Dekapaj sözleşmesinin mücbir sebeple feshi üzerine yüklenicinin yoksun kaldığı kar, damga vergisi ve diğer zararların tahsili talebine ilişkin temyiz incelemesi.
Özet: Bir dekapaj işi sözleşmesinde, işin jeolojik koşullar nedeniyle ortaya çıkan çatlaklar ve kaymalar yüzünden durdurulması ve ardından mücbir sebep gerekçesiyle feshedilmesi üzerine, davacı yüklenici taraf feshedilen sözleşmenin kalan kısmından elde edeceği %25 müteahhitlik karı ile ödenen damga vergisinin iadesini talep etmiş; davalı iş sahibi ise sözleşmenin Yapım İşleri Genel Şartnamesine uygun olarak mücbir sebeple feshedildiğini, müspet ve menfi zararların aynı anda talep edilemeyeceğini, kar talebinin fahiş olduğunu ve bahsi geçen damga vergisinin vergi dairesine yatırıldığını ileri sürmüştür.

MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2023/956 E., 2024/629 K.İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 11. Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI: 2023/231 E., 2023/447 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 11.12.2012 tarihli ... İşletme ve Sahası 8.000.000 ton dekapaj işine ilişkin sözleşme yapıldığı, 15.05.2013 tarihinde müvekkil tarafından çalışma sahasının üst kotlarında kopma, akma, ocak istikametinde kaymalar ve palye düzlüklerinde kabarmaların davalı iş sahibine iletildiğini, davalı iş sahibince 16.05.2013 tarihli yazı ile müvekkilinin sahanın daha alt kotlarında çalışmaya yönlendirildiğini, davalı iş sahibinin gerekli önlemleri almaması nedeni ile ocak içi alt kotlarda çatlaklar oluştuğunu, bu durumun davalı tarafından tutulan 20.06.2014 tarihli tutanak ile tespit edildiğini, her ne kadar bu durum davalı iş sahibince bölgede yaşanan deprem ile yoğun yağışlara dayandırılmış ise de bu durumun depremden kaynaklanmadığının Mustafakemalpaşa Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/379 D.İş dosyası ile yaptırılan tespit sonucu düzenlenen bilirkişi raporu ile saptandığını, işin devamında oluşan risklerden dolayı davalı iş sahibince 23.06.2014 tarihli yazı ile işin geçici olarak durdurulduğunu, 08.07.2014 tarihinde yönetim kurulu kararı ile proje revizyonu ile yaklaşık 373.000 ton dekapaj işinin müvekkilline verildiğini, 8.000.000 ton dekapaj yapım işi projesinin Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin 47. maddesinin 9. bendi hükmü gereğince mücbir sebebe bağlı feshedildiğini, revize projenin bitimini takiben işin tasfiye edilmesi kararlaştırıldığını, 08.07.2014 tarihinden itibaren yapılamayan dekapaj işine ait maddi zarar olan yoksun kalınan %25 yüklenici karının sözleşmenin fesih edildiği tarihten itibaren şimdilik 100.000,00 TL’lik kısmının fiyat farkı dahil olmak üzere faizi ile tahsilinin talep edildiğini ancak bu hususun davalı iş sahibi tarafından 15.12.2014 tarihli yazısı ile kabul edilmediğinin bildirildiğini, yapılamayan dekapaj işinin kalan kısmı için % 25 müteahhitlik karı üzerinden şimdilik 100.000,00 TL'lik kısmının fiyat farkı ve ticari reesont faizi ile davalıdan tahsilini, sözleşmenin yapılamayan kısmına ait damga vergisinin iadesini, sözleşmenin feshinden dolayı davacının uğramış olduğu müspet zararları ile sözleşme masraflarının ticari reeskont faizi ile birlikte iadesini talep etmiş, davacı vekili 05.08.2020 tarihli ıslah dilekçesi ile sözleşmenin haksız feshi nedeniyle mahrum kalınan müteahhit kârı bedeline ilişkin taleplerini 314.780,00 TL artırarak 414.780,00 TL'nin, damga vergisi nedeniyle 74.939,35 TL alacağın davalıdan tahsilini talep etmiştir.II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında 11.12.2012 tarihli ... İşletme ve Sahası 8.000.000 ton dekapaj işine ilişkin sözleşme yapıldığını, 15.02.2013 tarihinde yer teslimi yapılarak işe başlandığını, ...'da oluşan deprem sonrası ocağın güneyinden geçen fay hattında hareketlenme gözlendiğini, ocakta çalışmayı engelleyecek çatlaklar oluştuğundan ocaktaki çalışmanın 20.06.2014 tarihinde durdurulduğunu, iş makineleri ve ekipmanların ocak sahasından çekildiğini, işin durduğu tarih itibariyle davacı yüklenicinin 5.454.176 ton dekapaj işi yaptığı ve sözleşmeye göre 2.545.824 ton dekapaj işi kaldığını ve %20 artış yapılması halinde 4.145.824 ton dekapaj işi olacağını, proje revizyonu ile ocaktaki risklerin bertaraf edilmesi mümkün olmadığından işin durdurulduğunu, 08.07.2014 tarihli karar ile işin Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin 47. maddesinin 9. bendi hükmü gereğince revize projenin bitimini takiben tasfiye edilmesi hususunun yönetim kurulu tarafından tasvip edildiğini, 4785 sayılı Kamu İhaleleri Sözleşme Kanunu'nun 10. ve 23. maddeleri ile Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin 47. maddesinin 9 bendine göre sözleşmenin mücbir sebep nedeni ile feshedildiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte sözleşmenin feshi nedeni ile yoksun kalınan kâra ilişkin talebinin "müspet zarara " sözleşmenin sona ermesi sebebi ile geriye kalan dekapaj işine ait damga vergisi bedeli ile sözleşme masraflarının tazmini talebinin ise "menfi zarara" tekabül ettiğini, müspet ve menfi zararını aynı anda talep etmesinin hukuka aykırı olduğunu, tahsil edilen 235.498,00 TL damga vergisinin ... Vergi Dairesine yatırıldığını, tazminat talebinin fahiş olduğunu, sözleşme konusu işin yaklaşık maliyetinin 18.654.400 TL, davacı yüklenici şirketin teklifinin 17.840.000TL+ KDV olduğunu, sözleşme tasfiye edilmemiş olsa dahi %25 yüklenici kârı elde edilmesinin mümkün olmadığını, iş güvenliği riskleri nedeniyle işin bir başka şirkete verilemediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, taraflar arasındaki sözleşmenin mücbir sebebe dayanılarak davalı tarafından 04.11. 2014 tarihinde tasfiye ve revize edilerek sonlandırıldığı, davacı şirkete 373.000 ton dekepaj yapım işi verildiği, sözleşme kapsamında davacı tarafından 5.454175,60 ton dekopaj üretimi yapıldığı ve buna karşılık olarak 13.357.005,28TL ödendiği, sözleşmenin davalının kusuru nedeniyle haksız olarak feshedildiği, haksız feshe dayalı davacının kâr elde edememe nedeni ile mal varlığındaki gerçek eksilme nazara alınarak TBK'nın 4 08... . maddelerinde düzenlenen kesinti yöntemine göre bilirkişiler tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda davacının talep edebileceği kâr mahrumiyetinin 168.334,13 TL olduğu ancak taraflar arasındaki eser sözleşmesinin 11.12.2012 tarihinde imzalandığı, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacaklarda zamanaşımının 5 yıl olduğu ve davalı vekili tarafından süresinde zamanaşımı def'inde bulunulduğu gerekçesiyle alacağın 100.000,00 TL'lik kısmı yönünden davanın kabulüne, 68,334,13 TL'lik kısım yönünden zamanaşımı nedeni ile reddine, bununla birlikte davacı sözleşmenin feshi nedeni ile yapılamayan kısım için ödediği damga vergisinden doğan menfi zararını da talep etmiş olup eser sözleşmesinden kaynaklanan alacaklarda zamanaşımının 5 yıl olduğu ve davalı vekili tarafından süresinde zamanaşımı def'inde bulunulduğundan bu kısma yönelik talebinde zamanaşıma uğradığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı iş sahibi tarafından düzenlenen 20.06.2014 tarihli durum tespit tutanağında can ve mal güvenliği açısından risk oluşturulmaması için dekapaj işinin tedbiren durdurularak iş makinelerinin açık ocak sahasından çektirildiğinin bildirildiği, yine 23.06.2014 tarihli yazı ile can ve mal emniyeti açısından durumun tehlike arz ettiği gerekçesi ile dekapaj işinin durdurularak, iş makinaları ve ekipmanlarının açık ocak sahası dışına emniyetli bölgeye çekilmesinin istenildiği, işin durdurulduğu 20.06.2014 tarihine kadar toplam 5.243.000 ton dekapaj işinin gerçekleştirildiği, 08.07.2014 tarihinde yönetim kurulu kararı ile proje revizyonu ile yaklaşık 373.000 ton dekapaj işinin davacı yükleniciye verildiği, 8.000.000 ton dekapaj yapım işi projesinin ...’nin 47/9 hükmü gereğince mücbir sebebe bağlı feshedildiği, revize projenin bitimini takiben işin tasfiye edilmesinin kararlaştırıldığı, 04.11.2014 tarihli yönetim kurulu kararı ile revize proje ile birlikte 5.454.176 ton olarak sözleşme konusu dekapaj işinin sonlandırılmasının tasvip edildiği, ...’nin 47/14 hükmü gereğince tasfiye onay tarihi geçici kabul tarihi olacağından geçici kabul işlemlerine başlanılmasının istendiği, davacı yüklenicinin 11.11.2014 tarih ve 11829 kayıt sayılı davalıya vermiş olduğu yazı ile taraflar arasındaki 11.12.2012 tarihli sözleşme kapsamında geçici kabul işlemlerinin yapılması hususunun talep edildiği, geçici kabul tarihi itibariyle taraflar arasındaki sözleşmenin tasfiyesinin kabul edildiğinin anlaşılmış olmasına göre, ...'nin 47/9 hükmünde belirtildiği gibi, sözleşmenin ifası sırasında ortaya çıkan ve elde olmayan nedenlerle sözleşmenin ifasının taraflardan beklenemeyeceği ve idarece tasfiye kararı verilmesi halinde sözleşmenin feshinden veya haksız feshinden söz edilemeyeceğinden taraflar arasındaki sözleşmenin tasfiye edilmiş olduğunun kabulü gerektiği, sözleşmenin tasfiye edilmesi halinde kâr kaybı talep edilemeyeceğinden mahrum kalınan kâr kaybı isteminin dayanağı bulunmadığı gerekçesi ile bu alacak isteminin reddine, davacı yüklenicinin yapılmayan iş için ödenen damga vergisinin iadesi talebine ilişkin olarak davacının sözleşmeye güvenerek ödemek zorunda kaldığı damga vergisi menfi zarar kapsamında olup sözleşmenin tasfiyesi halinde tasfiye kesin hesabı yapılmadığından zamanaşımı süresinin işlemeye başlamadığı gerekçesi ile mahkemece sözleşmenin bedeli ve ifası için ödenen damga vergisinin sözleşmenin tasfiyesi nedeniyle ifa edilemeyen miktar ve bedeline yönelik mahkemece alınan bilirkişi raporuna göre 74.939,35 TL üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği halde hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığı gerekçesiyle yeniden karar verilmek suretiyle bu talep yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Bölge adliye mahkemesince, dava konusu sözleşmenin karşılıklı olarak tasfiye edildiğinden müvekkilin yalnızca ödemek zorunda kaldığı damga vergisinin iadesine karar verildiğini, yoksun kalınan müteahhit kâr kaybının ise talep edilemeyeceği yönünde hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, dosyada yer alan mevcut delil ve bilirkişi raporlarından anlaşılacağı üzere sözleşmenin davalı iş sahibinin kusur ve ihmalinden ötürü tek taraflı feshedildiğini, her ne kadar davalı iş sahibince sözleşmenin mücbir sebep kapsamında tasfiye edildiği iddia edilmiş ise de sözleşmenin davalı iş sahibinin kusur ve ihmalinden kaynaklı sonlandırıldığını, davalı iş sahibince iddia edildiği şekilde heyelan veya deprem sebebiyle sözleşmenin mücbir sebeple feshi söz konusu olmadığını, bu durumun bilirkişi raporları ile de tespit edildiğini, sözleşmenin sonlandırılmasına ilişkin geçici kabul tutanağına müvekkil şirket itirazi kayıtları yazılmak suretiyle şerh düşüldüğünü, fakat dördüncü nüshaya itirazi şerh kayıtları düşülürken davalı tarafça tutanaklara el konulduğunu ve müvekkil şirkete teslim edilmediğini, bu haliyle sözleşmenin karşılıklı olarak feshedildiğine ilişkin tespitin yerinde olmadığını, sözleşme konusu işe ilişkin davalı iş sahibi tarafından alınması gereken önlemlerin zamanında alınması durumunda işin devam etmesi mümkün iken, davalı iş sahibinin mevcut durumun kendi açısından ekonomik olmaması nedeniyle başka nedenleri ileri sürerek sözleşmeyi sonlandırmasının kabul edilemeyeceğini, bu hususa ilişkin müvekkil şirket tarafından davalı iş sahibine ihtarname çekildiğini, davalı iş sahibi tarafından sözleşmenin feshine gerekçe olarak gösterilen 25.11.2014 tarihli heyelanın, geçici kabul tutanağına göre işin bitirildiği tarih olan 20.10.2014 tarihinden otuzbeşgün sonra meydana geldiğini, davalı, müvekkil şirket tarafından 2013 yılında yapılan uyarıları dikkate alarak, maden ocağının üst kotlarında dekapaj çalışması yapılmak suretiyle alt kotlara binen yükün hafifletilmesi için gerekli önlemleri alsa ve çalışmaları ona göre yaptırsa idi, dava konusu sözleşmenin hem ifa edilmiş olacağını, hem de maden ocağı da atıl kalmayarak, ülke ekonomisine katkı sağlamaya devam edeceğini, her ne kadar bu durum davalı iş sahibince bölgede yaşanan deprem ile yoğun yağışlara dayandırılmış ise de bu durumun depremden kaynaklanmadığının D.İş dosyaları ile yaptırılan tespit sonucu düzenlenen bilirkişi raporu ile saptandığını, davalı iş sahibinin kendi kusuru ve ihmalleri sebebiyle sözleşmeyi feshettiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte taraflar arasındaki sözleşmenin tasfiyeye ilişkin hükümlerine bakıldığında yapılan işin toplam işin %80 'inden az olması halinde yapılan işle toplam işin %80'i arasındaki farkın %5'i kadar müteahhite kâr payı ödenmesi gerektiği yönündeki hükmün dikkate alınmadığını belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının müteahhit kâr payı bakımından talepleri yönünden bozulması gerektiğini beyan etmektedir.2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davanın kısmen kabulünün hatalı olduğunu, davanın tamamen reddi gerektiğini, hükmün damga vergisinin kabulüne ilişkin kısmının hatalı olduğunu beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklı kâr kaybı ve yapılmayan işin ödenen damga vergisinin iadesi talebine istemine ilişkindir. 1.Davacı vekilinin temyiz itirazları yönünden;Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.2.Davalı vekilinin temyiz itirazları yönünden; Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması halinde anılan Kanun'un 366. maddesi atfı ile aynı Kanun'un 352/1-b maddesi hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.Dosya içeriğine göre temyize konu edilen miktar; damga vergisi ilişkin kısım yönünden 74.939,35 TL'dir. Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL'nin altında kalmaktadır.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;1.Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,2.Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin kararın miktar itibariyle kesin olması nedeniyle REDDİNE,Alınması gereken temyiz onama harcının mahsubu ile fazla yatırılan miktarın talep halinde davacıya iadesine,Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.