Tahkim Hakem Kararının İptali Talebinin Hukuki Dinlenilme ve Adil Yargılanma Hakları İhlali İddialarıyla Bölge Adliye Mahkemesince Reddedilmesinin Temyiz İncelemesi.
Özet: Davacı iş sahibi ve davalı yüklenicinin, hakem heyetinin ıslah taleplerini dikkate almadığı, hukuki dinlenilme hakkını ihlal ettiği, sürpriz karar verdiği, sorumsuzluk anlaşmasının kamu düzenine aykırı olduğu, teknik konularda bilirkişi incelemesi yapmadığı ve adil yargılanma ilkesini çiğnediği iddialarıyla tahkim kararının iptali talepleri, Bölge Adliye Mahkemesince incelenmiştir; mahkeme, hakem heyetinin tüm talepleri değerlendirdiğini, taraflara eşit muamele ettiğini, usul kurallarını doğru uyguladığını, bilirkişi atamasının hakemin takdirinde olduğunu ve tahkim yargılamasının adil ve hukuki dinlenilme haklarına uygun yürütüldüğünü belirterek iptal taleplerini reddetmiştir.
6. Hukuk Dairesi         2025/1292 E.  ,  2025/3919 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi(İlk Derece)

SAYISI: 2024/5 E., 2025/4 K.
BİRLEŞEN DAİRENİN 2024/6 TAHKİM SAYILI DOSYASI
Bölge Adliye Mahkemesi kararı (İlk Derece) taraflar vekillerince duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 18.11.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde asıl davada davacı-birleşen davada davalı... San. ve .... A.Ş. vekili Avukat ... ile asıl davada davalı-birleşen davada davacı .... Avukat ...'nin gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı iş sahibi vekili asıl dava dilekçesinde özetle; hakem yargılamasında ıslah dilekçelerindeki beş farklı senaryoya göre dile getirdikleri istemlerinin tamamı hakkında karar verilmediğini, ıslah dilekçesindeki terditli taleplerinin neden dikkate alınmadığına ilişkin bir gerekçe yazılmayarak hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini, müvekkilinin talep ettiği 400.000 Avro alacağın Hakem Heyeti tarafından avans olarak kabul edilmemesi ve hükümsüz olan sorumsuzluk anlaşmasının kapsamına sokulması, ayrıca sözleşmeden dönme beyanlarının fesih olarak kabul edilerek menfi zarar talepleri yerine ileriye dönük zararların istenebileceğinin kabul edilmesi suretiyle sürpriz karar verme yasağının ihlal edildiğini, sözleşmenin 9.1.6 maddesindeki sorumsuzluk anlaşmasının TBK'nın 115/1. maddesi gereğince kesin hükümsüz olduğunu, ayrıca sözleşmenin feshi nedeniyle bu maddeye dayanılarak hüküm kurulmasının maddi hukukun ağır şekilde yanlış uygulanması suretiyle kamu düzenine aykırılık teşkil ettiğini, Hakem Heyetinin konusu teknik uzmanlığı gerektiren hususlarda bilirkişi raporu almaması ve bu şekilde tarafların eşitliği ilkesinin gözetilmemesi nedenleriyle İstanbul Tahkim Merkezi Hakem Kurulunun ISTAC 2021/1A-210 sayılı ve 10.05.2024 karar tarihli hakem kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı yüklenici vekili birleşen dava dilekçesinde özetle; bilirkişi incelemesine gidilmemesinin, çapraz sorgulamada uzman/bilirkişi beyanlarının herhangi bir gerekçe verilmeksizin dikkate alınmamasının adil yargılanma hakkını ve hukuki dinlenilme hakkını ihlal ettiğini belirterek hakem kararının iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Asıl ve birleşen davalarda taraf vekilleri cevap dilekçelerinde özetle; karşı tarafın açtığı davanın reddini talep etmiştir.
III. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile MTK hükümlerinin uygulandığı bir tahkim yargılaması sonucunda verilen bir hakem kararının iptal edilebileceği hallerin MTK’nın 15/A maddesinde düzenlendiği, öngörülen bu sebeplerin sınırlayıcı olarak sayıldığı, bu sebepler dışında hakem kararı iptalinin istenmesinin mümkün olmadığı, davacı–birleşen davada davalının ıslah dilekçesindeki taleplerini özetlediği tablo ile Hakem Heyeti kararında ıslah ve 31.03.2023 tarihli açıklama dilekçesi doğrultusunda oluşturulan tablonun aynı olduğu, Hakem Heyeti tarafından ıslah dilekçesindeki taleplerin dikkate alındığı, kararda her bir anlaşmazlık ve talep konusunun ayrı ayrı değerlendirilip, bu iddia ve taleplerle ilgili varılan kararların o bölüm sonunda belirtildiği, son kısımda ise varılan bu sonuçlara göre asıl ve karşı davalara ilişkin nihai hükümlerin kurulduğu, davacı–birleşen davalının iddia ettiği gibi, ayrı ayrı talep edilmiş olmasına rağmen hakem heyetince karara bağlanmayan ve inceleme dışı bir husus bulunmadığı, diğer hususlardaki iptal taleplerin de esasa ilişkin olup, bu hususların Hakem Heyetince esasa dair değerlendirmelerde değerlendirildiği, usul kurallarının yanlış uyguladığı ileri sürülmüş ise de buna dair somut bir usul ihlali belirtilmediği, işin esasının çözümlenmesi için teknik bilirkişi incelemesi yaptırılması gerekip gerekmediği noktasında MTK’nın 12. maddesinde bilirkişi atamasının hakemin takdirine bırakıldığı, hakem heyetinin taraflara eşit muamelede bulunduğu, her iki tarafa da çok sayıda dilekçe sunma fırsatı verdiği, sunulan her beyan ve delilin dosyaya girdiği, bilirkişi raporu alındığı, duruşma yapıldığı, duruşmada tarafların beyanlarını sözlü olarak anlatma fırsatı buldukları, taraflardan birine herhangi bir bakımdan üstünlük veya öncelik tanınması anlamına gelebilecek bir usul uygulaması yapılmadığı, hakemlerin gerekçeli olarak nihaî kararı verdikleri, gerekçe ile hüküm fıkrasının uyumlu olduğu, bütün bu yönleri itibariyle adil yargılanma ilkelerine uygun, tarafların eşitliği ilkesinin gözetildiği ve her iki tarafın da hukukî dinlenilme hakkını kullanabildiği bir tahkim yargılaması yürütüldüğü gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı–birleşen dosya davalısı vekili temyiz dilekçesinde;
Hakem heyetince taleplerinin tamamı hakkında karar verilmediğini, hakem kararının gerekçesiz olduğunu, sözleşmeden dönüldüğü belirtilmesine rağmen hakem heyetince müvekkil iradesine aykırı olacak şekilde sözleşmenin ileriye yönelik fesih olarak kabul edilmesinin hatalı olduğunu, hakemlerin keyfi davrandığını ve sürpriz karar verme yasağının ihlal edildiğini, sorumsuzluk anlaşmasına göre hakemlerin karar verdiğini, bu durumun kamu düzenine aykırı olduğunu, uzmanlığı gerektiren bir konuda hakemlerin rapor almamasının hatalı olduğunu beyan etmektedir.
2. Davalı–birleşen dosya davacısı vekili temyiz dilekçesinde;
Teknik bilirkişi incelemesi yapılmadan karar verildiğini, hakemlerin hakkaniyet ve nefasete göre karar veremeyeceğini, uzman beyanlarının aksi yönde neden karar verildiği hususunda hakem kararında açıklık bulunmadığını, davacı talebinde sözleşme bedelinin tenzilini talep etmediği halde sözleşme bedelinin tenzili yönünde hüküm kurulduğunu, uzman beyanları dikkate alındığında sözleşmenin ayıpsız ifa edildiği anlaşıldığı halde hakem heyetinin bu beyanlardan ayrılma gerekçesini somut olarak ortaya koymadığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hakem heyeti kararının iptali istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, hakem kararlarının iptaline ilişkin 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu'nun 15/A maddesinde sınırlı olarak sayılan sebepler kapsamında inceleme yapılmış olmasına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
2. Dairemizdeki duruşmada taraflar vekille temsil olunduğundan takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin taraflardan karşılıklı alınarak birbirlerine verilmesine,
Alınması gereken harçlar peşin olarak yatırıldığından taraflardan yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 372. maddesi gereğince işlem yapılmak üzere dosyanın kararı veren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesine gönderilmesine,
18.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.