteliğinin varlığının araştırılmadığı tespit edilmekle; belirtilen eksiklikler giderilerek söz konusu döneme ilişkin ihtilafın çözülmesi gerekmektedir. Kabule göre de fiili birlikteliğine Mahkemece kani olunduğu taktirde, birleşen dava talebi kapsamında icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekmektedir. ...." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dava yönünden davanın reddine, birleşen dava yönünden davanın kabulüne, dair karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekili, kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
B. Gerekçe
Uyuşmazlık, Kurum işlemi iptali istemine ilişkindir.
1. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 3 70... . maddeleri, 506 sayılı Kanun'un 56. maddesi.
2. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı-birleşen davada davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alımasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.