Uyuşturucu madde ticareti suçunda zincirleme suç değerlendirmesi eksikliği ve adli para cezasının hapse çevrileceği ihtarının yapılmaması nedeniyle hükmün bozulması.
Özet: Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen mahkûmiyet hükmü, sanığın geçmişte aynı suçtan kesinleşmiş bir davasının bulunması karşısında, mevcut eylemlerin öncekiyle tek, ayrı veya zincirleme suç teşkil edip etmediğinin, Türk Ceza Kanununun 43. maddesi uyarınca kesinleşen cezanın mahsup edilerek veya ceza verilmesine yer olmadığına karar verilerek tartışılması gerekirken eksik araştırma yapılması ile adli para cezasının taksitlendirilmesinde hapse çevirme ihtarının eksik bırakılması nedenleriyle bozulmuştur.
10. Ceza Dairesi         2022/1399 E.  ,  2025/10408 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/74 E., 2021/632 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
1. Dosya ve UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede sanık hakkında; Nizip Ağır Ceza Mahkemesinin 14.01.2015 tarihli ve 2014/158 Esas, 2015/5 Karar sayılı dosyasında, suç tarihi 27.04.2014 ve iddianame tarihi 13.06.2014 olan uyuşturucu madde ticareti yapma suçu nedeniyle,
yargılaması yapılarak cezalandırılmasına karar verildiği ve bu kararın 16.11.2015 tarihinde kesinleştiği, temyize konu dosyada ise sanığın 08.02.2014 tarihli eylemi nedeniyle 28.05.2014 tarihli iddianamesi ile kamu davası açıldığı, suç tarihleri ve iddianame tarihlerine göre hukuki kesintinin bulunmadığı anlaşılmakla, yukarıda adı geçen hüküm verilmiş ve kesinleşmiş dava dosyasının aslı veya onaylı örneğinin bu dosya içine alınarak incelenip, sonucuna göre tüm deliller birlikte değerlendirilip, eylemlerin tek suç, iki ayrı suç ya da zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra, zincirleme suç oluşturduğunun kabul edilmesi durumunda; ağır sonuç doğuran suç esas alınarak belirlenecek cezanın, zincirleme suç nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi gereğince artırılması ve böylece bulunacak sonuç cezanın, kesinleşen hükümdeki sonuç cezadan “fazla olması halinde” 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi uygulanmak suretiyle kurulan hükümde ''kesinleşen cezanın sonuç cezadan mahsup edilerek ek cezanın infazına karar verilmesi'' aksi halde “ceza verilmesine yer olmadığına" karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile hüküm kurulması,
2. Kabule göre; sanığa verilen adli para cezasının 5237 sayılı TCK'nın 52/4. maddesi uyarınca taksitlendirilmesine ve taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi halinde geri kalan miktarın tamamının tahsiline karar verildikten sonra kararda "ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarı" belirtilmeyerek 5237 sayılı TCK'nın 52/4. maddesine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerine görüldüğünden, Tebliğname'ye aykırı olarak hükmün BOZULMASINA,
Dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,22.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.