Kadastro harici bırakılan taşlık niteliğindeki taşınmazın tescil talebi davasında, Yargıtay önceki araştırma yetersizliğini belirterek kapsamlı tapu ve zilyetlik araştırması ile hava fotoğrafları eşliğinde yeniden keşif yapılmasını emretmiştir.
Özet: Davacı tarafın kadastro dışı bırakılan bir taşınmazın eski tapu kaydına dayanarak adına tescili talebiyle açtığı dava, mahkemece önce süre aşımı nedeniyle reddedilmiş, ancak Yargıtay tarafından kadastro dışı alanlar için süre kısıtlaması olmadığı belirtilerek bozulmuş; mahkemenin ardından tapu kaydının uyduğunu belirterek tescile karar vermesi üzerine, Yargıtay yetersiz inceleme gerekçesiyle tekrar bozma kararı vererek, davacının dayandığı tapu kaydının tüm tedavülleri, revizyon durumu, haritalar ve eski hava fotoğrafları ile zilyetlik araştırması da dahil olmak üzere geniş kapsamlı ve çok disiplinli bilirkişi incelemesi yapılmasını istemiştir.
1. Hukuk Dairesi         2025/3720 E.  ,  2025/4432 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2021/173 E., 2023/309 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı Hazine temsilcisi ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ..., ...................... köyü çalışma alanında bulunan ancak taşlık niteliği ile kadastro harici bırakılan taşınmazın 59.872 metrekarelik bölümünün dayanağı tapu kaydı kapsamında kaldığını ileri sürerek bu bölümün adına tescilini istemiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Maliye Hazinesi vekili, davanın reddini savunmuştur.
2.Davalı ..., davaya cevap vermemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Boğazlıyan 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 23.11.2010 tarihli ve 2009/329 Esas, 2010/423 Karar sayılı kararıyla, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde kadastro çalışmalarının 14.04.1986 tarihinde kesinleştiği, davacının 3402 sayılı Yasa’nın 12. maddesinde belirtilen 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra dava açtığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 15.10.2012 tarihli ve 2012/2849 Esas, 2012/8101 Karar sayılı kararıyla; davanın kadastro harici bırakılan yer hakkında açıldığı, Mahkemenin hükmüne dayanak yaptığı 3402 sayılı Yasa’nın 12/3 maddesinde, tutanağın kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıllık süre içinde kadastrodan önceki nedenlere dayanılarak dava açılabileceğinin belirtildiği, bu hükmün kadastro tutanağı düzenlenen taşınmazlara ilişkin olduğu, Yasa'da kadastro harici bırakılan yerler hakkında açılacak davalara ilişkin süre kısıtlaması bulunmadığı, bu nedenle Mahkemece dosyanın esası hakkında araştırma yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Boğazlıyan 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 10.10.2017 tarihli ve 2012/415 Esas, 2017/407 Karar sayılı kararıyla; davacı tarafın dayandığı tapu kaydının dava konusu alana uyduğu, kadastro tespiti sırasında davacının tapu kaydının kadastro ekiplerince dikkate alınmadığı ve anılan yerin tescil harici alan olarak bırakıldığı, iddianın ispat edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile fen bilirkişisi ...’ın 02.05.2016 tarihli rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen 50.795,05 metrekare taşınmazın tarla vasfıyla davacı ... oğlu ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 08.03.2021 tarihli ve 2018/2500 Esas, 2021/2136 Karar sayılı kararıyla; “yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Hâl böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için Mahkemece öncelikle, davacının dayandığı tapu kaydı tesisinden itibaren tüm tedavülleri, varsa haritası ve çekişmeli taşınmaza komşu parsellerin tespit tutanakları ile varsa tespitlerine esas alınan tapu kayıtları tesislerinden itibaren tüm tedavülleriyle getirtilmeli, tapu kaydının revizyon durumu araştırılmalı, revizyon gördüğü taşınmaz ya da taşınmazlar bulunması halinde bu taşınmazların tespit tutanakları celbedilmeli, tapu kaydının taşınmazı kapsamaması halinde zilyetlik araştırması yapılabilmesi için taşınmaz bölümüne ait eski ve yeni tarihli ortofoto ve uydu fotoğrafları ile Harita Genel Müdürlüğü WEB sitesinin harita sorgulama sayfasına girilerek taşınmaz bölümünün bulunduğu köyü/mahalleyi kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafı bulunduğu araştırılıp belirlenmek ve (denetimin sağlanması bakımından) ilgili sayfanın çıktısı dosya arasına alınmak suretiyle buradan elde edilen verilere göre dava tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ilişkin farklı dönemlerde çekilmiş stereoskopik hava fotoğraflarının en az üç tanesi tarihleri açıkça yazılmak suretiyle Harita Genel Müdürlüğünden getirtilerek dosya arasına konulmalı, dosya bu şekilde ikmal edildikten sonra mahallinde, yerel bilirkişiler ve tanıklar ile üç kişilik ziraatçi bilirkişi kurulu, inşaat mühendisi bilirkişisi, fen bilirkişisi ve jeodezi-fotogrametri mühendisi bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı, keşifte davacı tarafın dayandığı tapu kaydı ve varsa haritası yöntemince uygulanıp kapsamı öncelikle 3402 sayılı Kadastro Yasası'nın 20/A maddesi gereğince haritasına göre belirlenmeli; tapu kaydının haritasının/ krokisinin olmaması ya da uygulama kabiliyetinin bulunmaması halinde ise kaydın sınırlarına itibar edilmeli, bu amaçla dayanak tapu kaydı ihdasından itibaren tüm tedavülleriyle okunup kayıtta yazılı hudutlar yerel bilirkişilere zeminde göstertilmeli, yerel bilirkişilerin zeminde gösterdiği hudutlar teknik bilirkişiye harita üzerinde işaretlettirilmeli, kayıtta yazılı olup yerel bilirkişiler tarafından zeminde gösterilemeyen hudutların tespiti için davacı tarafa tanık dinletme imkanı tanınmalı, kayıt uygulamasında komşu parsel tutanakları ile dayanaklarından yararlanılmalı ve bu yolla kayıt uygulamasına ilişkin tanık ve yerel bilirkişi sözleri denetlenmeli, bu suretle kaydın kapsamı duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespit edilmeli; ayrıca yerel bilirkişiler ve tanıklardan taşınmazın öncesinin ne olduğu, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup-olmadığı, ilk zilyedinin kim olduğu, kimden kime kaldığı, taşınmazın ne zamandan beri kim tarafından ve ne şekilde kullanıldığı, taşınmaz bölümünün imar-ihya gerektiren yerlerden olup olmadığı, böyle yerlerden ise imar-ihyaya konu edilip edilmediği ve edilmiş ise imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığı ve üzerindeki zilyetliğin hangi tasarruflarla sürdürüldüğü hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı; yerel bilirkişiler ve tanıkların beyanları arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı; yerel bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsellere ait tutanak ve dayanağı kayıtlarla denetlenmeli; ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan taşınmazın tarımsal niteliğini bildiren, zilyetlikle edinilebilecek kültür arazisi olup olmadığını açıklayan, toprak yapısı ile komşu taşınmazların toprak yapısını mukayese eden, taşınmazın üzerinde sürdürülen zilyetliğin şeklini ve süresini, üzerindeki bitki örtüsünü, taşınmazın üzerinde bulunan kavak ağaçlarının yaşını, sayısını ve dağılımını, taşınmazın öncesi imar - ihyaya muhtaç yerlerden ise imar-ihyanın başladığı ve tamamlandığı tarihi bildirir ve komşu parsellerle karşılaştırmalı değerlendirmeyi ve taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş renkli fotoğraflarını da içerir, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; jeodezi ve fotogrametri uzmanı harita mühendisi bilirkişiden hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle incelenmesi neticesinde, taşınmaz bölümlerinin sınırlarını ve niteliğini, taşınmazda imar-ihya tamamlanmış ise tamamlandığı tarih ile taşınmazlarda sürdürülen zilyetliğin başlangıcını, şeklini ve süresini belirtir şekilde ayrıntılı ve gerekçeli rapor düzenlemesi istenilmeli; fen bilirkişisinden de uygulanan tapu kaydının varsa haritası ve ölçeğini kadastro paftasının ölçeği ile eşitleyerek zemine uygulaması suretiyle kaydın kapsamını belirlemesi ve keşfi takibe imkan verir kroki düzenlemesi istenilmeli; tapu kaydının taşınmaza uymadığının ya da hudutlarında okunan “dere” sınırından dolayı değişebilir sınırlı olması nedeni ile taşınmazı miktarı ile kapsamadığının anlaşılması halinde, davacı taraf lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli ve bundan sonra 4721 sayılı TMK'nın 713/4-5. maddeleri uyarınca tescil davalarında yapılması zorunlu olan yasal ilanlar da yöntemince yaptırılmak suretiyle toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
D. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Boğazlıyan 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 22.06.2023 tarihli ve 2021/173 Esas, 2023/309 Karar sayılı kararıyla; davacı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile fen bilirkişisi ........’ın rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen 50.880,55 metrekare taşınmazın tarla vasfıyla davacı.............. oğlu ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine temsilcisi ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
A. Temyiz Sebepleri
1. Davalı Hazine temsilcisi temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, eksik inceleme ile hüküm verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, taşınmazın .......Belediyesi sınırları içerisinde olduğunu, bu nedenle .......... Belediyesi yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, 24.03.2022 tarihli kolluk tutanağında ....... isimli kişinin 2015 yılında taşınmazı................. Ltd. Şti’ye sattığını ve zilyetliğin bu firmaya devredildiğinin belirtildiğini, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, kaldı ki davanın zamanaşımına uğradığını, dava konusu taşınmazın tarıma elverişli olmayıp taşlık yapıda bulunduğunu, bu nedenle de taşınmazın sulama sahası dışında bırakıldığını, zilyetliğin kime ait olduğunun tespit edilemediğini, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro sırasında tespit harici bırakılan taşınmazın davacı adına tapuya kayıt ve tescil isteğine ilişkindir.
1986 yılında ................... köyünde yapılan kadastro çalışmaları sırasında, dava konusu taşınmaz bölümü taşlık olarak tespit harici bırakılmıştır.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, özellikle dava konusu alanın 09.11.1970 tarihli 34 sıra nolu davacı ... adına kayıtlı tapu kaydı kapsamında kaldığı, belirtilen tapu kaydının revizyon görmediği anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Hazine temsilcisinin ve davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan kararın ONANMASINA,
492 sayılı Harçlar Kanunu'nun değişik 13. maddesinin "j" bendi gereğince temyiz eden davalı Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Aşağıda yazılı 345,55 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalı ... Başkanlığından alınmasına,
Dosyanın Boğazlıyan 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
1086 sayılı HUMK'un 440/III-1. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
13.10.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.