Yargıtay, Cumhurbaşkanına hakaret suçlamasında, sanığın mesajının onur, şeref ve saygınlığı rencide edici değil ağır eleştiri niteliğinde olduğuna hükmederek istinaf başvurusunun reddi kararını bozdu.
Özet: Sanık hakkında cumhurbaşkanına hakaret suçundan verilen mahkûmiyet hükmü, sanık müdafiinin temyiz istemi üzerine üst mahkemece değerlendirilerek, sanığın gönderdiği mesajlardan birinin onur, şeref ve saygınlığı rencide edici boyutta olmayıp ağır eleştiri niteliğinde olduğu ve hakaret suçunun unsurlarını oluşturmadığı tespitiyle, ilk derece ve istinaf mahkemelerinin kararlarının hukuka aykırı bulunması nedeniyle bozulmuş ve dava dosyası yeniden yargılama yapılmak üzere ilgili ilk derece mahkemesine iade edilmiştir.
4. Ceza Dairesi         2023/7864 E.  ,  2025/20543 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/1052 E. 2022/1282 K.
SUÇ : Cumhurbaşkanına hakaret
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde, sanık hakkında kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği ve temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında Cumhurbaşkanına hakaret suçundan, İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik olarak, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddi kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği özetle; akıl sağlığı yerinde olsa dahi buhran anında suça konu davranışların sergilenebileceğine, sanığın suç işleme kastının bulunmadığına, siyasi eleştiri kapsamında mesaj gönderdiğine ve resen tespit edilecek sebeplerle kararın bozulmasına ilişkindir.
III. GEREKÇE
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanığın diğer temyiz sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. Ancak;
Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir. Somut olayda, sanığın, 27.01.2017 tarihli mesajı dışında gönderdiği kabul edilen diğer mesajının muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, ağır eleştiri niteliğinde olduğu ve dolayısıyla hakaret suçunun unsurlarını oluşturmadığı gözetilmeden 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesinin uygulanması, hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Trabzon 5. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.12.2025 tarihinde karar verildi.