2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesi uyarınca kamulaştırma bedeli tespiti ve taşınmaz tescili davasında, yargılamanın çeşitli aşamalarındaki itirazlar ve değerleme yöntemine dair uyuşmazlıklar.
Özet: Kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın hazine adına tescili konulu davada, ilk derece mahkemesinin davanın kabulüne dair kararının taraflarca istinaf edilmesi üzerine, bölge adliye mahkemesi önce kararı kaldırıp dosyayı geri göndermiş, ilk derece mahkemesinin tekrar kabul kararı vermesiyle dosya yeniden bölge adliye mahkemesine gelmiştir. Taşınmazın vasfı, değer tespiti metodolojisi, ürün verimi, giderler, kapitalizasyon faiz oranı ve vekalet ücreti gibi hususlarda tarafların itirazları bölge adliye mahkemesince incelenmiş; özellikle ilk derece mahkemesinin mülkiyet sahibi olmayan davalılar hakkındaki hükmünde infaz tereddüdü yaratacak şekilde eksiklikler bulunması nedeniyle, bölge adliye mahkemesi ilk derece kararını düzelterek yeniden esas hakkında hüküm kurmuş ve davanın kabulüne karar vermiştir. Bölge adliye mahkemesinin bu kararı, davacı idare vekilince temyiz edilmiştir.

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2624 Esas, 2025/254 KararKARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen kararİLK DERECE MAHKEMESİ : Solhan Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2023/485 Esas, 2024/346 KararTaraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Bingöl ili, ..., ... köyü 2 36... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı, usulüne uygun tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyada düzenlenen rapora göre usul ve kanuna aykırı karar verildiğini, taşınmazın vasfının kuru tarım arazisi olarak değerlendirilmesi gerektiğini, taşınmazın üzerine ekilen ürünlerin ve münavebenin gerçek durumu yansıtmadığını, bilirkişilerin dava konusu taşınmazın değerini hesaplarken münavebeye alınan ürünlerin verimlerini yöre ortalamasının çok üstünde, giderlerini ise çok düşük aldığını, kapitalizasyon faiz oranı hesabında hata yapıldığını, ilk depo edilen miktara son karar tarihine kadar faiz yürütülmesinin hatalı olduğunu, harçtan muaf idare aleyhine harca hükmedilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın arsa vasfında olduğunu, kapitalizasyon faiz oranının %4 alınması ve konumu dikkate alınarak objektif değer artışı oranı uygulanması gerektiğini, verimin düşük, masrafların yüksek hesaplanmasının hatalı olduğunu, davaya konu taşınmazın üzerindeki yapı değerinin ve ağaç bedellerinin yanlış hesap edildiğini, tespit edilen bedelin düşük olduğunu, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı ile yasal faizin uygulanmaması gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; arazisi niteliğindeki dava konusu taşınmaza net geliri metoduna göre değer biçilmesi doğru olduğu gibi uygulanan kapitalizasyon faizinin yerinde olduğu, üzerinde bulunan yapılara resmi birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülerek değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmediği; ancak kaldırma kararı sonrası malik sıfatı olmayan davalılar hakkında davanın reddine karar verilmesi doğru ise de mahkemece bu sefer, ... dışındaki davalıların taşınmazda pay sahibi olmadığı gözetilmeksizin gerek tescil gerekse de derhal ödemeye ilişkin hüküm fıkralarında davalılara denilmek suretiyle infazda tereddüt yaratacak şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmış olup başvuruların kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını tekrar etmiş ve aleyhine hükmedilen vekâlet ücretinin ilk karar tarihine göre belirlenmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki NitelendirmeUyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmazın zeminine 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak; üzerindeki yapıya ise aynı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca resmî birim fiyatı esas alınıp yıpranma payı düşülerek değer biçilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.3. Dava konusu taşınmazın hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda belirlenen özelliklerine ve dosya kapsamına göre uygulanan kapitalizasyon faiz oranı uygun görülmüştür.4. Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 2 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca hükmün verildiği tarihte yürürlükte olan tarife esas alınarak vekâlet ücretine hükmedilmesi doğrudur.5. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,20.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.