Kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedeli tahsili davasında, temyiz süresi ve kesinlik sınırı değerlendirilerek mahkeme kararının bozulmasına ilişkin usul incelemesi.
Özet: Kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada, yerel mahkemenin davalı İSKİnin temyiz dilekçesini süresinde olmadığı gerekçesiyle reddeden ek kararının, tebligatın hatalı yapılması nedeniyle kaldırılmasına hükmedilmiştir; ancak davalının temyizinin, davacılardan çoğunun alacak miktarının temyiz kesinlik sınırının altında kalması sebebiyle reddine, yalnızca bir davacıya ilişkin miktar sınırın üzerinde olduğundan bu kısma yönelik temyiz incelemesine devam edilmesine karar verilmiştir.
5. Hukuk Dairesi         2025/3744 E.  ,  2025/13907 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2022/316 Esas, 2024/58 Karar
KARAR: Kısmen kabul
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davalı ..., ... ve İçişleri Bakanlığı hakkında açılan davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine, davalı ... aleyhine açılan davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı ... vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece, 18.01.2024 tarihli ek karar ile temyiz dilekçesinin süreden reddine karar verilmiştir.
Ek karar davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartları ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Temyiz istemi, temyiz dilekçesinin süre yönünden reddine yönelik Mahkemenin 18.01.2024 tarihli ek kararına ilişkindir.
Mahkeme kararının davalı ... vekili ... hesabına 02.04.2024 tarihinde tebliğ edilmiş ise de ...'nun 2018 yılında işten ayrıldığı anlaşılmış olup; kararın davalı tarafça temyiz yoluna süresinde başvurulduğunun kabulü ile temyiz dilekçesinin süreden reddine ilişkin 18.01.2024 tarihli ek kararın ortadan kaldırılması gerekir.
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı davalılar tarafından temyiz edilmekle ek kararın kaldırılmasına karar verildikten sonra; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,
Miktar veya her paydaş için değeri temyiz kesinlik sınırını aşmayan taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 427 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 4 27... nci maddeleri uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre hüküm altına alınan ve temyize konu edilen bedel davacılardan ... dışındakilerin payları Mahkemenin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 20.520 TL’nin altında kalmaktadır.
Bu nedenle davalı idare vekilinin davacılardan ... dışındaki davacılar yönünden temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı ... vekilinin davacı ... payı yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, ... ilçesi, ... köyü kök 1290 parsel sayılı taşınmazın davalı ... tarafından kamulaştırıldığını, kamulaştırma neticesinde adı geçen idare adına tescil edildiğini, davacılara herhangi bir bedel de ödemediğini, taşınmazın davalı idareler tarafından kullanıldığını belirterek belirlenecek tazminatın davalı idarelerden tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; 30 günlük hak düşürücü süre yönünden davanın reddi gerektiğini, dava konusu taşınmazda müvekkili idarenin fiilen kullanımının olmadığını, düzenleme ortaklık payı kesintilerinin değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir.
3. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; uzlaşma başvurusunun olmadığını, bu nedenle davanın reddi gerektiğini belirtmiştir.
4. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; uzlaşma başvurusunun olmadığını, husumet noktasından davanın reddinin gerektiğini belirtmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 24.05.2016 tarihli ve 2015/577 Esas, 2016/293 Karar sayılı kararı ile davalı ... yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, diğer davalılar yönünden ise davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin 24.05.2016 tarihli ve 2015/577 Esas, 2016/293 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı idareler vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dava konusu taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, ancak ... hakkında açılan davanın kabulüne, diğer davalılar hakkında açılan davaların ise husumet yönünden reddine karar verilmesi gerektiğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen ikinci Karar
Mahkemenin 29.09.2020 tarihli ve 2020/88 Esas, 2020/229 Karar sayılı kararı ile davalılar ..., İçişleri Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığına karşı açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... Belediyesi Başkanlığı yönünden ise davanın kabulüne karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin 29.09.2020 tarihli ve 2020/88 Esas, 2020/229 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; 21.12.2019 tarihinde kabul edilerek 24.12.2019 tarihli ve 30988 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7201 sayılı Kanun'un 6 ve 7 nci maddeleri ve 09.06.2021 tarihinde kabul edilerek 19.06.2021 tarihli ve 31516 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7327 sayılı Kanun'un 20... nci maddeleri ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’na (2942 sayılı Kanun) eklenen Ek 3 üncü madde hükmüne uygun rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ..., ... ve İçişleri Bakanlığı hakkında açılan davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine, davalı ... aleyhine açılan davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; görev, yetki, husumeti zamanaşımı, hak düşürücü süre, taraf ve dava ehliyetine itiraz ettiklerini, emsalin özel satış olduğunu, emsal incelemesinin hatalı olduğunu, trampa yolu ile malik olduklarını, husumetin hatalı yöneltildiğini, harcın maktu alınması gerektiğini, aleyhe nispi vekâlet ücreti çıkartılmasını da kabul etmediklerini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Kanun’un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Mahkemece verilen 18.01.2024 tarihli ek kararın ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Davalı İdare Vekilinin Davacı ... Dışındaki Davacılar'a İlişkin Temyizi Yönünden;
Davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
3. Davalı İdare Vekilinin Davacı ...'ya İlişkin Temyizi Yönünden;
Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Davalı ... Başkanlığından peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
27.10.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
2019 yılında 7201 sayılı Kanunun 6 ncı maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’na (2942 sayılı Kanun) eklenen Ek Madde 3’ün birinci fıkrasının 1 inci ve 2 nci cümleleri mülga 6830 sayılı Kanun ve 2942 sayılı Kanun’un mülga 16 ncı ve 17 nci maddelerine göre usulüne uygun kamulaştırılıp, idareler adına tescil edilen ancak bedelleri eski malikleri adına bankaya yatırıldığı halde hak sahiplerine ödenmeyen taşınmazların kamulaştırma bedellerinin belirlenmesi yöntemini düzenlemektedir. 7201 sayılı Kanunun 7 nci maddesi ile getirilen 2942 sayılı Kanun’un Geçici 15 inci maddesinin 2 nci fıkrası ise Ek Madde 3 ün birinci fıkrasının 1 inci ve 2 nci cümle hükümlerinin derdest davalarda da uygulanmasını öngörmektedir. Bu düzenleme Dairemizin de kabulünde olduğu üzere; hukuka uygun geçerli bir kamulaştırma bulunmadan ve mülga 16 ncı ve 17 nci maddelerde belirtilen şartlar yerine getirilmeden tescil kararı verilmiş taşınmazlara ilişkin olarak açılan kamulaştırmasız el atma nedenine dayalı davaları kapsamamaktadır (Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, 16/01/2020 tarihli ve 2019/7050 Esas, 2020/577 Karar sayılı kararı) .
Yukarıda anılan Dairemiz kararından sonra bu tür kamulaştırmasız el atma sayılabilecek halleri de kapsamak üzere TBMM tarafından 2942 sayılı Kanun’un Ek 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına 2021 yılında 7327 sayılı Kanun’un 20 nci maddesi ile eklenen, 3 üncü cümle ile usulsüz kamulaştırma işlemlerine rağmen idare adına tescil edilen taşınmazların değerinin tespitinde de 1 inci ve 2 nci cümlelerde belirtilen usulün uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Bununla birlikte 2942 sayılı Kanun’un Geçici Madde 17 hükmü de 7327 sayılı Kanun’un 22 nci maddesiyle ihdas edilmiş olup 2942 sayılı Kanun’un Ek Madde 3 hükmünün usulsüz kamulaştırmalarda bedel tespiti yöntemini düzenleyen birinci fıkrasının 3 üncü cümlesinin derdest davalarda da uygulanmasını hüküm altına almaktadır.
Bir şeyin bütünü ifade edildiğinde, bütünü ile birlikte onun parçalarının da tek tek sayılması gerekmez. Eğer 2942 sayılı Kanun’un Ek 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının 1 inci ve 2 nci cümleleri mülga 16 ncı ve 17 nci maddelere göre yapılan bütün tescil hallerini kapsıyor olsaydı, aynı maddeye 3 üncü cümle eklenmez ve 2942 sayılı Kanun’un geçici 17 nci maddesi ihdas edilmezdi.
2942 sayılı Kanun’un geçici 15 inci ve geçici 17 nci maddelerinin her ikisinin de özel hüküm olduğu; Geçici Madde 17 nin sonraki hüküm olduğu da nazardan uzak tutulmamalıdır.
Somut olayımızda nazara alınacak hükümlerden;
2942 sayılı Kanun’un geçici 15 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “…ek 3 üncü madde hükmü uygulanarak…” ibaresi Anayasa Mahkemesi’nin 04.05.2023 tarihli ve 2019/93 Esas, 2023/87 Karar sayılı kararıyla iptal edilmek suretiyle, 2942 sayılı Kanun’un ek 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının 1 inci ve 2 nci cümle hükümlerinin derdest davalarda uygulanamayacağı öngörülmüş ise de; bahse konu iptal kararından etkilenebilecek derdest davalar, mülga 16... nci maddelere göre usulünce kamulaştırılıp da bedeli malikleri adına bankaya yatırılmış olduğu halde hak sahiplerine ödenmeyen bedellere ilişkin olanlardır.
Bu yöntemin usulsüz kamulaştırmada bedel tespitine ilişkin derdest davalarda uygulanmasını engelleyecek bir iptal kararı ise söz konusu değildir. Zira “… dava tarihi itibariyle…” ibaresi hariç 2942 sayılı Kanun’un Ek Madde 3 hükmünün kalan kısmı yönünden bir iptal durumu söz konusu olmayıp Ek 3 üncü madde hükmü değer tespiti yöntemi yönünden halen yürürlüktedir. 2942 sayılı Kanun’un Geçici Madde 17 hükmü yönünden de herhangi bir iptal durumu söz konusu olmayıp bu madde hükmü de halen yürürlüktedir.
Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde somut olaya baktığımızda da eldeki davanın konusunun usulsüz kamulaştırmada bedel tespitine ilişkin olduğu ve bu davada da 2942 sayılı Kanunun geçici 17 nci maddesi, aynı Kanunun ek 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının 3 üncü cümlesi ile bu cümlenin atfıyla aynı fıkranın 1 inci ve 2 nci cümle hükümlerinin uygulanması gerektiği,
Uygulama yapılırken de; Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının kesin hüküm halini almamış derdest dava dosyaları yönünden de uygulanmaları gerekeceğinden, davaya konu taşınmazın idare adına tescil edildiği tarih, değerlendirme tarihi olarak esas alınmak ve o tarihteki nitelikleri de gözetilmek suretiyle tespit edilecek bedelin ... tarafından açıklanan Yİ-ÜFE Endeksi Tablosundaki değişim oranları esas alınmak suretiyle “KARAR TARİHİ” itibarıyla güncellenmesi sonucu ortaya çıkan bedelin hak sahibine ödenmesi gerektiği,
Kanaatinde olduğumuzdan, Sayın çoğunluğun “Onanma Kararına” katılmıyoruz. 27.10.2025