İSKİ aleyhine açılan işçilik alacakları davasında alt işverenler nezdinde su ustası olarak çalışan davacının fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil ücreti taleplerinin asıl işverenlik sıfatı kapsamında temyiz incelemesi.
Özet: Su ustası olarak farklı alt işverenler nezdinde çalıştığı süreçte asıl işverenin İSKİ olduğunu iddia eden davacı, iş sözleşmesinin haksız feshedilmesi ve çeşitli işçilik alacaklarının (kıdem, ihbar, fazla mesai, hafta tatili, ulusal bayram, yıllık izin, ücret, AGİ) ödenmemesi üzerine dava açmış; İSKİ ise kendisinin asıl işveren olmadığını ve husumet bulunmadığını savunmuştur. İlk derece mahkemesi, davacının değişen alt işverenler aracılığıyla İSKİ bünyesinde sürekli çalıştığını tespit etmesine rağmen kıdem, ihbar ve yıllık izin taleplerini reddederken, fazla mesai, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile bakiye ücret ve asgari geçim indirimi alacaklarını kısmen kabul etmiştir.
9. Hukuk Dairesi         2025/6840 E.  ,  2025/10251 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 47. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/921 E., 2025/1311 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 35. İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/11 E., 2025/60 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılardan ... ve Kanalizasyon İdare (...) Genel Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... Genel Müdürlüğü bünyesinde su ustası olarak 06.08.2015-07.01.2018 tarihleri arasında alt işverenler nezdinde aralıksız olarak çalıştığını ve adı geçen davalının asıl işveren olduğunu, davacının en son ücretinin net 3.500,00 TL olduğunu, asgari ücret kısmının bankadan kalan kısmının elden ödendiğini, davacının iş sözleşmesinin haksız ve bildirimsiz feshedildiğini, ücretlerinin tam ödenmediğini, çalıştığı süre boyunca asgari geçim indirimi alacağının ödenmediğini, haftanın altı günü 07.00-24.00 saatleri arasında çalıştığını, ayda iki hafta tatili kullanabildiğini, resmî tatillerde çalıştığını, yıllık izin kullanmadığını ve ücretinin de ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, yıllık ücretli izin, ücret ile asgari geçim indirimi alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taleplerin zamanaşımına uğradığını, davacının davalı İdarenin işçisi olmadığını ve taraflarına husumet yöneltilemeyeceğini, davalı İdare ile diğer davalı Şirketler arasında hizmet alımına dayalı işin ihale yoluyla yürütüldüğünü, müvekkili İdarenin asıl işveren sıfatının da bulunmayıp ihale makamı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
2. Davalılar ... Nakliyat Harfiyat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi (... Şirketi), ... İnşaat Nakliyat Harfiyat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi (... Şirketi) ve ... İnşaat Taahhüt Ticaret Limited Şirketine (... Şirket) usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen davaya cevap vermemişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamında bulunan hizmet döküm cetveline göre davacının 18.08.2015-04.06.2016 tarihleri arasında ... Şirketinde, 09.06.2016-15.07.2016 tarihleri arasında ... İnşaat Taah. San. ve Tic. AŞ'de, 18.07.2016-27.07.2016, 24.08.2016-30.12.2016, 04.01.2017-09.02.2017, 24.02.2017-05.08.2017, 16.08.2017-13.11.20 17... .11.2017-07.01.2018 tarihleri arasında ise ... Şirketinde ve hâlen davalı ... Genel Müdürlüğü bünyesinde çalıştığı, değişen alt işverenler yanında yapılan çalışmalar işyeri devri niteliğinde olup devreden işverenin, davacının işçilik alacaklarından sorumluluğunun devir tarihinden itibaren iki yıl olduğu, dava tarihine göre iki yıllık süresinin sona erdiği anlaşılmakla, davalılar ... Şirketi ve ... Şirketi hakkında açılan davanın reddi gerektiği, davacının 2 yıl 4 ay 20 gün hizmeti olduğu, brüt 4.895,72 TL ücret aldığı, değişen alt işveren nezdinde davalı işyerinde çalışmasını sürdürdüğü birlikte değerlendirildiğinde davacının yıllık ücretli izin ile kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddi gerektiği, dosya kapsamında bulunan özlük dosyası, kaldırma kararı, bordrolar, banka kayıtları, dinlenen tanıkların beyanlarından, davalı ile aralarında dava bulunan tanık beyanlarına ihtiyatla yaklaşılarak, tanıkların çelişmeyen, iş ilişkisi kapsamında çalışan ve birbirlerini doğrular nitelikte beyanları ve davacı tarafın iddiası genel olarak değerlendirildiğinde, alınan ek raporun dosya kapsamına uygun olduğu değerlendirilerek davacının, fazla çalışma alacağı, hafta tatili ile ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarına hak kazanmış olduğu kanaatine varılarak indirim de uygulanmak suretiyle hüküm altına alındığı, sunulan bordrolar ve banka kayıtları incelendiğinde davacıya ücret ödemesi adı altında bir kısım ödemelerin yapıldığı anlaşılmakla yapılan hesaplama ve ıslaha karşı zamanaşımı def'i uyarınca davacının bakiye ücret ve asgari geçim indirimi alacaklarının bulunduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... Genel Müdürlüğü vekili tarafından temyiz yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ... Genel Müdürlüğü ile ... Şirketi + ... Şirketi İş Ortaklığı arasında akdolunan sözleşmede yükleniciler tarafından üstlenilen işin "2015 Yılı ... ... Şube Müdürlüğü Mesuliyet Sahası İçeresinde Atıksu ve İçmesuyu Hatlarında Yapım, Bakım ve Onarım İşi" olduğu, Sözleşme'de işin adı ve tanımının "2015 Yılı ... ... Şube Müdürülüğü Mesuliyet Sahası İçeresinde Atıksu ve İçmesuyu Hatlarında Yapım, Bakım ve Onarım İşi" olarak belirtildiği, 4857 sayılı iş Kanunu'nun (4857 sayılı Kanun) 2/7 hükmünde, bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde hizmet alan ve bu hizmet için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkinin asıl işveren alt işveren ilişkisi olarak tanımlandığı, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 12/6 hükmü ile de asıl işverenin, bu Kanun'un işverene yüklediği yükümlülüklerden dolayı alt işveren ile birlikte sorumlu tutulduğu; somut olayda davacının 18.08.2015-07.01.2018 tarihleri arasında ... Genel Müdürlüğüne atıksu ve içme suyu hatlarında bakım onarım hizmeti veren alt işveren Şirketlerde ve en son olarak da davalı Şirketlerin oluşturduğu İş Ortaklığında şoför olarak çalıştığı, 4857 sayılı Kanun'nun 2/7 hükmü de dikkate alındığında davalı ... Genel Müdürlüğünün asıl işveren ve diğer davalı Şirketlerin alt işveren sıfatı ile davacının tüm hizmet döneminde ödenmeyen ücret alacaklarından birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, davalının husumete yönelik istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, dosya kapsamı ile Dairenin kaldırma kararından sonra dinlenen tanık anlatımları, ... dosyalar dikkate alındığında davacının haftalık 45 saati aşan fazla çalışma yaptığı, ulusal bayram ve genel tatil günleri ile hafta tatillerinde çalışmasının bulunduğu, ödenmeyen ücret ve asgari geçim indirimi alacaklarının bulunduğu, ancak Dairenin kaldırma kararından önce verilen hükümde fazla çalışma saatinin ve miktarının daha düşük olduğu ve kararın bu yönünün davacı tarafından istinaf edilmediği, bu şekilde davalı lehine usuli kazanılmış hak oluşturduğu görülmekle davalı vekilinin fazla çalışma alacağı ile ilgili istinaf isteminin kısmen yerinde bulunduğu, dava dilekçesinde bir kısım alacakların belirsiz alacak davası olarak belirtildiği, davanın belirsiz alacak davası nitelemesi ile açıldığı göz önüne alındığında, dava açıldığı anda alacağın tamamı için zamanaşımının kesileceği, davanın açıldığı tarih göz önüne alınarak fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının belirsiz alacak davasına konu edilebileceği gerekçeleriyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun belirtilen sebeple kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne dair karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili temyiz başvurusunda;
1. Müvekkili İdarenin söz konusu işçilik alacaklarından sorumluluğunun alt işverenlerin sorumluluğuna bağlı olduğunu, İdare ile sözleşmesi bulunan Şirketler yönünden davanın reddine karar verilip müvekkili İdare açısından davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu,
2. Müvekkilinin asıl işveren olarak işçilik alacaklarından sorumlu tutulamayacağını, zira işin tamamının ihale yoluyla alt işverene verildiği durumlarda iş sahibinin asıl işveren olarak kabulü ile sorumluluğundan söz edilemeyeceğini, müvekkilinin ihale makamı konumunda olduğunu,
3. ... Şirketi ile müvekkili arasında herhangi bir sözleşme bulunmadığını, adı geçen Şirketin diğer Şirketlerin alt işvereni olduğundan ... Şirketi ve ... Şirketi İş Ortaklığı yönünden verilen ret kararının hatalı olup bozmayı gerektirdiğini beyan etmiş ve inceleme sırasında resen gözetilmesi gereken diğer nedenlerle kararın bozulması gerektiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalılar arasında asıl işveren ilişkisi bulunup bulunmadığı ile davalı ... Genel Müdürlüğünün uyuşmazlık konusu işçilik alacaklarından sorumluluğunun kapsamının belirlenmesi konularına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... Genel Müdürlüğü vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.