Kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil davasında, zilyetliğe dayalı hak iddialarına karşı hak düşürücü süre ve kesin hüküm itirazları ile istinaf kararının onanması.
Özet: Davacı tarafından murisleri ve kendisinin 100 yıla yakın süredir çayır ve tarla olarak kullandığı iki taşınmazın tapu kayıtlarının iptali ile adına tescili istemiyle açılan davada, bir parsel için 3402 sayılı Kanunun 12/3. maddesindeki 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği, diğer parsel için ise davacının murisinin taraf olduğu kadastro mahkemesi kararının kesin hüküm oluşturduğu gerekçeleriyle ilk derece ve istinaf mahkemelerince davanın reddedilmesi üzerine, temyiz incelemesi sonucunda Bölge Adliye Mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun bulunarak onanmıştır.
1. Hukuk Dairesi         2025/2663 E.  ,  2025/4423 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/1976 E., 2024/1916 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Eleşkirt Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/1 E., 2022/234 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; ... köyü çalışma alanında bulunan 1 10... ve 26 parsel sayılı taşınmazların davacının murisleri ve davacı tarafından çayır ve tarla olarak kullanıldığını, eklemeli zilyetliğin 100 yıla yakın süreye ulaştığını ileri sürerek taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili; hak düşürücü sürenin geçtiğini, taşınmazların mera olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; 1 10... parsel sayılı taşınmaz yönünden 3402 sayılı Kanun'un 12/3. maddesinde belirtilen hak düşürücü sürenin geçtiği, 1 10... parsel sayılı taşınmaz yönünden ise ....... Kadastro Mahkemesinin 12.07.2012 tarihli ve 2009/116 Esas, 2012/21 Karar sayılı kararının kesin hüküm niteliğinde olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; delillerin takdirinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, 1 10... parsel sayılı taşınmaz yönünden hak düşürücü sürenin geçtiği ve 1 10... parsel sayılı taşınmaz yönünden de kesin hüküm teşkil ettiği belirtilen dava dosyasında davacının murisinin taraf olduğu, eldeki dosyada da muristen gelen hakka dayanıldığı ancak davanın 100,00 TL değer gösterilmek sureti ile açıldığı ve bu değer üzerinden harç yatırıldığı, dava değeri nispetinde vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken bu miktarı aşar şekilde vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığı gerekçesi ile davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 1 10... parsel sayılı taşınmaz yönünden kesin hüküm bulunmadığını, Kadastro Mahkemesinde görülen davanın taraflarının farklı olduğunu, 1 10... parsel sayılı taşınmaz yönünden de hak düşürücü sürenin geçmediğini, dava konusu taşınmazların davacının ataları ve davacı tarafından 100 yıla yakın bir süredir çayır ve tarla olarak kullanıldığını, davalı vekilinin duruşmalara katılmadığını ve lehine vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini, eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
... köyü çalışma alanında bulunan 1 10... ve 26 parsel sayılı taşınmazların kadimden beri köy halkı tarafından kullanıldığı belirtilerek kamu orta malı - mera vasfıyla sınırlandırılıp özel siciline kaydedildiği,1 10... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitine ... tarafından yapılan itiraz üzerine .........Kadastro Mahkemesinin 2009/117 Esas, 2011/15 Karar sayılı kararı ile davanın reddine, taşınmazın mera özel siciline kaydedilmesine karar verildiği, kararın temyiz edilemeksizin 12.05.2011 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın ise 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra 05.01.2022 tarihinde açıldığı; 1 10... parsel yönünden ise davacının babası olan murisi ...ile dava dışı kişiler tarafından tespite itiraz edilmesi üzerine Eleşkirt Kadastro Mahkemesinin 2009/116 Esas, 2012/21 Karar sayılı kararı ile davanın reddine, taşınmazın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 16/B maddesi gereğince sınırlandırılmak suretiyle özel siciline kaydına karar verildiği, kararın Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 27.12.20 12... /8591 Esas, 2012/10153 Karar sayılı kararı ile onanarak 22.02.2013 tarihinde kesinleştiği, anılan Kadastro Mahkemesi kararının külli halefiyet yoluyla kesin hüküm oluşturduğu belirlenerek karar verildiği anlaşılmıştır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.