İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, rızası dışında elinden çıkan 1.400.000 TL tutarındaki çekin iptali davasını derdestlik nedeniyle usulden reddetti.
Özet: Bu hukuki evrak, davacıya hayvan alım satımı sebebiyle ciro edilen ve rızası dışında çalındığı iddia edilen 1.400.000 TL bedelli bir çekin iptali talebiyle açılan bir davayı konu almaktadır; ancak mahkeme, aynı çek hakkında aynı davacı tarafından daha önce açılmış, tarafları, konusu ve dava sebebi aynı olan, henüz sonuçlanmamış (derdest) başka bir davanın varlığını tespit ettiğinden, Türk Medeni Kanununun ilgili maddeleri uyarınca, derdestlik dava şartının eksikliği nedeniyle mevcut davayı usulden reddetmiştir.

T.C.
İZMİR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/41 Esas
KARAR NO : 2025/256
DAVA : Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız))
DAVA TARİHİ: 14/01/2025
KARAR TARİHİ: 13/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; keşideci ... tarafından ... isimli şahısa teslim edilen ... Bankası ... Şubesi’ne ait keşidecisi ... olan ... seri numaralı 05.03.2025 tarihli 1.400.000,00 TL bedelli çek, ... tarafından cirolanmak suretiyle 30/12/2024 tarihinde hayvan alım-satımı sebebi ile müvekkiline teslim edildiğini, müvekkilinin çeki ... Bankası ... Şubesi'ne ciro etmek suretiyle takasa vermiş olup, 03/01/2024 tarihinde, çeki ödeme tarihinden önce paraya çevirmek üzere çek aslını ... Bankası ... Şubesi'nden tekrar teslim almış, bu esnada kimliklerini tam olarak bilmediği kişiler tarafından çek aslı kendisinin rızası dışından elinden alınmış ve çalındığını, müvekkilinin çek aslına ulaşmaya çalışsa da başarılı olamamış, akabinde de kimlikleri tam olarak belirli olmayan kişilerin tespiti ve yakalanması için şikayette bulunduğunu, çekin takasa verildiği andaki ekran görüntüsünden de anlaşılacağı üzere, çekin son meşru hamili müvekkilinin olduğunu, çek müvekkilinin rızası dışında elinden açılmış olup, gerek müvekkili gerek ise olayın yaşandığı esnada orada bulunan bir şahısın ifadeleri ile bu hususta suç duyurusunda bulunulduğunu, çekin bankadan tahsil edilmesi ve kötüniyetli kişilerin eline geçmesini engellemek amacıyla, çekin miktarı da göz önüne alınarak, müvekkilinin rızası dışından elinden çıkan ... Bankası ... Şubesi’ne ait keşidecisi ... olan ... seri numaralı 05.03.2025 tarihli 1.400.000,00 TL bedelli çekin takdiri Mahkemenize ait olmak üzere gerekirse uygun bir teminat karşılığında ödenmemesi amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilerek muhatap bankaya gönderilmesine, ... Bankası ... Şubesi’ne ait keşidecisi ... olan ... seri numaralı 05.03.2025 tarihli 1.400.000,00 TL bedelli çekin dava sonunda iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE & NETİCE VE KANAAT:
Dava, kaybetme nedeniyle Türk Ticaret Kanununun 651 ve devam eden maddelerine göre çekin iptali istemine ilişkindir.
6100 sayılı HMK'nun 114.maddesine göre tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları dava şartları arasında sayılmıştır.
HMK'nun 115.maddesine göre, açılan davada, dava şartlarının var olup olmadığı mahkemece davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılacaktır.
Türk Ticaret Kanunu'nun 651/2. maddesi gereğince çek iptal davası açma hakkı, hamiline tanınmış bir haktır.
Davacı vekili tarafından dava konusu davacının rızası dışından elinden çıkan ... Bankası ... Şubesi’ne ait keşidecisi ... olan ... seri numaralı 05.03.2025 tarihli 1.400.000,00 TL bedelli çekin iptaline karar verilmesini talep etmiş ise de,
Aydın Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; dosyamız davacısının, yine dosyamız dava konusu olan aynı çek ile ilgili olarak çekin zayi nedeniyle iptaline karar verilmesi talep edildiği, dava tarihinin 26/02/2025 olduğu, duruşmasının 17/06/2025 tarihine bırakıldığı, davanın derdest olduğu anlaşılmıştır.
Derdest bir davanın ilk koşulunun, tarafları, müddeabihi ve dava sebebi aynı olan bir davanın daha önce açılmış olması olduğu, ikinci koşulun ise daha önce açılmış bulunan davanın hâlen görülmekte olması, kesin hükümle sonuçlanmamış olmasıdır. Bu iki koşulun birlikte bulunması hâlinde derdest bir davanın varlığı kabul edilmelidir. Bir davanın açılması ile şeklî anlamda kesin hükme bağlanması arasında geçen sürede davanın derdest olduğu kabul edilir. Davanın derdest olması, taraflar arasında o konuda ortaya çıkan uyuşmazlığın henüz tam olarak çözümlenemediği anlamına gelir. Derdestlik, yargılamanın başlaması anından hüküm verilmesine ve bu hükmün de kesinleşmesine kadar geçen süreç, görülmekte olan yargılamayı ifade eder. Başka bir ifadeyle, bir davanın görülmekte olması için, verilen kararın şeklî anlamda da kesinleşmemiş olması gerekir.
Derdestliğe konu Aydın Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosya ile işbu dosyanın tarafları ve konusunun aynı olduğu, Mahkememizin ... esas sayılı dava dosyanın işbu davadan önce açılmış olduğu ve dolayısıyla derdest olduğu anlaşılmakla işbu davanın dava şartı noksanlığı nedeniyle 6100 sayılı HMK'nın 114/1-ı ve 115/2 maddesi uyarınca usulden reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle,
1-Davanın dava şartı olan derdestlikten kaynaklı dava şartı noksanlığı nedeniyle 6100 sayılı HMK'NUN 114/1-ı ve 115/2 maddesi uyarınca USULDEN REDDİNE,
2-Karar tarihi itibariyle alınması gerekli 615,40 TL nispi karar harcı peşin alındığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yapılan yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dair karar HMK 341 vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer mahkemeye verilecek dilekçe ile istinaf yoluna başvurabileceği belirtilerek davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı okunup usulden anlatıldı. 13/03/2025
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı