Tapu iptal tescil ve Türk Medeni Kanunu 1007. maddesine dayalı tazminat isteminin, taşınmaz alanındaki küçülme sonrası zamanaşımı nedeniyle reddi kararının temyizde onanması.
Özet: Bir taşınmaz malikinin, 1981 yılında satın aldığı hissesinin kadastro düzeltme işlemiyle 2003 yılında küçülmesi nedeniyle uğradığı zararın Türk Medeni Kanununun 1007. maddesi uyarınca tazmini talebiyle açtığı ve tapu iptal tescil talebinden feragat ettikten sonra yalnızca tazminat istemine dönüşen davası, hem ilk derece mahkemesi hem de bölge adliye mahkemesi tarafından, düzeltme işleminin kesinleştiği 2003 yılından itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle reddedilmiş; davacının mülkiyet hakkı ihlali iddialarını içeren temyiz başvurusu da Yargıtay tarafından usul ve yasaya uygun bulunarak nihai olarak reddedilmiştir.

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2023/2009 Esas, 2024/3308 KararKARAR: Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ: Bakırköy 17. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI: 2021/575 Esas, 2023/115 KararTaraflar arasındaki tapu iptal tescil, mümkün olmadığı takdirde uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin İstanbul ili, ... ilçesi, ... köyü 1916 parselinde kayıtlı 2960 m² yüzölçümlü taşınmazdaki 200/2960 hissesini 04.10.1981 tarihinde satın aldığını, belediyeden şifahi olarak 200 m² olarak satın aldığı alanın, kadastro çalışmaları sonucunda küçüldüğünü, bu nedenle tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, mümkün olmadığı takdirde zararının davalı idareden tahsilini talep etmiş, davacı vekili 16.11.2022 tarihli dilekçesi ile de tapu iptaline ilişkin talebinden feragat etmiştir. II. CEVAPDavalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı defi inde de bulunarak davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla tapu iptal tescil istemi yönünden davanın feragat nedeniyle reddine, tazminat istemi yönünden taşınmazdaki düzeltme işleminin 01.05.2003 tarihinde ... yevmiye nolu işlem ile düzeltme işlemi yapıldığı, davalı tarafın süresi içerisinde zamanaşımı itirazında bulunduğu, buna göre, 10 yıllık zamanaşımı süresi dolmuş olduğundan, tazminat istemine ilişkin davanın zamanaşımı sebebi ile reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin hisseyi satın alma yolu ile edindiğini ve hissenin bir kısmının iptal edilmiş olduğunu, mülkiyet hakkının ihlal edildiğini, mülkiyet hakkına dayanan davanın herhangi bir süreye tabii olmaksızın açılabileceğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının taşınmazdaki 200/2960 hissesini 04.10.1981 tarihinde satın aldığını, 1916 parsel yönünden mükerrer kadastro yapıldığı gerekçesi ile taşınmazın bir kısmına ilişkin kurumca resen düzeltme yapıldığı, taşınmazdaki düzeltme işleminin 01.05.2003 tarihinde 4289 yevmiye nolu işlem ile yapıldığı ve yazılan müzekkereye verilen cevap sonrasında ilgiliye bilgilendirme yapıldığına ilişkin evrakın gönderildiği, davacının tazminat talebi bakımından iş bu davayı açtığı anlaşılmış olup, resen düzelme işleminin yapıldığı ve kesinleştiği 2003 yılından itibaren 10 yıllık süre içinde dava açılmaması nedeniyle bu sürenin de geçtiği, davalı Hazinenin de zamanaşımı itirazında bulunduğu gözönüne alındığında davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; zararın tapulama işlemleri sonrasında doğduğunu, mülkiyet hakkının ihlal edildiği hususunu ilave etmek suretiyle istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukuki NitelendirmeUyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,27.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.